Anahtar Kelimeler: liraya kiralanmış!
  • Salı 18 ° / 3 ° Güneşli
  • Çarşamba 16 ° / 2 ° Parçalı bulutlu
  • Perşembe 13 ° / 2 ° Bulutlu

Balıkesir

18.02.2020

  • İMSAK 06:28
  • GÜNEŞ 07:51
  • ÖĞLE 13:27
  • İKİNDİ 16:25
  • AKŞAM 18:54
  • YATSI 20:12

10 bin liraya kiralanmış!

Hem hukuka, hem Vicdanlara sığmaz!

Bandırma Ticaret Odası’nın, Bandırma’nın en işlek caddelerinin başlarında gelen, sahilde,“Sevgi Yolu” üzerindeki, yeni binasının zemin katını sadece 10 bin lira aylıkla kiraya verdiği birinci ağızdan açıklandı.

Oda başkanı Mehmet Kılkışlı, bir gazeteye yaptığı açıklamada, 1 Eylül 2015 tarihinde yeni inşaat yapmaya karar verdiklerinde kiracıları olan Cemal Öztaylan ile karşılıklı bir sözleşme imzaladıklarını belirterek, “Bu protokole göre Cemal Öztaylan’a kira bedeli olarak 5 bin 500 TL belirledik. Ayrıca Öztaylan, Odamızın yıllardan beri kiracısıdır. Kendisi yeni bir kiracı olarak görülmemelidir. Yer teslimi konusunda kendisiyle bir sözleşmemiz bulunmasına rağmen Anıtlar Kurulu’nda yaşanan sıkıntıdan dolayı binanın bitimi ancak 9 Aralık 2019 tarihinde gerçekleşti. Daha önce 5 bin 500 TL bedelini 10 bin TL olarak düzenledik. Öne sürüldüğü gibi bahse konu yerin 20-25 bin TL bedel ile kiraya verilmesi mümkün değildir” demiş.

Kılkışlı bey, kendisini eleştiren gazetecileri, gerek telefonla ve gerekse elektronik posta yoluyla bilgi vermeye davet ettiği halde telefonlara cevap vermediklerini öne sürerken, “Bu iddialara cevap verecek kişiler burada, iddiaları ortaya atanlar nerede?” diye sormuş.

GERÇEKLER ÖYLE DEĞİL

Kılkışlı, her zaman olduğu gibi konuyu saptırarak, doğruları söylemiyor. Aynı, Oda başkanlığına aday olduğu ilk dönemde, “Bir kere için adayım” dedikten sonra bu sözünü yutarak, ikinci dönemde de “yine adayım” diye büyük bir pişkinlikle ortaya çıktığı gibi.

Şu soruları Kılkışlı beye yöneltirken, kamuoyunun vicdanına da sesleniyoruz.

Öztaylan ile 1 Eylül 2015’te yeni inşaat yapmaya karar verdiğinizde imzaladığınız protokole göre kira bedeli olarak 5 bin 500 lira belirlediğinizi belirtiyorsunuz. Öztaylan, bu 5 bin 500 liralık protokolden önce yıllardır orada kaç liraya oturuyordu. Ödediği kiralar bölgenin rayiç bedeline uygun muydu, yoksa çok altında mıydı? Açıklayın da öğrenelim.

Kılkışlı bey, yeni kira bedeli olarak 10 bin lirayı normal bulurken, “Öne sürüldüğü gibi bahse konu yerin 20-25 bin TL’den kiraya verilmesi mümkün değildir” demiş. Nereden biliyorsun beyefendi? İhaleye çıkarsaydın da görseydin bakalım, veren çıkıyor muydu, çıkmıyor muydu?

Kılkışlı bey, bu konuda kendisini eleştiren gazetecileri elektronik posta ve telefonla davet ettiklerini, telefonlara yanıt alamadıklarını öne sürmüş. Tamamen hayal ürünü. Örneğin bu konuda Bandırma’nın çıkarları doğrultusunda yayın yapan “Bandırma Manşet” olarak Odadan toplantıya çağrı telefonu almadık.Kılkışlı bey, ilk adaylık sürecindeki gibi yine doğruyu söylemiyor! Kaldı ki, Kılkışlı bey istedi diye, kendi cebinden değil, üyelerin paralarıyla Oda kasasındanverilen yemekli toplantıya katılma zorunluluğumuz da yok.

Kılkışlı bey, her yazıyı değil, “değer verdiği kişileri okurmuş!” Sevsinler. Okumuyor ama “Sevgi Yolu”nda yaptıkları 9-10 katlı bina ile ilgili olarak, “Yok martılar uçamıyormuş, yok güneşi kesiyormuş” diyor, açıklamasında. Bal gibi okuyorsun, Kılkışlı bey.

Hem okusan ne olur, okumasan ne olur! Biz, bu eleştirileri yalnız sizin için değil, Bandırmayı gerçekten düşünen vicdan sahibi Odanın tüm yöneticileri, meclis üyeleri ve Bandırma’nın sahibi olan vatandaşlarımız için yapıyoruz.

İşte bu nedenledir ki, aslında Bandırmalıların paralarıyla yapılan bu binanın, ihalesiz olarak, düşük fiyatlarla kiralanmasına karşı çıkıyoruz.

Bandırmanın çıkarlarını inanın sizden daha fazla düşünüyoruz. Çünkü bizim hiçbir politik beklentimiz de yok. Biz, Bandırma Belediye Başkanını belirlemek veya belediye meclisine üye sokmak ve böylece kontrolü elimizde tutmak gibi bir düşünce içinde değiliz. Biz, “Ortam ve koşullar uygun olsun, belediye başkanı olayım ve koltuğa oturayım” gibi beklentiler içinde de değiliz.

Kısacası biz, asla siyasi rant peşinde koşmuyoruz ve sadece özünde “eleştiri” bulunan gazetecilik görevimizi yerine getiriyoruz.

Bilmem anlayabildiniz mi?