Anahtar Kelimeler: AHLAKÎ DEĞERLER ()…
  • Salı 17 ° / 10 ° Parçalı bulutlu
  • Çarşamba 15 ° / 6 ° Parçalı bulutlu
  • Perşembe 14 ° / 5 ° Parçalı bulutlu

Balıkesir

19.11.2019

  • İMSAK 06:23
  • GÜNEŞ 07:50
  • ÖĞLE 12:59
  • İKİNDİ 15:35
  • AKŞAM 17:58
  • YATSI 19:19

AHLAKÎ DEĞERLER (3)…

“(O’na dua et, ama) duanda sesini fazla yükseltme, çok fazla alçaltma da, ikisinin ortası bir yol tut.”

Orta Yol:

                a.) İbadette Orta Yol..

                “(O’na dua et, ama) duanda sesini fazla yükseltme, çok fazla alçaltma da, ikisinin ortası bir yol tut.” (17. İsrâ Sûresi, 110. Âyet).

                b.) İyilik Yapmada Orta Yol..

                “Ne ellerini boynuna bağlayıp kilitli tut, ne de sonuna kadar aç(ıp varını yoğunu ortaya dök); böyle yaparsan, (yükümlü olduğun kimselerce) kınanan, yapa yalnız ve yoksul biri olup çıkarsın.” (17. İsrâ Sûresi, 29. Âyet).

                c.) Başkaları İçin Harcamada Orta Yol..

                “Onlar ki, başkaları için harcadıkları zaman ne saçıp savururlar, ne de cimrilik yaparlar; bu ikisi arasında her zaman bir orta yol bulunduğunu (bilirler).” (25. Furkân Sûresi, 67. Âyet).

                d.) Söz ve Davranışta Orta Yol..

                “Davranışlarında ölçülü ve dengeli ol, sesini yükseltme: Çünkü, unutma ki, seslerin en çirkini eşeğin anırmasıdır.“ (31. Lokmân Sûresi, 19. Âyet).

                İyi ve Yararlı İşler Yapma/İhsan..

                “İyi ve yararlı işler yapmakta sebatlı olanları (karşılık olarak) daha iyisi ve ondan da fazlası beklemektedir, (Kıyâmet günü’nde) onların yüzlerini ne bir kararma, ne de bir aşağılama gölgeleyemeyecektir: İşte bunlardır cennetlikler; orada ebedî kalacak olanlar.” (10. Yûnus Sûresi, 26. Âyet).

                “Allah sana nasıl iyilikte bulunduysa, sen de (başkalarına) öyle iyilikte bulun.” (28. Kasas Sûresi, 77. Âyet).

                Cömertlik..

                “Servetlerini (Allah rızası için) gece ve gündüz, gizlice ve açıkca harcayanlar, mükâfatlarını rablerinin katında göreceklerdir: Onlara ne korku vardır, ne de üzülürler.” (2. Bakara Sûresi, 274. Âyet).

                Affetmek/Bağışlamak..

                “Bunun içindir ki, (haksız iftiralara uğramış olsalar bile,) içinizden (Allah’ın) bolluk ve genişlik bahşetmiş olduğu kimseler yakınlarına, düşkünlere ve kötülük diyarından Allah için göç eden kimselere yardımdan el çekmesinler; onları affedip geçsinler (Öyle ya,) Allah’ın da sizi bağışlamasını istemez misiniz; (hem de) Allah’ın çok acıyıp esirgeyen gerçek bağışlayıcı olduğunu (gördüğünüz halde)?” ( 24. Nûr Sûresi, 22. Âyet).

                “Sen, insan fıtratının kabule yatkın olduğu yolu tut; iyi olanı emret; bilgisiz kalmayı seçenleri kendi hallerine bırak.” (7. A’râf Sûresi, 199. Âyet).

                Yumuşak Davranmak..

                “ Ve (ey Peygamber,) senin izleyicilerine yumuşak davranman, Allah’ın rahmetinin bir eseriydi. Zira eğer onlara karşı kırıcı ve sert olsaydın, doğrusu senden koparlardı. Artık onları bağışla ve affedilmeleri için dua et. Ve toplumu ilgilendiren her konuda onlarla müşavere et; sonra bir hareket tarzına karar verince de Allah’a güven: Zira Allah, O’na güven duyanları sever.” (3. Âl-i İmran Sûresi, 159. Âyet).

                Kötülüğe İyilikle Karşılık Vermek..

                “(Madem ki) iyilik ile kötülük bir değil, sen (kötülüğü) daha güzel olan ile sav; bak o zaman seninle arasında düşmanlık olan kimse, (eski bir) dostun, gerçek bir arkadaşınmış gibi davranır!” (41. Fussılet Sûresi, 34. Âyet).

                “(Fakat, onlar ne söylerse, ya da ne yaparlarsa yapsınlar, sen yine de onların işlediği) kötülüğü, en iyi yol hangisi ise, onunla sav: (Çünkü) onların (Bize) yakıştıra geldikleri şeyleri en iyi bilen Biziz.” (23. Mü’minûn Sûresi, 96. Âyet).

                “Kötülüğü iyilikle savarlar. İşte, ahirette erişilecek olan nihaî huzur böylelerine özgüdür.” (13. Ra’d Sûresi, 22-23. Âyetler).

                Alçak Gönüllük/Tevâzu..

                “Rahmân’ın has kulları ki, onlar yeryüzünde tevâzü ve vakar içinde yürürler ve ne zaman kötü niyetli, dar kapalı kimseler kendilerine laf atacak olsa, (sadece) (selâm!” derler.” (25. Furkân Sûresi, 63. Âyet).

                “(Yersiz) bir gurura kapılarak insanlara üstünlük taslama ve yeryüzünde küstahça gezip durma: Unutma ki Allah, böbürlenerek küstahlık yapanları sevmez. (31. Lokmân Sûresi, 18. Âyet).

                Ağırbaşlılık/Vakar..

                “Onlar ki, yalan ve asılsız olandan yana şahadet etmezler; boş ve anlamsız şeylerle (uğraşan kimselere) rastladıkları zaman yalanlarından vakarla geçip giderler.” (25. Furkân Sûresi, 72. Âyet).

                “(Ve) Allah yoluna kendilerini tamamen adamış oldukları için yeryüzünde (rızık aramak niyetiyle) gezip dolaşamayan muhtaçlar(a yardım edin). (Onların durumunun) farkında olmayan, onları zengin zanneder, çünkü (istemekten) çekinirler; (ancak) sen onları (bazı) özelliklerinden tanıyabilirsin: İnsanlardan arsız bir şekilde istemekten kaçınırlar. Ve onlara ne iyilik yaparsanız, doğrusu Allah hepsini bilir.“ (2. Bakara Sûresi, 273. Ayet).

                “Açık veya gizli hiçbir utanç verici, fiil işlemeyin; ve adalet(i ifa etmek) dışında Allah’ın kutsal saydığı insan hayatına kıymayın.” (6. En’âm Sûresi, 151. Âyet).

                Selamlaşma..

                “Bir selam aldığınızda daha güzel bir selam ile karşılık verin veya (en azından) benzeri ile karşılık verin. Şüphesiz Allah her şeyin hesabını tutmaktadır.” (4. Nisâ Sûresi, 86. Âyet).

                “Siz ey imana erişenler! Kendi evlerinden başka evlere sakinlerinden izin almadan, onlara selam vermeden girmeyin. Eğer (karşılıklı haklarınızı) dikkate alacak olursanız bu (öğüt) sizin kendi iyiliğiniz içindir. Öyleyse, (evde) kimseyi bulamadığınız takdir de, size izin verilinceye kadar içeri girmeyin ve size “dönün” denirse dönün. Bu sizin (töhmet altına girmemeniz) için en uygun davranış tarzıdır; Çünkü, Allah edip-eylediğiniz her şeyi bilir…” (24. Nûr Sûresi, 27-28. Âyetler).

                Kişisel Mahremiyetin Korunması..

                “Siz ey imana erişenler! Meşru şekilde sahip olduğunuz kimseler içinizden henüz ergenlik çağına varmamış olanları, günün şu üç vaktinde, sabah namazından önce, gün ortasında soyunup dinlenmeye çekildiğiniz zaman ve yatsı namazından sonra yanınıza girmeden önce sizden izin istesinler; bu üç vakit mahremiyetimizin korunmasız olabileceği vakitlerdir. Bu vakitlerin dışında birbirinizin yanına girip çıkmanızda sizin için de, onlar için de bir sakınca yoktur.

                Allah mesajlarını size işte böyle açıklamaktadır; Çünkü Allah doğru hüküm ve hikmetle buyuran mutlak ve sınırsız bilgi sahibidir!

                Aranızdaki çocuklar ergenlik çağına girdikleri zaman da öteki yetişkinlerin yaptığı gibi, (evinize yahut belirtilen vakitlerde odanıza girmek istediklerinde, her defasında) sizden izin istesinler. Allah mesajlarını size işte böyle açıklamaktadır; Çünkü, O doğru hüküm ve hikmetle buyuran mutlak ve sınırsız bilgi sahibidir!” (24. Nûr Sûresi, 58-59. Âyetler).

                Allah’a Güven Bağlamak/ Tevekkül..

                “Hem, izlediğimiz yolu bize gösteren Allah olduğuna göre artık nasıl güvenemeyebiliriz ki, O’na? Bunun için ki, bize çektirdiklerinize mutlaka göğüs gereceğiz; Çünkü bir kere Allah’a güven, bağlamış olanlar sonuna kadar, O’na güvenmekte devam edeceklerdir!” (14. İbrahim Sûresi, 12. Âyet).

                “Allah’a güvenen herkese O (tek başına) yeter.” (65. Talâk Sûresi, 3. Âyet).