• Cuma 11 ° / 6 ° Sağanak
  • Cumartesi 15 ° / 0 ° Güneşli
  • Pazar 17 ° / 5 ° Parçalı bulutlu

Balıkesir

28.02.2020

  • İMSAK 06:15
  • GÜNEŞ 07:37
  • ÖĞLE 13:26
  • İKİNDİ 16:33
  • AKŞAM 19:05
  • YATSI 20:22

ALLAH´IN VE PEYGAMBERİN EMİRLERİNE DAİMA İYİ BİR ŞEKİLDE KULAK VERİNİZ?

Gazi Mustafa Kemâl Atatürk´ten bir hutbe?

/resimler/2019-8/15/2247256596609.jpg         

                Gazi Mustafa Kemâl Atatürk´ten bir hutbe?

                Gazi Atatürk´ün hayatta iken Diyanet İşleri Başkanlığı´na bizzat talimat vererek hazırlattığı ve bütün camilerde okutturduğu hutbeler yüzlerce ifade edilir. Âyetler ve hadisler ışığında hazırlanan çok güzel hutbelerdi bunlar. Emine Şeyma Usta´nın kitabında bunların hepsi var. Bugünkü Cuma Sohbetleri köşesi yazımda hiçbir yorum yapmadan bu hutbelerden birini köşeme alacağım.

                İşte ?EMANETİ EHLİNE VERMEKLE´ ilgili o hutbe:

                ?Aziz cemaat!

                Allah-u Teala Kur´ân´da şöyle buyuruyor.

                ?Gerçekten Allah size, EMANETİ EHİL OLANLARA VERMENİZİ ve İNSANLAR ARASINDA HÜKMETTİĞİNİZ ZAMAN ADALETLE HÜKMETMENİZİ EMREDER. Allah size ne kadar güzel öğütler veriyor. Şüphesiz Allah her şeyi işitici, her şeyi görücüdür.? (4. Nisâ Sûresi, 55. Âyet).

                Âyetin emanet ve adalete riayet emri ebedi ve genel bir düstur olmakla beraber güzel bir geliş sebebi vardır:

                Hz. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Mekke´yi fethedince Kâbe´ye bakar. Osman b. Talha, kapıyı kilitlemiş, Kâbe´nin üzerine çıkmış ve anahtarı vermeyi reddederek, ?SENİN PEYGAMBER OLDUĞUNU BİLSEYDİM ONU VERİRDİM´ demişti. Hz. Ali (Radıyallahü anh) anahtarı zorla ondan aldı, kapıyı açtı.

                Hz. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) içeri girerek iki rekât namaz kıldı, çıkınca amcası Abbas, anahtarı ve şerefli bir görev olan bakıcılığı kendisine vermesini istedi, işte bu münasebetle yukarıdaki ayet nazil oldu Efendimiz (s.a.v.), Hz. Ali´ye (Radıyallahü anh) anahtarı eski vazifeliye vermesini ve ondan özür dilemesini emretti. Bu olay Osman b. Talha´nın da Müslüman olmasına sebep teşkil etmiştir.

                Ey cemaat-i Müslimin!

                Cenab-ı Hakk, Kur´ân-ı Kerim´inde buyuruyor ki;

                ?EMANETLERİ EHLİNE VERİNİZ, EMANETE HIYANET ETMEYİNİZ. Bir de insanlar arasında hükmettiğinizde, adaletle, Allah´tan korkarak hükmediniz.?

                Evet, Allah-u Teala; ?Emanetleri ehline veriniz? buyuruyor. Öyleyse kendisine bırakılan bir emanete hıyanet etmemek, bir kimsenin hakkını aramak, sonra BİR VAZİFEYİ ADAMINA VERMEK, kendisine emanet edilen bir görevi hakkıyla yerine getirmek her Müslüman için dini bir borçtur.

                Sonra bütün işlerde adaleti gözetmek, haklıyı haksızı iyice ayırt etmek bir vazifedir. Allah-u Teala bu şekilde emrediyor.

                Bu iki emre uymak, BİR MİLLETİN SELAMETİ İÇİN MUTLAKA GEREKLİDİR. Çünkü fertlerin hukuku adalet ile, toplumun menfaati ise vazifeleri ehline vermekle gerçekleşir.

                Birinin bize emaneten bıraktığı şeyi muhafaza edip gerektiğinde kendisine vermek üzerimize borçtur. Bunu yapmamak emanete hıyanettir.

                EMANETE HIYANET EDENİN İMANI NOKSANDIR. MİLLETE AİT İŞLER DE BİR EMANETTİR.

                Onları ehline vermemek bir hıyanettir. Üzerine aldığı bir görevi hakkıyla yerine getirmemek, hile yollarına sapmak, işe önem vermemek emanete hıyanettir.

                Allah´ın bu iki emrini tanımayan bir millet, mümkün değil yaşayamaz. Hangi türden olursa olsun EMANETE HIYANET, TOPLUMU ALT ÜST EDECEK KADAR BÜYÜK KÖTÜLÜKLER MEYDANA GETİRİR.

                Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyuruyorlar ki, ?EMANETE ZARAR GELİNCE KIYAMETİ BEKLEYİNİZ. İŞLER EHLİ OLMAYAN KİMSELERE VERİLDİĞİ ZAMAN ARTIK KIYAMETİ GÖZLEYİNİZ.?

                Bu hadis-i şerîf´in anlamından anlıyoruz ki, bir memlekette emanete riayet edilmez, vazifeye önem verilmezse, o memleketin nizamı ve intizamı bozulur, her şeyi altüst olur.

                Ey cemaat-i Müslimin!

                Allah´ın ve Peygamberin emirlerine daima iyi bir şekilde kulak veriniz, Onların dışına çıkmamaya çalışınız ki, dünyada ve ahirette kurtuluşa eresiniz.?