• Salı 13 ° / 3 ° Sağanak
  • Çarşamba 16 ° / 2 ° Bulutlu
  • Perşembe 14 ° / 5 ° Bulutlu

Balıkesir

10.12.2019

  • İMSAK 06:41
  • GÜNEŞ 08:11
  • ÖĞLE 13:06
  • İKİNDİ 15:30
  • AKŞAM 17:51
  • YATSI 19:15

Bölgemiz arkeolojisini anlattılar

Prof. Dr. Tomris Bakır: ?Arkeolojik kazılar, turizmin atardamarıdır?

?29. Uluslararası Bandırma Kuşcenneti Kültür ve Sanat Festivali? kapsamında, ?Bölgemizin Kültür ve Tarih Hazineleri? konulu panel de düzenlendi.

 

Bandırma Belediyesi Santral Kültür Merkezi´nde, Dr. Ulaş Töre Sivrioğlu´nun yöneticiliğinde gerçekleşen panele konuşmacı olarak, 1988-2010 yılları arasında, Daskyleion ören yerindeki kazıların başkanı Prof. Dr. Tomris Bakır, hâlen sürmekte olan Daskyleion kazılarının başkan yardımcısı Prof. Dr. Sedef Çokay Kepçe, Erdek Zeytinliada kazı başkanı Prof. Dr. Nurettin Öztürk ve Erdek Kyzikos kazı başkanı Doç. Dr. Nurettin Koçhan katıldılar.

Prof. Dr. Tomris Bakır, ?Türk halkında, insan yaşamını zenginleştiren, yeri başka hiçbir şey ile doldurulamayacak tarihi çevre ve doğayı koruma alanında son yıllarda ilgi giderek artmıştır. Bugün, bu amaç için yerel, bölgesel ve ulusal düzeyde yüzlerce kuruluş işbaşındadır. Ancak tüm çabalara karşın hâlâ doğa ve tarihi çevre giderek yok olmaya devam ediyor. Bandırmalıların sahip oldukları değerli bir eko sistem konumundaki Kuş Cenneti´ne en büyük emeği vermeliyiz. Bunun yanı sıra arkeolojik kazıların, turizmin atardamarı olduğunu kabul edelim. Yatırımlarımızı buna göre düzenlersek Bandırma´yı, hem Türkiye´nin, hem de dünyanın sayılı turistik merkezlerinden biri durumuna getirebiliriz. Güney Marmara yöresinde tarih öncesi dönemlere ait buluntular azımsanmayacak boyuttadır ve bu konuda bilinenler, arkeolojik kazılar yardımıyla insanoğlunun yeryüzünde ortaya çıktığı Paleoekolojik ortamların varlığına işaret etmektedir? dedi.

Sürmekte olan Daskyleion kazılarının başkan yardımcısı Prof. Dr. Sedef Çokay Kepçe, bu kazıları üçüncü kuşak olarak yürüttüklerini belirtirken, ören yerinde 7 kültür tabakası saptadıklarını açıkladı. Kepçe, arkeolojik kazıların başarıya ulaşması için maddi desteğin yanı sıra toplumsal desteğe de ihtiyaç olduğunu sözlerine ekledi.

Erdek´teki Kyzikos ören yerindeki kazı başkanı Doç Dr. Nurettin Koçhan da, Kyzikos´un, paranın döndüğü yer olduğuna işaret ederken, ?Bugün dünyada nasıl ki İsviçre, paranın döndüğü yer olarak biliniyorsa, geçmişte de Kyzikos öyleydi. Kyzikos´a gelen bir daha gitmezdi? diye konuştu. Koçhan, Kyzikos´ta, tüm dünya için çok önemli olan Hadrian Tapınağı´nın yer aldığını, ayrıca, Türkiye´de Bergama, Adana ve Kyzikos´ta amfiteatr bulunduğunu vurgularken, ?Kyzikos´taki amfiteatrda, dünyanın ilk su oyunları ve vahşi hayvan döğüşleri yapılıyordu? dedi.

Yaklaşık 10 yıl dolayında, Erdek Zeytinliada kazılarını yürüten Prof. Dr. Nurettin Öztürk de, 8 dönümlük adada çok önemli eserler olduğuna dikkati çekerken, bunlar arasında kilise, dünyanın gençler için yapılan ilk vaftiz havuzu ve kaynak sularının bulunduğunu belirtti. Öztürk, 2014 yılında, meteor olduğunu tahmin ettikleri, yaklaşık 3 ton ağırlığında, 2 metre büyüklüğünde bir de siyah taş bulduklarını sözlerine ekledi.

Panelin ardından konuşmacılara plâketlerini Bandırma Kaymakamı Günhan Yazar ve Bandırma Belediye Başkanı Dursun Mirza verdi.  Önder BALIKÇI

Güney Marmara´nın tarihine ışık tutacak panel
29´uncusu düzenlenen Kuşcenneti Kültür ve Turizm Festivali kapsamında ?Bölgemizin kültür ve tarihi hazineleri: Daskyleion-Kyzikos- Zeytinliada-Şirinçavuş? konulu panel Santral Kültür Merkezi´nde yapıldı. Panelde konuşan Erdek Zeytinliada kazı başkanı Prof. Dr. Nurettin Öztürk, Zeytinliada´da 2014 yılındaki kazılarda Kâbe´de bulunan "Hacerü´l-Esved" taşının bir benzeri olan ?Kera Panagia Baitylos? göktaşının bulunduğunu söyledi. 

Dr. Ulaş Töre Sivrioğlu´nun moderatörlüğünde gerçekleşen panele konuşmacı olarak; 1988- 2010 yılları arası Daskyleion kazı başkanlığı görevinde bulunan Prof. Dr. Tomris Bakır, Daskyleion kazı Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Sedef Çokay Kepçe, Kyzikos kazı Başkanı Doç. Dr. Nurettin Koçhan ve Zeytinliada kazı Başkanı Prof. Dr. Nurettin Öztürk katıldı.  
Tomris Bakır, 28 yıl boyunca yürüttü Daskyleion kazılarının 2 bin 500 yıl öncesine dayandığını ve Perslerin Anadolu´da bulunan 2 satraplığından yani valiliğinden olduğunu belirtti.  Bakır,  ?Ergili köyü yakınlarında 1988-2010 yılları arasında kazıları yürüttüm, bugün kazılar devam ediyor. İnsan yaşamını zenginleştiren tarihi çevre doğayı koruma anlamında Türk halkında ilgi giderek artmıştır. Ancak tüm çabalara karşın doğa ve tarihi çevre giderek yok oluyor. Tarihi kazılar turizm atar damarı bunun düşünerek hareket edelim ve Bandırma´yı önemli bir merkez haline getirelim. İki satraplık yani valilik merkezlerinden biri olan Daskyleion tarihe ışık tutmaktadır. Persler kaldıkları dönem boyunca ege kıyıları ile ticari faaliyetlerini devam ettirmişlerdir. Hematitten yapılmış bir ?Babil mührü? eper bir heyecan yaratmıştır. Bu mühür Bursa müzesine gönderildi. Bunun ardından kazılardan çıkan eserlerin Bandırma´da kalması için müze kurulması gerekiyordu. Bu durum bende müze kurma fikrini uyandırdı. 2000 yılında müzemiz tamamlandı. Dareikos 8 gramlık, tek altın para olarak antik dönemin tek altın parası olarak uzun süre devam etmiştir.  Biz de kazılar başladığında tek bir Dareikos bulduk. Bu da Balıkesir Müzesine verildi ve oranın deposundan çalındı.? dedi. Töre Siviroğlu, çalınan paranın değerinin 12-15 milyon Dolar civarı olduğunu açıkladı. Prof. Bakır, Daskylein çevresinde 39 adet Tümülüs (anıt mezar) tespit ettiklerini aktararak, kaçakçılığın ve tahribatın çok daha geçmişte Bizans döneminde de yapıldığını anlattı.  Daskylein kazı başkan yardımcı Prof. Sedef Çokay Kepçe de kendi dönemlerinde yapılan çalışmalar konusunda bilgi verdi.  Kepçe ? Prof. Kaan İren Başkanlığında bizde 3. jenerasyon kazılarını yürütüyoruz. Elde ettiğimiz buluntuları bilim dünyasına ve topluma sunabilmek. Daskylein´u bir ören yeri haline getirmek istiyoruz. Sessiz turizm gölden ziyaretçileri taşıyan kürekli ya da yelkenli tekneler ile atlı arabalardan oluşacak bir yol planlanabilir. Manyas gölünün etrafı turizme uygun bir alan ? diye konuştu. 
?HADRİAN TAPINAĞI 8 BİN METREKARE? 
Erdek sınırları içinde bulunan Erken dönem Roma kenti olan Kyzikos ile ilgili bilgi veren kazı başkanı Prof. Dr. Nurettin Koçhan,  ?Kyzikos çok önemli bir yerleşim yeri ancak birçok kişi burayı görmemiştir. Kapıdağ´ın karayla birleştiği noktada 2,5 kilometrelik bir alanı içine alan bir yerleşim yeri. Ekonomik yapısı ile öne çıkan bir kentti. Önceleri Kapıdağ ada olması gerek sonradan yarımadaya dönüşmüş olması gerek. Burada birçok kaynak 3 limandan bahsediyor. Hadrian tapınağının önce basamaklarını ortaya çıkarmaya çalışıyoruz.1431 yılından 1955 yılına kadar burada kireç ocağı devam ediyor. Atık malzemeyi koyacağımız yer bulamıyoruz. Yerimiz yok, bu yüzden sergilemede sorun yaşıyoruz. Hadrian bugün Anadolu´daki tapınaklarla boy ölçülecek bir tapınak. 8 bin metrekare alanı kaplıyor, bu sadece mimarisi. Çevredekiler özellikle baş kısımlarını kırıp atmış elimizdeki heykellerin baş kısmı çok az. Sadece tapınak değil Amfi tiyatro da çok önemli, ölçüleri 155-188 metre. ? dedi. Sütün başlıkları 2 metre yüksekliğinde ve çapında olduğunu belirten Koçhan, bir sütun boyutunun 18 metre boyutlarında olduğunu aktardı. 
KAZILARDA GÖKTAŞI BULUNDU 
Yine Erdek sınırları içinde bulunan Zeytinliada kazı başkanı Prof. Dr. Nurettin Öztürk de, çalışmaları hakkında bilgi verdi. 2014 yılında bir ?Kera Panagia Baitylos? göktaşının bulunduğu belirten Öztürk, göktaşının Kabe´de bulunan ?Hacer Ül Esvet? taşının bir benzeri olduğunu aktardı. Öztürk, mıknatıs etkisi bulunan taşa daha önceden kayık bağlandığını söyledi. Göktaşının önemi konusunda da konuşan Öztürk, ? Büyüklüğünü hesap ettik, 3 ton ağırlığında ve büyüklüğü 2 metreye yakın. Bu taş ?karataş´ gök taşı bu. Meteor olma ihtimali de var bu taşın. Mıknatıs etkisi var. Bu yanarak gökyüzünden düşmüş. İlk tapınım sembolü bu taş. Biz buna ?Baitylos´ diyoruz.?dedi. 2007´de kazıya başladıklarını belirten Öztürk, şunları söyledi;?Burası bir manastır büyük Meryem Ana manastırı. Vaftiz havuzu hemen hemen dünyanın en büyüklerinden birisi. Yıllarca kayıkhane olarak kullanılan yer kilisenin mihrabı. Burası kompleks bir yapı. Burada önce Apollon tapınağı yapılmış ardından Meryem Ana kilisesine çevrilmiş.?