• Cumartesi 8 ° / 3 ° Bulutlu
  • Pazar 14 ° / -1 ° Parçalı bulutlu
  • Pazartesi 18 ° / 1 ° Güneşli

Balıkesir

22.02.2020

  • İMSAK 06:23
  • GÜNEŞ 07:46
  • ÖĞLE 13:27
  • İKİNDİ 16:28
  • AKŞAM 18:58
  • YATSI 20:16

DİNİMİZİ NEREDEN ÖĞRENELİM?

Güler yüzlü, tatlı dilli olmak, cömertlik, tam ihlâslı olmak.

Dinimizi öğrenmek için, tefsir ve hadîs-i şerîf okuyarak hüküm çıkarmak caiz değildir. Çünkü Kur´ân-ı Kerîmi ve Hadîs-i şerifî yanlış anlamak veya şüphe etmek imanı giderir. Yalnız Arapça bilmekle, tefsir ve hadîs anlaşılmaz. Her Arapça bileni, din alimi sanmamalı. Beyrut´ta ana dili Arapça olan birçok PAPAZ var, fakat hiçbir İslâmiyet´i bilmez!

                İslâm âlimleri, fıkıh bilgilerini, âyet-i kerîmelerden ve hadîs-i şeriflerden çıkarmışlardır.

Bu bilgiler ancak fıkıh kitaplarından öğrenilir. Fıkıh kitapları varken, din bilgilerini tefsirlerden öğrenmeye kalkışmak, ehli olan için bile nafile ibâdet olur. Farz-ı ayn olan Fıkıh kitaplarını okumayı bırakıp, nafile olan tefsir okumak caiz değildir. Zaten müctehid olmayanların, tefsirden fıkıh bilgisi öğrenmesi imkânsızdır. Cehenneme gidecekleri bildirilen 72 fırkanın âlimleri, tefsirden yanlış mânâ çıkardıkları için sapıttılar. Âlimler sapıtınca, âlim olmayanların tefsir okuması felâket olur. (Hadika)

                Dindeki dört delil, müctehid âlimleri içindir. Bizim için delil, mezhebimizin bildirdiği hükümdür; çünkü biz âyetten ve hadîsten hüküm çıkaramayız. Bunun için, mezhebimizin bir hükmü, nassa yani ayet veya hadise uymuyor gibi görünse de, mezhebimizin hükmüne uyarız. Çünkü nass, ictihad isteyebilir tevil edilmesi gerekebilir, nesh edilmiş olabilir. Bunları da ancak müctehid âlimler anlar. Bunun için tefsir ve hadîs değil, nakli esas alan fıkıh kitaplarını okumak gerekir. (Berika, s. 94)

                ALLÂHÜ TEÂLÂ ÜÇ KİŞİYİ SEVER?

                Allâhü Teâlâ üç kişiyi sever fakat onlardan üç kişiyi daha çok sever:

                Birincisi; Takva sahiplerini (kendisinden korkanları) sever, fakat genç olduğu halde takva sahibi olanları daha çok sever.

                İkincisi; Cömertleri sever, fakat fakir olduğu halde cömert olanları daha çok sever.

                Üçüncüsü; Tevazu sahiplerini sever, fakat zengin olduğu halde tevazu sahibi olanları daha çok sever.

                BEŞ ŞEY?

                Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:

                ?Beş şey gelmeden evvel şu 5 şeyin kıymetini biliniz:

                1- Ölmeden önce hayâtın,

                2- Hastalıktan önce sıhhatin,

                3- Dünyada iken ahireti kazanmanın,

                4- İhtiyarlamadan önce gençliğin,

                5- Fakirlikten önce zenginliğin kıymetini.?

?Acele etmek şeytandandır. Şu 5 şey bundan müstesnadır:

                * Kızını evlendirmek,

                * Borcunu ödemek,

                * Cenaze hizmetlerini çabuk yapmak,

                * Misâfiri doyurmak,

                * Günah yapınca hemen tevbe etmek.?

?Müslümanın Müslüman üzerinde 5. Hakkı vardır:

                * Selâmına cevap vermek, hastasını yoklamak,

                * Cenazesinde bulunmak,

                * Davetine gitmek,

                * Aksırıp Elhamdülilllah diyene,

                * Yerhamükellah diyerek cevap vermek.?

ALTINDAN KIYMETLİ SÖZLER?

* Güler yüzlü olmak iman alametidir. Güler yüzlü kişi iman sahibi hakiki Mü´mindir. Kâfir ise, imana gelmesi ihtimali vardır. Çatık kaşlı Mü´minin ise küfürle gitmesinden korkulur.

* Hak Teâlâ bir kula hayır murad ederse, hep hayırlı işlerle meşgul olur. Allahın bir kulu sevmediğine nişan, hep onun faydasız işlerle uğraşmasıdır.

                * Muvaffak olmanın, başarılı olmanın şartı mütevazi olmaktır. Tevâzu göstereni Hak Teâlâ yükseltir. O tevâzu ettikçe daha yükselir. Kibir edeni de alçaltır. O kibirlendikçe halk onu aşağı görür. Hele mahşer günü gurur ve kibirliler ayaklar altında kalıp hakaret görürler.

                * Mü´mine sert bakmak da kul hakkına girer. Ayrıca gıybet, kalb kırmak ve su-i zan da, kul hakkıdır. Bundan kurtulmanın tek yolu, hak sahibinden helâllik dilemektir. Haklı olsak bile yine de gidip; ?SEN HAKLISIN, ARKADAŞ BENİ AFFET!? demektir.

                * İnsanlara teşekkür etmeyen, Allah´ü Teâlâ´ya şükretmiş olmaz.

                * Kim ki Allahın emirlerine uymazsa, Allah´ı seviyorum demesi doğru olmaz. Kim ki Resûlün (s.a.v.) sünnetine uymaz, seviyorum derse bile ona inanılmaz.

                * Dinden bir meseleyi öğretmek, yüzbin Umre sevabından kıymetlidir.

                * Ölümü çok düşünmek, ömrü uzatır, kalbi ferahlatır.

                * Kim kulların günahını örterse Allah´da kıyamette onun ayıbını örter.

                * Kırık kalbe yapılan amel, Hak indinde makbul olur.

                * Doğrunun yayılması, yokuşu çıkmak gibidir. Şer ise bir sel gibi çabuk yayılır.

                * Ahiret´e faydası olmayan her şey dünyalıktır.

                * İslâm´a hizmet için 3 şart vardır:

Güler yüzlü, tatlı dilli olmak, cömertlik, tam ihlâslı olmak.

                * Mühim olan kalbin temizliğidir. Kafayı çok bilgi ile işgal etmek değildir. Bir Allah adamının bir tek kelâmı ile bir insan hidayete erer. Lâkin bir cahil ve habisin sözü ile de felâkete düşer. Kalbin nurlanmasının nişanı icraattır.