• Pazar 8 ° / 2 ° Bulutlu
  • Pazartesi 7 ° / 1 ° Bulutlu
  • Salı 9 ° / -1 ° Parçalı bulutlu

Balıkesir

19.01.2020

  • İMSAK 06:52
  • GÜNEŞ 08:19
  • ÖĞLE 13:24
  • İKİNDİ 15:56
  • AKŞAM 18:19
  • YATSI 19:41

DOST - DOSTLUK VE HOŞGÖRÜ ÜZERİNE?

Birbirimizle olan ilişkilerimizde, İYİLİK ve HOŞGÖRÜYLE davranmak bize bir şey kaybettirmez, fakat çok şey kazandırır?

                Dost?

                ?Mü´minler, Mü´minleri bırakıp kafirleri dost edinmesin. Kim bunu yaparsa artık Allah´tan bir şey beklemesin. Ancak kafirlerden gelebilecek tehlikelerden sakınmanız başkadır. Allah kendisine karşı sizi sakındırıyor. Dönüş yalnızca Ona´dır.? (3. Âl-i İmrân Sûresi, 28. Âyet)

                ?Ey İman edenler! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları dost edinmeyin. Onlar size gelen gerçeği inkâr etmişken, onlara sevgi gösteriyorsunuz. Halbuki onlar Rabbiniz olan Allah´a inandığımızdan dolayı Peygamberi (s.a.v.) ve sizi yurdunuzdan çıkarıyorlar.

                Eğer siz benim yolumda savaşmak ve rızamı kazanmak için yola çıkıyorsanız onlara nasıl sevgi gösterirsiniz? Oysa ben sizin gizlediğinizi de açığa vurduğunuzu da bilirim. Sizden kim bunu yaparsa doğru yoldan sapmış olur.? (60. Mümtehine Sûresi, 1. Âyet)

                Dostluk?

                Peygamberimiz (s.a.v.) bir hadis-i şerîflerinde:

                ?Severken itidalden ayrılma. Olur ki bir gün darılırsın, dost iken yaptığın aşırı hareketlerden mahcup olursun. Dargın olduğun zamanlarda itidalden ayrılma. Olur ki bir gün dost olursun. Dargınken yaptığın hareketlerden mahcubiyet hissedersin.? buyurmuştur.

                ?Dostlar arasındaki ziyaretler de belli ölçüler içinde olmalıdır. Ziyaretin sık sık olması, usandırıcı olup, soğukluğa sebep olabilir.?

                Yine Resul-i Ekrem (s.a.v.):

                ?Dostunu zaman zaman ziyaret et ki sevgin artsın.? buyurmuşlardır.

                Ailevi dostluklarda üzerinde hassasiyetle durulacak bazı önemli hususlar vardır.

                * Kapıyı çalıp cevap beklerken, kapının iki üç adım gerisinde sırtınız kapıya dönük vaziyette beklemeliyiz.

                * İçeri girdiğimizde mümkün oldukça odanın kapısına sırtımız dönük vaziyette oturup, kapı yönüne bakarak ev sahiplerini rahatsız etmemeliyiz.

                * Ev sahibini rahatsız edecek şekilde uzun müddet oturmamalıyız.

                * Ziyaretimizin ahirete mal olması için, mâlâyani (boş) konulardan ziyade Allah´ın rızasını kazandıracak konular seçmeliyiz.

                ? İnsan, dostunun yaşayış tarzından etkilenir. O halde her birimiz dost edineceği, kişiye dikkat etsin.? (Ebû Davud, Edep 16; Tirmizi, Zûhd 45.)

                Duygu, düşünce, zevk, tavır ve dünya görüşü olarak kişiler özellikle her an görüşen, beraber olan dostlar, birbirlerini şu veya bu şekilde mutlaka etkilerler. Dostluğun etkilenmeyi ve bu etkilenmenin sonuçta yaşayış biçimi ve din edinmeyi bile kapsadığı sosyal bir gerçektir.

                Dostlar ne kadar birbirini iyilik ve güzellikle etkilerse, toplum da o kadar iyilik ve güzellik dolu bir kurum olacaktır.

                Bu konuda bir başka hadis şöyledir:

                ?Mü´minden başkasını dost tutma, yemeğini de muttakîlerden başkası yemesin!? (Ebû Davud, Edep 16; Tirmizi, Zûhd 56.)

                Beşerî ilişkilerin bir yönünü dostlar ve dostluklar oluşturmaktadır. Her insan kendisine başkalarından daha yakın hissettiği kişileri dost edinir, onlarla daha samimi ilişkiler kurar. Başkalarıyla paylaşmadığı sırlarını, dertlerini ve düşüncelerini onlara açar. Onlarla beraber olmaktan zevk alır; bunun için ortamlar oluşturur. Bu gibi ilişkiler toplumun psikolojisini dengelemiştir.

                Dostların en iyisi?

                İkinci Halife Hz. Ömer´in (r.a.) adâlet´i kadar parlak sözleri ve vecizeleri de vardır. Çünkü kendisi her an ilhâm alan büyük simâlardan biridir. Hikmetli sözlerinden biri de şudur:

                ?Bütün dostları gezip dolaştın, dilimi korumaktan daha iyi dost bulamadım. Çeşitli kumaşlardan dikili elbiseler giydim, Namus, İffet ve Takvâ´dan daha iyi elbise görmedim.

                Altın ve gümüşleri gördüm, cebimde taşıdım, ama iyi ve yararlı amelden daha hayırlı servet bulamadım.

                Birçok iyilikleri gördüm, ama öğütten daha iyisini göremedim.

                Bir nice yemekleri gördüm ve tattım, ama sabırdan daha lezzetlisini bulamadım.

                Farklı zenginliklere şahit oldum, ama kanaattan daha iyi zenginlik göremedim.

                Hoşgörü?

                İslâm dini, insanî ilişkilerde daima hoşgörülü olmayı tavsiye eder. Çünkü iyi niyet ve hoşgörü; kötülük ve nefret duygularının ortadan kalkmasına, sevgi ve muhabbet bağlarının kuvvetlenmesine vesile olur.

                İslâm dinine göre Sevgi, Şefkat, Merhamet, Hoşgörü ve İyilik gibi faziletli duyguları kalbinde taşıyan bir Mü´minin, olgun bir Müslümandır. Olgun bir Müslüman, imanı ve irfanı tam olan insandır. Böyle insanlar, bencil ve zalim olamazlar. Kalplerinde kin, intikam ve fesatlık gibi insanı manen alçaltıcı duygulara yer vermezler. Karşısındaki insana, kim olursa olsun, nefretle ve şehvetle değil, şefkatle ve muhabbetle bakarlar. Kendi nefisleri için arzu ettiklerini diğer Mü´minler için arzu ederler. Herkese karşı tevazu kanatlarını açarlar. Sözlerinde ve davranışlarında ölçülü ve hoşgörülü olurlar. Bu vasıftaki Müslümanlar Sevgili Peygamberimizin (s.a.v.) ?EN HAYIRLINIZ AHLÂKÇA EN GÜZEL OLANLARINIZDIR.? sözünü kendine rehber edinenlerdir.

                Yaradılışımızın gereği, bir toplum içinde yaşamak mecburiyetindeyiz. Bulunduğumuz yerde bize göre ayrı düşünenler, ayrı inanç taşıyanlar olabilir. Bu şekildeki insanlar yasalara, nizamlara ve kurallara uygun davrandıkça, onları kınamaya, horlamaya, baskı altına almaya hakkımız yoktur.

                Allah Resulünün en azılı düşmanları bile onunla görüşüp tanıştıktan sonra hayranlıklarını gizleyememişlerdir. Allah´ın elçisine karşı olan bu hayranlığın temelinde hiç şüphe yok ki, O mübarek insanın Ahlâk´ı en başta gelir. O´nun üstün ahlâkı, en güzel meziyetlerle bezenmiş, bütün kötülüklerden arınmıştır. O´nun yüce ahlâkında erişilmeyen sabır, engin hoşgörü, sınırsız insan sevgisi vardır. Öyleyse bizler de onun yaşayışını örnek alarak davranışlarımızı düzeltirsek, Allah´ın elçisinin şefaatine nail oluruz.

                Birbirimizle olan ilişkilerimizde, İYİLİK ve HOŞGÖRÜYLE davranmak bize bir şey kaybettirmez, fakat çok şey kazandırır?