Anahtar Kelimeler: Güvenilir Olmak…
  • Pazartesi 31 ° / 21 ° Güneşli
  • Salı 31 ° / 20 ° Güneşli
  • Çarşamba 32 ° / 20 ° Güneşli

Adıyaman

10.08.2020

  • İMSAK 04:33
  • GÜNEŞ 06:09
  • ÖĞLE 13:19
  • İKİNDİ 17:08
  • AKŞAM 20:19
  • YATSI 21:48

Güvenilir Olmak…

KİŞİYİ DİĞER İNSANLARA KARŞI DEĞERLİ KILAN EN ÖNEMLİ ÖZELLİKLERDEN BİRİSİ DE…

Güvenilir Olmak…

                Kişiyi diğer insanlara karşı değerli kılan en önemli özelliklerden birisi de güvenilir olmaktır. Birbirine güvenmeyen fertlerden oluşan bir toplumda huzurdan, mutluluktan ve ilerlemeden söz edilemez.

                Güvenilir olmak bütün peygamberlerin ortak özelliğidir. Kur’ân-ı Kerim’de peygamberlerin kıssaları anlatılırken, her birinin kavimlerine, “GÖNDERİLMİŞ EMİN VE GÜVENİLİR ELÇİLER OLDUKLARI” (26. Şû’arâ Süresi, 107 Âyet. 107,125,143,178) sık sık vurgulanmaktadır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), bunun en iyi örneği idi. Verdiği sözü mutlaka tutardı.

                Dürüstlükten ayrıldığı, şaka bile olsa yalan söylediği asla görülmemiştir. Henüz peygamberlik vazifesi verilmezden önce, çevresindeki insanlar kendisine “MUHAMMEDÜ’L-EMİN” denilmişti.

                Bu nedenle Hz. Muhammed’i (s.a.v.) örnek alan Müslümanların da güvenilir olmaları gerekir. Mü’min, “YÜCE ALLAH’IN VARLIĞINA VE BİRLİĞİNE İNANAN, BAŞKALARINA GÜVEN VEREN VE GÜVENİLEN KİŞİ”’dir. Gerçek mü’min, ahdine vefalı, anlaşmalarına sadık (23. Mü’minûn Sûresinin, 8. Âyetinde), özü sözüne uyan, dostluğuna güvenilen kişidir.

                Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Müslümanı ve mü’mini şöyle tarif etmiştir:

                “Müslüman, dilinden ve elinden Müslümanların güvende olduğu, mü’min de insanların malları ve canları hususunda kendisine güvendiği kişidir.” (Buhârî, İman 4, 5; Tirmizî, İman, 12)

Diğer bir hadislerinde de “Doğru sözlü ve güvenilir tüccar (ahirette) peygamberler, sıddîklar ve şehitlerle beraber bulunacaktır.” (Tirmizî, Büyû 4; İbn Mâce, Ticârât, 1) buyurmuşlardır.

Kısaca, hayatın bütün alanlarında emin ve güvenilir insan olmak, Müslüman olmanın bir gereğidir.

Vermeğin Sözü Tutmak, Sözünün Eri Olmak..

Sözünde durmak, İslâm’ın en önemli ahlak ilkelerinden biridir. Zira söz vermek, sorumluluk gerektiren bir davranıştır. Verilen sözü yerine getirmek dürüstlüğün, özü sözü bir olmanın göstergesidir. Allah Teâlâ, verilen sözlerin yerine getirilmesini emretmiştir. (5. Mâide Sûresi, 1. Âyet).

Hz. Peygamber de yerine getirilemeyecek sözün verilmemesini tavsiye etmiş (Tirmizî, “Birr ve Sıla”, 58), sözünde durmamayı münafıklık alameti olarak zikretmiştir. (Buhârî, “İman”, 24).

Çünkü dinimizde vefasızlığa, aldatmaya yer yoktur. Peygamberimiz en zor durumlarda bile verdiği söze sadık kalmıştır. Onun ümmetine yakışan da sorumluluk gerektiren bu erdemin bilinciyle hareket eden SÖZÜNÜN ERİ insanlar olmaktır.

Allah Rasûlü de Daima Mutedil, Ölçülü Davranmayı Emretmiştir..

Ölçülü Olmak… Kur’ân-ı Kerim’de, olgun mü’minlerin vasıfları sayılırken onların daima ölçülü oldukları vurgulanmakta ve şöyle buyurulmaktadır:

“Onlar, harcadıklarında ne israf ne de cimrilik edenlerdir. Onların harcamaları, bu ikisi arası dengeli bir harcamadır.” (25. Furkân Sûresi, 67. Âyet)

Allah Rasûlü de daima mutedil (Orta halde karar kılan ne çok az, ne çok fazla ikisinin ortası.) ölçülü davranmayı emretmiştir. İslâm dini, helâl kabul edilen maddî manevî her türlü nimetin ihtiyaçtan fazla harcanmasını, israf ve gösterişi yasaklamıştır.

                İslâm’ın koyduğu ölçüler içerisinde gösterişe ve israfa kaçmadan yerli yerinde, hayatımızı sürdürebilmek ve kolaylaştırabilmek için verilen nimetlerinden yararlanmalıyız, Unutmamalıyız ki, israf ettiğimiz bir dilim ekmeğe, bir bardak suya ihtiyacı olan nice insan var.

                Ölçülü ve Tutarlı Olmak…

                Ölçülü ve tutarlı olmak; duygu, düşünce ve davranışlarda dengeli ve kontrollü olmaktır.

                İslâm dini aşırılıkları yasaklamış ve müntesiplerine (Bağlılığı olanlara.) devamlı surette itidali (İki tarafı Eşit olma. Uygunluk.) tavsiye etmiştir. Kişinin hem iç dünyasında huzurlu olması, hem de çevresinde güven telkin etmesi böyle bir karaktere sahip olmasıyla mümkündür.

                Ölçülü ve tutarlı olmak isabetli ve sağlıklı sonuçlar elde etmenin temel şartıdır. İslâm’da insanları överken, yererken, aralarında haklıyı belirlerken hatta ibadet ederken bile aşırılıktan, duygusal davranmaktan sakındırmaktadır. Peygamberimizin (s.a.v.) ”Söz ve davranışlarında aşırı gidenler helak oldular” (Müslim, ”İlim”, 4) sözü bu konuda önemli bir uyarıdır.

                Kur’ân Ne Diyor?

                Allâhû Teâlâ şöyle buyurdu (meâlen): “Fakat iman edip de sâlih amellerde bulunanlara gelince. Îmanları sebebiyle onların Rabbi, kendilerini hidâyete erdirir (ve) Naim cennetlerinde altlarından ırmak akar.” (10. Yûnus Sûresi, Âyet/9)

 


Güvenilir Olmak…

KİŞİYİ DİĞER İNSANLARA KARŞI DEĞERLİ KILAN EN ÖNEMLİ ÖZELLİKLERDEN BİRİSİ DE…

Güvenilir Olmak…

                Kişiyi diğer insanlara karşı değerli kılan en önemli özelliklerden birisi de güvenilir olmaktır. Birbirine güvenmeyen fertlerden oluşan bir toplumda huzurdan, mutluluktan ve ilerlemeden söz edilemez.

                Güvenilir olmak bütün peygamberlerin ortak özelliğidir. Kur’ân-ı Kerim’de peygamberlerin kıssaları anlatılırken, her birinin kavimlerine, “GÖNDERİLMİŞ EMİN VE GÜVENİLİR ELÇİLER OLDUKLARI” (26. Şû’arâ Süresi, 107 Âyet. 107,125,143,178) sık sık vurgulanmaktadır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), bunun en iyi örneği idi. Verdiği sözü mutlaka tutardı.

                Dürüstlükten ayrıldığı, şaka bile olsa yalan söylediği asla görülmemiştir. Henüz peygamberlik vazifesi verilmezden önce, çevresindeki insanlar kendisine “MUHAMMEDÜ’L-EMİN” denilmişti.

                Bu nedenle Hz. Muhammed’i (s.a.v.) örnek alan Müslümanların da güvenilir olmaları gerekir. Mü’min, “YÜCE ALLAH’IN VARLIĞINA VE BİRLİĞİNE İNANAN, BAŞKALARINA GÜVEN VEREN VE GÜVENİLEN KİŞİ”’dir. Gerçek mü’min, ahdine vefalı, anlaşmalarına sadık (23. Mü’minûn Sûresinin, 8. Âyetinde), özü sözüne uyan, dostluğuna güvenilen kişidir.

                Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Müslümanı ve mü’mini şöyle tarif etmiştir:

                “Müslüman, dilinden ve elinden Müslümanların güvende olduğu, mü’min de insanların malları ve canları hususunda kendisine güvendiği kişidir.” (Buhârî, İman 4, 5; Tirmizî, İman, 12)

Diğer bir hadislerinde de “Doğru sözlü ve güvenilir tüccar (ahirette) peygamberler, sıddîklar ve şehitlerle beraber bulunacaktır.” (Tirmizî, Büyû 4; İbn Mâce, Ticârât, 1) buyurmuşlardır.

Kısaca, hayatın bütün alanlarında emin ve güvenilir insan olmak, Müslüman olmanın bir gereğidir.

Vermeğin Sözü Tutmak, Sözünün Eri Olmak..

Sözünde durmak, İslâm’ın en önemli ahlak ilkelerinden biridir. Zira söz vermek, sorumluluk gerektiren bir davranıştır. Verilen sözü yerine getirmek dürüstlüğün, özü sözü bir olmanın göstergesidir. Allah Teâlâ, verilen sözlerin yerine getirilmesini emretmiştir. (5. Mâide Sûresi, 1. Âyet).

Hz. Peygamber de yerine getirilemeyecek sözün verilmemesini tavsiye etmiş (Tirmizî, “Birr ve Sıla”, 58), sözünde durmamayı münafıklık alameti olarak zikretmiştir. (Buhârî, “İman”, 24).

Çünkü dinimizde vefasızlığa, aldatmaya yer yoktur. Peygamberimiz en zor durumlarda bile verdiği söze sadık kalmıştır. Onun ümmetine yakışan da sorumluluk gerektiren bu erdemin bilinciyle hareket eden SÖZÜNÜN ERİ insanlar olmaktır.

Allah Rasûlü de Daima Mutedil, Ölçülü Davranmayı Emretmiştir..

Ölçülü Olmak… Kur’ân-ı Kerim’de, olgun mü’minlerin vasıfları sayılırken onların daima ölçülü oldukları vurgulanmakta ve şöyle buyurulmaktadır:

“Onlar, harcadıklarında ne israf ne de cimrilik edenlerdir. Onların harcamaları, bu ikisi arası dengeli bir harcamadır.” (25. Furkân Sûresi, 67. Âyet)

Allah Rasûlü de daima mutedil (Orta halde karar kılan ne çok az, ne çok fazla ikisinin ortası.) ölçülü davranmayı emretmiştir. İslâm dini, helâl kabul edilen maddî manevî her türlü nimetin ihtiyaçtan fazla harcanmasını, israf ve gösterişi yasaklamıştır.

                İslâm’ın koyduğu ölçüler içerisinde gösterişe ve israfa kaçmadan yerli yerinde, hayatımızı sürdürebilmek ve kolaylaştırabilmek için verilen nimetlerinden yararlanmalıyız, Unutmamalıyız ki, israf ettiğimiz bir dilim ekmeğe, bir bardak suya ihtiyacı olan nice insan var.

                Ölçülü ve Tutarlı Olmak…

                Ölçülü ve tutarlı olmak; duygu, düşünce ve davranışlarda dengeli ve kontrollü olmaktır.

                İslâm dini aşırılıkları yasaklamış ve müntesiplerine (Bağlılığı olanlara.) devamlı surette itidali (İki tarafı Eşit olma. Uygunluk.) tavsiye etmiştir. Kişinin hem iç dünyasında huzurlu olması, hem de çevresinde güven telkin etmesi böyle bir karaktere sahip olmasıyla mümkündür.

                Ölçülü ve tutarlı olmak isabetli ve sağlıklı sonuçlar elde etmenin temel şartıdır. İslâm’da insanları överken, yererken, aralarında haklıyı belirlerken hatta ibadet ederken bile aşırılıktan, duygusal davranmaktan sakındırmaktadır. Peygamberimizin (s.a.v.) ”Söz ve davranışlarında aşırı gidenler helak oldular” (Müslim, ”İlim”, 4) sözü bu konuda önemli bir uyarıdır.

                Kur’ân Ne Diyor?

                Allâhû Teâlâ şöyle buyurdu (meâlen): “Fakat iman edip de sâlih amellerde bulunanlara gelince. Îmanları sebebiyle onların Rabbi, kendilerini hidâyete erdirir (ve) Naim cennetlerinde altlarından ırmak akar.” (10. Yûnus Sûresi, Âyet/9)