İktidar düşman üretiyor

BABACAN: “İktidar ancak düşman üreterek varlığını sürdürebiliyor”

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, dün gece katıldığı HaberTürk TV’deKübra Par’ın sunduğu“Açık ve Net” programında gündemi değerlendirdi:

İktidar artık ekonomiyi, dış politikayı, bu virüs salgınını yönetemediği için düşmanlarıişaret ederek ülkeyi yönetmeye çalışıyor. Eğer bir hükûmet varlığını sürdürmek için sürekli düşman üretmek zorundaysa içeride ya da dışarıda bu ülkenin başını mutlaka büyük belalara sokar bir gün.

Biz aslında uluslararası hukuk karşısında Doğu Akdeniz’deki pek çok konuda tamamen haklı durumdayız. Ancak dış politikada yalnızlaştığımız için ve bir şekilde müdahil olan ülkelerin tamamı Türkiye karşısında gruplaştığı için şu anda Türkiye yalnız kalmış durumda. Dış politikada yalnızlıktan tehlikeli bir şey yoktur. Ama büyük resimde dedim ya düşman ihtiyacı var, düşman üretme ihtiyacı var; oradan hareket ettiğinizde aslında iç politikada gayet de işlerine gelen bir tablo var şu anda. ‘Biz de bu düşmanlara karşı haklarımızı koruyoruz’ diye hükümetin şu anda sürdürmeye çalıştığı bir çizgi var.

Koronavirüs ile mücadelede testin çok yaygın olarak ve ücretsiz olarak yapılabilmesi lazım. Testi pozitif çıkanların derhal her türlü şahsi izolasyona ve karantinaya girmeleri lazım. Bu çok önemli ama maalesef gerçekleşmiyor.

Ayrıca hükûmet her ne kadar tedbir açıklıyorsa da tedbirlere kendilerinin uymadıklarını görüyoruz. Öyle ki valilik açıklama yapıyor fakat o yapılan açıklamaya bizzat Sayın Cumhurbaşkanı uymuyor. Yani Giresun’daki görüntüler hepimizin gözü önünde; otobüs önünden miting meydanına insanları toplayıp çay dağıtmalar, şunlar bunlar... Öncelikle karar alanların kendi aldıkları kararlara uyması lazım ki bu işin ciddiyeti konusunda insanlar ikna olsun.

Bir başka hususda veriler konusunda şeffaf olunmaması. Artık bu, hükûmet açısından bir süreç yönetiminden çok,algı yönetimi haline geldi. Bu konuda acilen güvenin tesis edilmesi ve gerçek tablonun bütün şeffaflığıyla ve açıklığıyla vatandaşlarımızla paylaşılması lazım. Gerçeklerden korkmamak gerek, yani bu kriz yönetiminin en önemli metodudur.Hangi kriz olursa olsun, gerçekler açık ve şeffaf bir şekilde toplumla paylaşılmalıdır.

Bir yılda 100 milyar dolar rezervini adeta kibriti çakıp yakan bir Merkez Bankası ve hükûmet var. IMF’den gelecek öyle 9, 10 milyarla falan bu ekonominin düzelmesi mümkün değil. Dolayısıyla Türkiye bu dövizi ancak ve ancak özel kaynaklardan, piyasa kaynaklarından sağlamalı. Ama bunu sağlaması için de önce güven ve itibar lazım. Güvenini kaybetmiş, itibarını kaybetmiş bir ülkeye kim hangi dövizi verecek; kim, hangi borcu nasıl sağlayacak?Bir oyun oynanıyor, deniyor ki “bak Merkez Bankası hiç karışmıyor dövize”. Bunların hepsi palavra açıkçası, yani şuanda örtülü bir şekilde kamu bankaları üzerinden dövize müdahale var. Piyasanın güvenini sarsan ve memleketi krizin daha da derinlerine sürükleyen yanlış bir politika bu.

Bizim amacımız tamamen toplumumuzun farklı kesimlerinin üzerinde ittifak kurduğu bir siyasi parti olabilmek ve kendi özgün siyasi kimliğimizi inşa etmek. Bugün ittifak tartışmalarının içine girmeyi hiç doğru görmüyoruz. DEVA Partisi kadrosuyla ve liderliğiyle iddialı bir siyasi parti ve bu ülkenin sorunlarını tek başına çözmeye talip.

DEVA Partisi Hukuk ve Adalet Politikaları Başkanı Mustafa Yeneroğlu’nun "15 Eylül Uluslararası Demokrasi Günü" Hakkında Basın Açıklaması, Çoğulcu, Katılımcı ve Özgürlükçü Bir Demokrasi için Mücadele Ediyoruz!

Türkiye'de demokrasinin yozlaştığı bir dönemde, 15 Eylül Uluslararası Dünya Demokrasi Günü’nü kutluyoruz. Ne yazık ki çoğulcu yapımızın ve toplumsal barışın bilinçli olarak zedelendiği, temel hak ve özgürlüklerin ciddi biçimde sınırlandırıldığı ve giderek fakirleştiğimiz günlerden geçmekteyiz.

Ülkemizdedemokrasi ayaklar altına alınmış, iktidar şahsileşmiş, yasama, yürütme ve yargı tek bir elde toplanmıştır. Kuvvetler birliğinin açıkça egemen olduğu ülkemizde TBMM yetkisizleştirilmiş, yargı bağımsızlığı ile denge ve denetleme mekanizmaları ortadan kaldırılmıştır.

Öte yandan toplumdaki farklı düşünce, inanç ve yaşayışları bünyesinde barındıran çoğulcu yapımıza ve toplumsal barışa olan inanç azalmıştır.

DEVA Partisi olarak iktidara geldiğimizde, demokrasinin önünde acil çözüm bekleyen; 

  1. Özgürlük, eşitlik ve adalet ilkeleri doğrultusunda tüm vatandaşlarımızın temel hak ve özgürlüklerini en geniş anlamda kullanmalarını sağlayacağız.
  2. Açık ve demokratik toplumun şartlarının oluşmasını sağlayarak, düşünce ve ifade özgürlüğünün önündeki tüm engelleri kaldıracağız.
  3. Basının görevini bağımsız bir şekilde ve kaygı duymaksızın yerine getirdiği, güvenli, çoğulcu ve elverişli bir ortam oluşturacağız.
  4. Alevi vatandaşlarımızın başta cem evlerine ilişkin talepleri olmak üzere inanç, düşünce ve davranış temelinde birikmiş sorunlarının çözüme kavuşturulması için gerekli adımları atacağız.
  5. Kürt sorununu demokratik zeminde ve özgürlükleri genişleterek temel haklar çerçevesinde çözeceğiz.
  6. Etnik, dini, mezhebi ve kültürel çeşitliliğimizi dikkate alarak daha kapsayıcı bir vatandaşlık anlayışı geliştireceğiz.
  7. Cinsiyet ayrımına yol açan mevzuatı yeniden düzenleyerek, devletin bütün eylem, işlem ve kararlarında cinsiyet eşitliğini hakim kılacağız.
  8. Toplumsal talepleri merkeze alan, tüm farklılıkları değerli gören toplumsal sözleşme niteliğindeki katılımcı, çoğulcu ve özgürlükçü bir anayasayı hayata geçireceğiz.
  9. Sivil toplumun güçlendirilmesi ile STK’ların ifade özgürlükleri ve bağımsızlıkları için mücadele edeceğiz.

Bu minvalde, kuvvetler ayrılığı esasına ve hukukun üstünlüğüne dayanan, yargının tarafsız ve bağımsızlığı ile birlikte hukuk güvenliğinin en üst düzeyde sağlandığı, özgürlükçü, katılımcı ve çoğulcu demokrasinin hâkim olduğu bir Türkiye inşa etmeyi hedeflediğimizi belirterek, 15 Eylül Uluslararası Demokrasi Günü’nü kutluyor, bu anlamlı günün ülkemize barış, huzur ve adalet getirmesini temenni ediyorum.




Anahtar Kelimeler: İktidar düşman üretiyor
  • Pazartesi 16 ° / 2 ° Güneşli
  • Salı 22 ° / 2 ° Güneşli
  • Çarşamba 22 ° / 5 ° Parçalı bulutlu