Anahtar Kelimeler: İNSAN SOSYAL VARLIKTIR
  • Çarşamba 18 ° / 2 ° Güneşli
  • Perşembe 14 ° / 4 ° Bulutlu
  • Cuma 11 ° / 6 ° Sağanak

Balıkesir

26.02.2020

  • İMSAK 06:18
  • GÜNEŞ 07:40
  • ÖĞLE 13:27
  • İKİNDİ 16:31
  • AKŞAM 19:03
  • YATSI 20:20

İNSAN SOSYAL BİR VARLIKTIR?

Görgü kurallarına uyan kimseler, sevilen sayılan kimselerdir?

               Görgü Kuralları Ailede Öğrenilir?

                İnsan sosyal bir varlıktır. Hiçbir insan tek başına medenîleşemediği gibi, mutlu da olmaz. Toplu hâlde yaşamak insanoğlunun yaratılışından gelen başlı başına bir özelliğidir.

                İnsanın sosyal çevresi ne kadar geniş olursa; bilgisi, becerisi, tecrübeleri ve medenî davranışları da o nispette artar. Çocuklar üzerinde yapılan araştırmalar; aile büyükleri, yakın akrabalar, aile dostları, komşular ve arkadaş çevreleriyle münasebetleri sık ve sıcak olan çocukların daha çabuk olgunlaştıklarını, daha çok şey öğrendiklerini, insanlarla daha kolay diyalog kurduklarını ve medenî kişilik kazandıklarını göstermiştir.

                Bilhassa aile büyüklerinin ve yakın akrabaların çocuklar üzerinde tahmin edemediğimiz müspet (olumlu) tesirleri vardır. Çocukları aile büyüklerinden, yakın akrabalarından ve aile dostlarından mahrum bırakmamalıyız.

                Anne-baba, çocuk eğitimi konusunda aile büyüklerinden fazla müdahale etmemelerini yumuşak ve kibar bir dille istemeli, onları kırmadan ikaz etmelidir.

                Anneler genelde oğulları üzerindeki otoritelerini evlendikten sonra da devam ettirmek isterler. Oğullarını bir başka kadınla paylaşmak istemezler. Hem oğlundan hem gelininden şartsız itaat isterler. Onların da bir aile kurduklarını, ana-baba olduklarını unuturlar.

                Aile büyüklerinin aşırı müdahalesi, münakaşalara ve lüzumsuz tatsızlıklara sebep olur. Gelinini öz kızı gibi gören, onu seven, koruyan, ayıbını örten çok az kayınvalide vardır.

                Anne, çocuktan yerine getiremeyeceği isteklerde bulunmamalıdır. Çocuk bir suç işlediği zaman oturup onunla konuşmak, yaptığı hareketin doğru olmadığını açıklamak gerekir.

                Toplum hayatı bakımından son derece önemli olan davranışlardan birisi de görgü kurallarıdır. Her milletin dinî inançlarından, örf ve âdetlerinden meydana gelen görgü kuralları vardır. İnsanların birlikte ve huzur içersinde yaşayabilmeleri için bu kurallara uyması gerekir. Türkler, Müslüman olmadan önce de görgü kurallarına çok önem verirlerdi. Bu kurallara uymayanlar çeşitli cezalara çarptırılırdı. Müslüman olduktan sonra İslâm´a uygun olan örf ve âdetlerini devam ettirmişlerdir.

                Görgü kurallarına uyan kimseler, sevilen sayılan kimselerdir?

Atalarımız, görgü kurallarının önemini belirtmek için ?HER ŞEY İNCELİKTEN, İNSAN KABALIKTAN KIRILIR? demişlerdir.

                İlk eğitim aldığımız yer ailedir. Görgü kuralları da önce ailede öğretilir. Anne ve babanın büyüklerine karşı gösterdikleri davranışlar, çocuklar tarafından dikkatle takip edilerek öğrenilir. Özellikle okul öncesi çağdaki çocuklarda aile fertlerinin davranışları, çocuk üzerinde çok büyük etki meydana getirir. Bu çağdaki çocukların etraflarında cereyan eden olaylar, onların ilgisini çeker, onu anlamaya, öğrenmeye çalışırlar. Onlara sorular sorar, yaptıklarını taklit eder ve onlara benzemeye çalışırlar. Bunun için anne-babalarının ev içerisindeki davranışlarına çok dikkat etmeleri gerekir.

                Anne-baba birbirlerine karşı devamlı tatlı dilli ve güler yüzlü olmalıdırlar. Yersiz tartışmalardan sakınmalı, yeri geldiğinde susmasını bilmelidirler. Konuşurken sözlerine dikkat etmeli, yanlış anlaşılabilecek sözlerden kaçınmalıdırlar. Kendi anne ve babalarına karşı saygılı olmalı, onların görüşlerine değer vermelidirler. Unutmamak gerekir ki, aynı davranışları gelecekte bizler de çocuklarımızdan bekleyeceğiz.

                Görgü Kurallarında Aile İyi Bir Örnektir?

                Aile, sevgiyi, ilk bilgileri, davranış modellerini aldığımız yuvalarımızdır. Aile ortamındaki davranış tarzları, çocukların kendi davranışlarını geliştirmelerinde son derece etkilidir. Ebeveynler fark etmese de çocuklar, daha küçük yaşlarda etraflarını gözlemleyerek davranış modelleri geliştirirler. Böylece çocukluk yıllarında başta aile ortamında edinilen izlenimlerle görgü kuralları öğrenilmiş olur.

                Görgü kuralları, toplumdan topluma bazı değişiklikler arz eder. Ancak kesin olan şudur ki görgü kuralları öncelikle ailede öğrenilir. Kültürümüzde görgü kurallarının küçük yaşlarda öğrenilebileceğini anlatan veciz söz, ?AĞAÇ YAŞKEN EĞİLİR? atasözüdür. Bu atasözü, küçük yaşlarda ailesinden bazı güzel hasletleri öğrenmeyen kişilerin ileriki yaşlarında bunları öğrenmesinin çok zor olacağını anlatır.

                Başkaları konuşurken saygı ile dinlemek ve sözünü kesmemek, yemek yerken konuşmamak, yolda yürürken yerlere tükürmemek, güzel sözler, iltifatlar ve hediyeler karşısında teşekkür etmek, toplu taşıma araçlarında yaşlılara yer vermek vb. davranışlar, küçük yaşlarda aile ortamında öğrenilir. Ailenin bu öğretici, eğitici vasfı dolayısıyla bazen aile büyüklerinin de aile ortamlarında bulunmasının faydaları vardır. Dede, anneanne, babaanne, hala ve teyze gibi yakınları arasında büyüyen çocuklar, hem onlardan bazı kültürel değerleri, görgü kurallarını öğrenirler hem de büyüklere saygılı davranma yeteneğini geliştirirler.

                Görgü kurallarına uymak, diğer insanlara saygı göstermek demektir. Diğer insanlara saygı göstermek ise kendimize saygı duyduğumuzun ayrı bir göstergesidir.