Anahtar Kelimeler: SOSYAL YARDIMLAŞMA DAYANIŞMA
  • Perşembe 14 ° / 5 ° Parçalı bulutlu
  • Cuma 18 ° / 6 ° Bulutlu
  • Cumartesi 18 ° / 6 ° Bulutlu

Balıkesir

21.11.2019

  • İMSAK 06:25
  • GÜNEŞ 07:52
  • ÖĞLE 12:59
  • İKİNDİ 15:34
  • AKŞAM 17:57
  • YATSI 19:18

İSLÂM´DA SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA...

İslâm´da sosyal dayanışma ibadetlerle yoğrulmuş ve kaynaşmıştır.

                İslâm´da sosyal dayanışma ibadetlerle yoğrulmuş ve kaynaşmıştır.

                Yardımlaşma ve Dayanışma?

                Yüce dinimizin en belirgin özelliklerinden birisi de, toplum hayatına vermiş olduğu önemdir. Kur´ân-ı Kerîm´in emirleri sevgili Peygamber Efendimizin (s.a.v.) tavsiyeleri hep sosyal hayatı güçlendirmek ve toplumun yapısını pekiştirmek, insanları mutlu etmek amacına yöneliktir.

                İslâm´ın getirdiği bu espiriyi iyice kavrayan Müslümanlar ve Müslüman toplumlar hiçbir zaman bencil olmamışlar; ? İyilikte ve fenalıktan sakınmakta yardımlaşın, günah işlemek ve aşırı gitmekte yardımlaşmayın?? (5. el-Mâide Sûresi, 2. Âyet-i kerîmesinde) belirtilen Allah´ın emrini uygulamışlardır.

                İslâm´da, sosyal dayanışma, ibadetlerle yoğrulmuş ve kaynaşmıştır. Nitekim NAMAZ, ORUÇ, HAC, ZEKÂT ve SADAKA gibi ibadetlerin hikmetlerinden önde geleni, insanlar arasında sosyal dayanışmayı sağlamaktır.

                Kur´ân-ı Kerîm´de belirtilen şekilde yardımlaşan kimselerin alacakları mûkafatı belirtilen Hadis-i Şerîf´de şöyledir:

                ?Kul, mü´min kardeşine yardımcı olmaya devam ettikçe, Yüce Allah da onun yardımcısıdır.? (Seçme Hadisler, 4. Kitap. Sh. 23)

                Asırlardır milletimizin; birliğini, dirliğini, huzur ve mutluluğunu sağlayan bu duygu ve düşüncenin her geçen gün ferdileşme sebebiyle kalabalıklar içinde yalnız kalan insanların saadeti için bir reçete olduğu gözden uzak tutulmamalıdır.

                Sosyal Dayanışma?

                Dünyada tek başına yaşayan insana rastlamak mümkün değildir. Cenab-ı Hakk´ın en mükemmel yaratığı insanın, ihtiyaç ve zaafları da oldukça fazladır. Yaşayışını sürdürebilmesi için diğer insanlara ve varlıklara muhtaçtır. Zarurî ihtiyaçlarının hepsini, kendisi tarafından giderebilmesi söz konusu olamaz. Diğer insanlarla dayanışma içinde olmak zorundadır.

                Zira Peygamberimiz (s.a.v.):

                ?Bir mü´min, diğer mü´min kardeşi için bir binanın taşları gibidir. Onların bir kısmı diğerlerine kenetlenir.? (Riyasü´s- sâlihin Trc. C. 1, S. 270) Rasul-i Ekrem (s.a.v.), parmaklarını birbirine kenetleyerek, mü´minlerin de böyle dayanışma halinde bulunmaları gerektiğini izah buyurmuşlardır.

                Kişilerin birlik içinde bulunan ve iyiliklerde yardımlaşan bir aile, dünya hayatının bütün zorluklarını kolaylıkla yener. Böyle bir aile, huzur ve saadetin zevkini de en güzel bir biçimde tadabilir. Hayatın zorluklarını yenmek isteyen bir toplumun kendi fertleri arasında birlik ve dayanışma halinde bulunması zorunludur. Sosyal hayatta huzur ve başarıya ulaşmanın temel esası da budur. Böyle bir toplum, her sahada başarılı olur.

                Bir toplumun hayat yolunda başarılı olması ve huzur bulması için fertlerinin kin ve düşmanlık duygularından arındırılmış olması gerekir. Toplum fertlerinin gönül birliği içinde bulunmaları, yardımlaşma ve dayanışma halinde olmalıdırlar.

                Toplumu teşkil eden fertlerin her biri, millî bünyenin (CEMİYETİN) bir uvzu olduğunu düşünmek; topluma karşı üzerinde bir takım görevlerin bulunduğunu idrâk etmek zorundadır!..