Anahtar Kelimeler: VERİLEN SÖZÜ TUTMAMAK
  • Perşembe 13 ° / 2 ° Bulutlu
  • Cuma 8 ° / 4 ° Bulutlu
  • Cumartesi 8 ° / 3 ° Bulutlu

Balıkesir

20.02.2020

  • İMSAK 06:26
  • GÜNEŞ 07:49
  • ÖĞLE 13:27
  • İKİNDİ 16:27
  • AKŞAM 18:56
  • YATSI 20:14

İSLÂM´DA VERİLEN SÖZÜ TUTMAMAK?

Allâh öyle bir topluma rahmet nazarıyla bakmaz.

Sözünde Durmak?

                ?Onlar emanetlerini ve ahidlerini yerine getirirler.? (23. Mü´minûn Sûresi, 8. Âyet).

                Verilen sözde durma konusunda İslâm son derece titiz davranır. İnsanlar arası ilişkilerde güven unsurunun hâkim olması için yegâne çare, ahde vefadır. Bu güven olmadan sağlıklı bir toplum hayatı mümkün olamaz.

                Bu duygunun toplum fertleri arasında bulunmaması toplumun birlik ve beraberliğini etkiler. Bu özelliği kaybeden milletin varlığı çöker, huzuru bozulur. Allâh öyle bir topluma rahmet nazarıyla bakmaz. (13. Ra´d Sûresi, 25. Ayet).

                Bu nedenle Mü´min, verdiği sözde durmanın son derece önemli olduğunu kesin olarak bilir.

Hele Allâh´ın adını anarak, O´nun adına and içerek bir söz vermişse, sözünden asla caymaz. Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.)´in Allâh´ın kıyamet gününde üç çeşit insandan davacı olacağını. Bunlardan ilkinin, ?Allâh adına and içen sonra da yemini bozan, verdiği sözü yerine getirmeyen? kimseler olduğu sözünü aklından çıkarmaz. (Buhari, İcare, 10).

                Ahidlerin yerine getirilmesi; gerek Allah´ın bize teklif etmiş olduğu ahidleri, emirleri, nehiyleri ve gerekse bizim Allâh´a veya Allâh adına diğerlerine verdiğimiz ahidleri, meşru olan her tür sözleşmeleri yerine getirmemizi ifade eder. Bu nedenle İslâm´da verilen sözü tutmak kesin olarak yasaklanmıştır.

                Hiç şüphe yok ki bir Müslümanın en belirgin özelliği sözünün eri ve dürüst olmasıdır.

Nitekim bütün peygamberler Kur´ân´da bu özellikleriyle anlatılmışlardır: ?Haberiniz olsun ki, ben size gönderilmiş güvenilir bir Peygamberim? (26. Şu´arâ Sûresi, 107, 125, 143, 162, 178. Âyetleri).

                Sözünden Caymak?

                Dinimizin hangi emir ve tavsiyesine bakılırsa bakılsın, her birinin insanlığın çektiği sıkıntılara birer deva olduğu görülür.

                Bunlardan birisi de, ahde vefadır.

                Vefa; sözünde durma. Vadini tutma ve sadakat gösterme, anlamlarına gelir ki, dinimizce çok büyük bir erdem olarak kabul edilir. Aksi olan vefasızlık, sözünden dönme ve dönekliktir.

                Bugün, içinde yaşadığımız ıstırapların sebeplerinden biri vefasızlık değil midir?

                Savaşlar, cinâyetler, kavgalar, aile içi huzursuzluklar, uluslararası anlaşmazlıklar hep bu vefasızlık ve sözünden dönmeden kaynaklanmıyor mu?

                Toplumlar, birbirlerinin sözlerine ve antlaşmalarına güven duymazlarsa, insanlık hiç dirlik ve düzen içersinde olabilir mi?

                Güzel dinimize göre SÖZÜNDE DURMA, GÜZEL HUYLARDAN birisidir. Çünkü hayat, bu güzel hasletlerle yaşanır!

                Sözünde durma, ben fertlerde hem de milletlerde faziletin ölçüsüdür. İnsanlık bu ilkelere riâyet ettiği sürece mutlu ve huzurlu olur. Kur´ân-ı Kerîm´de: ?Ey iman edenler, akitlerinizi yerine getirin?? (5. Mâide Sûresi, 1. Âyet.) ?İşte, verdikleri sözlerini bozmaları sebebiyledir ki onları lanetledik, kalplerini kaskatı kıldık?? (5. Mâide Sûresi,13. Âyet) buyurulur.

                Peygamberimiz (s.a.v.) bir hadisinde, ?Verdiği sözde durmayan gaddar kişi için, kıyamet gününde bir bayrak dikilir de (bu adam falan oğlu filana gadretmiştir.) diye ilan edilir.? (Tecrid-i Sarih, 12/157) buyurmuştur.

                Müslüman, öncelikle Allah´a verdiği sözü yerine getirmeli, O´na karşı olan kulluk görevini aksatmamalı ve insanlara verdiği sözü de tutarak ahdine bağlı kalmalıdır.

                Ayrıca Müslüman, daima özü sözü bir, kendisine güven duyulan ve itimat edilen kimse olmalıdır?