• Perşembe 14 ° / 5 ° Bulutlu
  • Cuma 14 ° / 5 ° Sağanak
  • Cumartesi 13 ° / 5 ° Sağanak

Balıkesir

12.12.2019

  • İMSAK 06:43
  • GÜNEŞ 08:12
  • ÖĞLE 13:07
  • İKİNDİ 15:31
  • AKŞAM 17:51
  • YATSI 19:16

İSLÂMİYET FITRÎ (FITRAT) BİR DİNDİR…

Cenab-ı Hakk’ın hoşnutluğuna onun sevgisine ve yardımına erişmeyi esas alır.

Cenab-ı Hakk’ın hoşnutluğuna onun sevgisine ve yardımına erişmeyi esas alır.

                İslâmiyet Fıtrî, Bir Dindir..

                İslâm, fıtrat dinidir. Bu sebeple, O insanı Cenab-ı Hakk’ın yarattığı fıtrat uyarınca ele alıp terbiye eder. Onu huzur ve mutluluğa eriştirir. İslâm, insanın sadece bir Allah’a ibadet için yaratıldığını, değerinin yüksek ve diğer yaratıklardan üstün olduğunu bildirir. Böylece, O, insanı maddî ve manevî yapısı ile bir bütün olarak kemale erdirir.

                Nitekim Cenab-ı Allâh Kur’ân-ı Kerîm’de “Biz insanı en güzel biçimde yarattık.” (95. Tîn Sûresi, 4. Âyet) buyurmaktadır.

                Rasûl-i Ekrem Efendimiz (s.a.v.) de: “Doğan her çocuk İslâm fıtratı üzerine dünyaya gelir. Sonradan ana ve babası onu Yahudi yahut Hıristiyan yahut Mecûsî yaparlar.” (Camiu’s Sağir Şerhi, Feyzu’l-kadir, c. 5, s. 33) meâlindeki hadisi ile İslâm’ın Fıtrat dini olduğunu belirtmiştir.

                İnsan, her işinde, her davranış ve düşüncesinde daima Rabbi’nin huzurunda bulunduğunun şuuruna erer. İnsan, bütün davranış ve düşüncelerinde Cenab-ı Hakk’ın hoşnutluğuna, O’nun sevgisine ve yardımına erişmeyi esas alır.

                Nitekim bütün yaratıklarda, yaradılışta kendileri için tayin edilmiş gayeye erişme yolu vardır. Bu yönü ile insan, diğer yaratıklardan ayrılır. Ancak insan, yaradılış fıtratından saparsa doğru yoldan sapmış olur. Bu durumlarda bile insan, ruhu ile yine Rabbine iltica etmek, onun yardımına ve sevgisine erişmek ister.

                Din, insan fıtratında mevcut olan kötü huyları ortadan kaldırır, onu fıtratında mevcut olan aslî inancına ulaştırır. Din, insanın ruhunu, aşırı sapmalardan korur ve onu doğrudan Rabbine yükseltir.

                İslâm’da Aşırılık Yoktur..

Kelime anlamı barış, huzur, mutluluk, esenlik ve güven olan İslam; Kur’an-ı Kerim’de ismi ve esasları Hz. Muhammed (s.a.v.) tarafından tebliğ edilen dindir.

                Allah’a teslim olan insan manasına gelen Müslümanların orta yolu izleyen bir millet oldukları Kur’ân-ı Kerîm’de belirtilmektedir. “Sizi mutedil bir millet kıldık.” (2. Bakara Sûresi, 143. Âyet).

                Haddi aşmak sınır tanımamak ve azmak manalarına gelen aşırılık; Kur’ân-ı Kerîm’de yasaklanmakta ve küfre batanların bir özelliği olarak gösterilmektedir.

“De ki: Ey Kitap Ehli! Dinimizde haksız yere haddini aşmayın…” (5. Mâide Sûresi, 77. Âyet). “İsrailoğullarından kafir olanlar, Davut ve Meryem oğlu İsa diliyle lanetlenmişlerdir. Bunun sebebi, söz dinlememeleri ve sınırı aşmalarıdır.” (5. Mâide Sûresi, 78. Âyet).

                Müslüman orta yolu izlemesi Kur’an ve Hz. Muhammed (s,a.v.) tarafından tavsiye edilmektedir.

                Haddi aşmak, aşırılık bir hastalık ve dengesizliktir. Bu hastalığa tutulanlar, hayatları boyuncu bir uçtan öbür uca gidip gelerek hem kendilerini hem de toplumu huzursuz ederler. Bazen inkârcılıkta zirveye tırmanır. Allah diyene söz hakkı tanımaz; bazen de dini emir ve yasaklarda konmuş sınırları zorlayarak, ölçü ve denge tanımadan hep ileri gitmeye gayret gösterirler.

                Allah, dinde aşırı gitmekten men etmiştir. Çünkü dinde aşırılık dini amacından saptırır. Allah’ın koymadığı hükümlerin konmasına, yasaklamadığı şeylerin yasaklanmasına yol açar.

                İslâm’da Sınıf Farkı Yoktur..

                Tarih bize gösteriyor ki, İslâm’dan önce insanlar tam bir vahşet içinde yaşıyorlardı, güçsüz olanların nerede ise yaşama hakları yoktu. Kadınlar kocalarının hizmetçisi olarak görülüyor, insan olup olmadığı tartışılıyordu, kölelerin durumu içler acısıydı. Bu zavallılara karşı merhametli olmak bile suç sayılıyordu. Eski Çin eski Avrupa veya cahiliye devrine bakarsanız aynı şeyi görürsünüz; alıp birini, vursanız ötekine aralarında fark olmadığını anlarsınız.

                İslâm güneşi doğunca işler değişti. Zulüm karanlığa gömülürken adalet ve merhamet güneşi ortaya çıktı. İnsan olma açısından insanlar eşitlendi. Herkese yaşama hakkı, din hürriyeti verildi. Adalet esas kabul edildi. Zira Cenab-ı Hak “Ey iman edenler! Allah için adaleti ayakta tutup gözeten şahitler olun. Bu topluluğa olan öfkeniz sizi adaletsizliğe sürüklemesin; adil olun.” (5. Mâide Sûresi,

5. Âyet) buyurmak suretiyle adil olmamızı emretmektedir.

                Özet olarak diyecek olursak; İslâm’da kardeşlik, hak, adalet üstünlüğü vardır. Üstünlük sadece takvadadır. Müslümanlar birbiriyle kardeştirler, kardeş gibi olmalıdır. Sınıf farkı yoktur, yasaktır!..