Kabir Sualleri!

Ömür, bize verilen en büyük nimetlerdendir ve fırsatlarla doludur!

* Akıl gibi mal, iyi huy gibi dost, edep gibi miras ve ilim gibi şeref olmaz.

   Hazret-i Ali (Radıyallahü anh)

                * Ne elbiseler gördüm içinde adam yok, ne adamlar gördüm sırtında elbise yok.

        (Mevlana)

… BU GÜNLERDE

                Bir acayip gizli düşman,

                Hedefinde milyon insan,

                Sınır bilmez, bilmez lisan,

                Saldırıyor bugünlerde.

                               Sokakta, her yerde tuzak,

                               Arkadaşın, dostun uzak,

                               Yolcu alır tahta kızak.

                               Göç oluyor, bugünlerde.

                Yayılıyor sâri illet.

                Korkarız eder sirayet.

                Yedi düvel, pek çok millet,

                Savruluyor bugünlerde.

                               Sanki Mahşer provası,

                               Evlattan kaçar babası.

                               Nefislere ömrün sorusu,

                               Soruluyor bugünlerde.

                Tanımayız saklı çehre.

                İzinle girilir şehre.

                Kolonyalar katre katre,

                Sürülüyor bugünlerde.

                               Verilir türlü izahat.

                               Hekim etmez istirahat.

                               Ancak tedbir ile rahat,

                               Olunuyor bugünlerde.

                Zihni parçalayan kezzap.

                Düşündükçe artan azap,

                Maziyle katmerli hesap,

                Görülüyor bugünlerde.

                               Zamanımız ahir zaman.

                               Afakı kaplamış duman.

                               Sabır ile parlar iman,

                               Seziliyor bugünlerde.

                İmtihandır gelir,

HAK’tan.

                Çaresi YÜCE ALLAH’tan…

                Veballerden günahlardan,

                Korkuluyor bugünlerde.             

                                          Orhan Orgarun

ÖMÜR KAÇ GÜN? (6)

                Fırsatları Ganimet Bilmeli..

                Ömür, bize verilen en büyük nimetlerdendir ve fırsatlarla doludur!

Zaman zaman, gaybdan bir fırsat treni istasyonumuza uğrar… Fakat biz gaflet uykusunda isek, yükünü boşaltmadan geçer gider. O tren bazen tekrar geldiği de olur. Fakat sizin ondakilere duyduğunuz ihtiyaç önceki gibi değildir artık…

                Haşir gününün isimlerinden biri “PİŞMANLIK GÜNÜ” (19. Meryem Sûresi, Âyet/ 39 )…

Bir diğeri de, “ALDANMA GÜNÜDÜR “ (64. Teğâbün Sûresi, Âyet/ 9)

“ÖLEN HERKES PİŞMAN OLACAK… KÖTÜLÜK YAPANLAR, KÖTÜLÜKLERİNDEN DOLAYI; İYİLİK YAPANLAR DA, DAHA FAZLA YAPAMADIKLARI İÇİN” (S. Tirmizi, Zühd 64)

                Cehennemdekiler, belki de cehennem ateşinden ziyâde pişmanlık ateşiyle yanıp tutuşacaklar. Fakat, “EY BİZİM RABBİMİZ! BİZİ BURADAN ÇIKAR; EĞER TEKRAR KÖTÜLÜĞE DÖNERSEK, GERÇEKTEN BİZ ZÂLİMLERİZ.“ (23. Müminûn Sûresi, Âyet/ 107)

“Yâ Rabbenâ, Bizi ‘DÜNYAYA TEKRAR) ÇIKAR; YAPTIĞIMIZDAN BAŞKASINI YAPALIM (SALİH AMEL İŞLEYELİM…)” DİYEREK CANHIRAŞHÂNE FERYATLARI BİR FAYDA TEMİN ETMEYECEKTİR..

Zira Cenâb-ı Hakk, “SİZE, DÜŞÜNEBİLECEĞİNİZ, SİZE ÖĞÜT ALABİLECEĞİNİZ KADAR BİR ÖMÜR VERMEDİK Mİ? HEM SİZE PEYGAMBER DE GELDİ. (Fakat siz inanmadınız). O HALDE TADIN (Azâbı)! Çünkü zâlimlerin yardımcısı yoktur.” (35. Fâtır Sûresi, Âyet/ 37) buyuruyor.

                Hayatta bize sunulan fırsatlar, bazen de, aleyhimize gibi görülen şeylerde gizlidir. Şartlar, limon gibi ekşi olabilir. Fakat biz, su ve şeker ilâve ederek o limonu, limonata yapabiliriz. Hasta mı oldunuz? Tedâviye çalışmakla beraber aynı zamanda bunu Allah’a iltica ve tazzarrûya bir vesîle yapıp mâ’nen istifade edebilirsiniz.

                Sözlerimizi Peygamberimiz (s.a.v.)’in bir hadis-i şerifleri ile noktalayalım;

                “Mü’minin hâli ne güzeldir. Eğer bir nimete mazhar olsa şükreder, sevap kazanır. Bir musibete uğrasa, sabreder yine sevap kazanır.” (5. Mûslim, Zûhd/ 64).

                Ölüm, Ölümden Sonra Dirilme!

                “Her canlı ölümü tadacaktır. Şüphesiz kıyamet günü yaptıklarınızın karşılığı size tastamam verilecektir.” (3. Âl-i İmran Sûresi, Âyet/185).

                İsrafil (a.s.)’ın sûra birinci defa üflemesinden sonra kıyamet kopacak ve evrenin düzeni bozulup dünyada yaşayan bütün canlı varlıklar aynı anda ölecek ve ikinci defa üflemesinin ardından. Bütün insanlar diriltilip dünyada yaptıklarından hesaba çekilmek üzere mahşer yerine sevk edilecek ve hesap işlemini takiben inanç ve amellerine göre cennet veya cehenneme konulacaktır.

                Şu halde bize düşen görev, şu geçici dünya yaşamında Allah’ın rızasına uygun bir hayat sürüp ebedi saadeti kazanmak olmalıdır.

                Kabir Sualleri!

                Dünyada iken i’tikadı ve ameli düzgün olan kimseler, kabirde suâl meleklerine rahat bir şekilde cevap verirler ve kabirleri genişleyerek, Cennet bahçelerinden bir bahçe hâline gelir.

                Eğer ölen kimsenin i’tikadı bozuk ise Ehl-i Sünnet i’tikadında değil ise, bid’at ehline uydu ise sorulan suallere doğru olarak cevap veremez.

                Suâl meleklerinin, Rabbin kim? Suâline, Rabbim Allah, diyemez, başka şeyler söyler. Bunun üzerine melekler, bir kere vururlar, kabir ateş ile dolar. Bir müddet bu ateş devam eder, sonunda sönmeye başlar. Fakat ateş sönmeden ateş tekrar alevlenerek kuvvetlenir. Bu hâl kıyâmete kadar böyle devam eder.

                Birçok kimse de, Din’in nedir? Suâline, Dinim İslâm, diyemez. Çünkü bu kimse dünyada iken hakkıyla İslamiyet’i yaşamıştır.

                Bazıları da, Kitabın hangisidir? Suâline, kitabım Kur’ân-ı Kerim, diyemez. Çünkü bunlar  Kur’ân-ı Kerim okumuş, fakat emirleri ile âmel etmemişlerdir.

                Bazı kimseler de, Peygamberin kimdir? Suâline, Peygamberim Muhammed Âleyhisselâm diyemezler. Çünkü, Peygamberimizi hakkıyla sevip O’nun bıraktığı yoldan gitmemişlerdir.

                Bazı kimseler de, Kıblen neresidir? Suâline, Kıblem, Kâ’be-i Şerif, diyemezler. Çünkü bunlar namazlarını muntazam olarak kılmamışlardır.

                Kabir azâbını ve kâbir hallerini akıl ile anlamak imkânsızdır. Kabirde hem rûha, hem de bedence azap vardır.

                Kabir Azâbından Allah’a Siğinmak!

                Hazret-i Aişe (r,a.) validemiz bir defasında Resûlüllah (s.a.v.) Efendimize; ‘İnsanlar kabirlerinde azâp olunacaklar mı? diye sormuş.

                Resûlüllah (s.a.v.)Efendimiz de; “Onlar (Yani kâbir azâbından) Allah’a sığınırım.” buyurmuştur.

                Hazret-i Aişe (r.a.) der ki; “Sonra Resûlüllah Âleyhisselâm kâbir azâbından Allah’a sığınmayı ashâbına emir buyurdu.

                Yine,  Hazret-i Aişe (r.a.) vâlidemiz Resûlüllah (s.a.v.) Efendimize; “Ya Resûlüllah! Medine yahudilerinden iki karı koca yanıma geldiler de, ölülerin kâbirlerinde azâp gördüklerini söylediler.” dedi.

Resûlüllah (Âleyhisselâm) buyurdular ki; “Doğru söylemişler! Hakikaten onlar öyle azâp görürler ki, o azâbı hayvanlar bile işitirler.” (Mûslim, 586)                  




Anahtar Kelimeler: Kabir Sualleri!
  • Salı 22 ° / 2 ° Güneşli
  • Çarşamba 22 ° / 5 ° Parçalı bulutlu
  • Perşembe 16 ° / 7 ° Parçalı bulutlu