Anahtar Kelimeler: KANAATK
  • Cumartesi 8 ° / 3 ° Bulutlu
  • Pazar 8 ° / 2 ° Bulutlu
  • Pazartesi 7 ° / 1 ° Bulutlu

Balıkesir

18.01.2020

  • İMSAK 06:52
  • GÜNEŞ 08:20
  • ÖĞLE 13:24
  • İKİNDİ 15:55
  • AKŞAM 18:18
  • YATSI 19:40

KANAATKÂR OL Kİ?

Kanaatkâr ol ki insanların Allah´a en çok şükredeni olasın.

                Kanaatkâr ol ki insanların Allah´a en çok şükredeni olasın.

                Kanaat Sahibi Olmak?

                Elindeki imkânlara razı olma anlamını ifade eden kanaat kelimesi geniş anlamıyla, kişinin kendisinin ve mahiyetindekilerin ihtiyaçlarını meşru sınırlar içerisinde asgari ölçüde karşılayabileceği maddî imkânlara göz dikmemesi, manalarını içermektedir. Diğer taraftan kanaat, HIRS, TAMA ve HAZLARA düşkünlük gibi kavramlarla ifade edilen, aşırı, kontrolsüz MAL ve DÜNYA TUTKUSUNUN kalpten silinmesiyle elde edilen ahlâkî ve insanî bir ERDEM olarak da değerlendirilmektedir.

                Kur´ân-ı Kerîm´de kanaat sahibi olmanın önemi üzerinde durulmuş, dünya ve mala karşı aşırı düşkünlük yerilmiştir. ?ERKEK VEYA KADIN KİM MÜ´MİN OLARAK İYİ İŞ İŞLERSE, ELBETTE ONA HOŞ BİR HAYAT YAŞATACAĞIZ.? (16. Nahl Sûresi, 97. Âyet) anlamındaki âyet´te geçen ?GÜZEL HAYAT? ifadesi de, kanaatkârlık olarak açıklanmıştır. Kanaatin bitmez tükenmez bir hazine olduğunu belirten Hz. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), ?YA RAB, VERDİĞİN RIZIKLA BENİ KANAATKÂR KIL VE RIZKI BENİM İÇİN MÜBAREK EYLE.? (Keşful-Hafa, 2/151); ?KANAATKÂR OL Kİ İNSANLARIN ALLAH´A EN ÇOK ŞÜKREDENİ OLASIN.? (İbn Mace, Zühd, 24); ?ASIL ZENGİNLİK MAL ÇOKLUĞU İLE DEĞİL GÖNÜL ZENGİNLİĞİDİR? (Buhari, Rikak, 15) buyurarak, kanaatkâr olmanın hayırlı neticesine dikkatimizi çekmiştir.

                Kanaatkâr olmak, insanların yoksul yaşamalarını özendiren bir anlayış olarak yorumlanamaz. Nitekim İslâm âlimleri, Yoksulluğa, Sefalete, Miskinliğe, aile ve toplumların yokluk ve darlık içinde kalmasına yol açabilecek yanlış kanaat anlayışlarını dinimizin kabul etmediğini belirtmişlerdir.

                Kanaat Ve Tevekkül?

                Kanaat, insanın elindekiyle yetinmesi, başkalarının malına göz dikmeyecek şekilde nefsini terbiye etmesi, açgözlü ve haris ruhlu olmaması demektir. Nefsini bu şekilde terbiye eden bir insan, az da olsa kendi kazandıklarına razı olur, başkalarının sahip oldukları servet ve nimetlerinden ötürü kederlenmez, ekonomik bakımdan kendisinden üstün olanlara kin ve nefret asla gütmez.

                Kanaat demek; bir lokma ve hırkaya razı olmak, tembelce oturmak, Yüce Allah´ın bu kâinata bolca saçtığı nimetlerden yararlanmamak değildir. Bu anlayış yanlıştır.

                Çünkü İslâm bir taraftan kanaatkâr olmamızı tavsiye ederken, diğer bir taraftan dünyadaki nasibimizi almayı unutmamamızı bize hep hatırlatmaktadır. (28. Kasas Sûresi, 77. Âyet)

                Tevekkül ise bir iş için gereken tedbirleri aldıktan sonra istenilen sonucu Allah´tan beklemektir. Her kim gerçek anlamda Allah´a TEVEKKÜL ederse bilsin ki, Allah kendisine yeter. (65. Talâk Sûresi, 3. Âyet) Ne var ki bazı insanlar tevekkülü yanlış anlıyor; ulaşılmasını arzu ettikleri hedefe varmak için yapılması gereken işleri yapmadan ?BİZ ALLAH´A TEVEKKÜL ETTİK? diyerek hazıra konmak istiyorlar. Devesini salı verip ?ONUN ZAYİ OLMAMASI İÇİN BEN ALLAH´A TEVEKKÜL ETTİM? diyen bir adama bu yaklaşımının yanlış olduğunu bildirmek için Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.); ?DEVENİ BAĞLA, ONDAN SONRA ALLAH´A TEVEKKÜL ET!? (Tirmizi, Kıyamet, 60) diye ihtarda bulunmuştur.

                Sonuç olarak şu hâlde. Tevekkül hiçbir şey yapmadan, tembelce oturmak değil, sebeplere sarıldıktan sonra sonucu Allah´tan beklemektir.