BOZLAK
BOZLAK
Tarih: 2.8.2017 16:49:35
Taylan Özgür KÖŞKER (Güne Özel Hikayeler)

                Bir başka, büyülü bir dünyadan gelir gibidir sesleri onların. Seslerinde onca yüz yılların acılarını, sevinçlerini, özlemlerini, öfkelerini günümüze taşırlar. Bizi bizden alırlar.

                Dinledikçe kendinizden geçersiniz, kendinizi bulursunuz. O sözlerin derinliğinde kaybolursunuz. Saatlerce hatta günlerce bile dinleyebilirsiniz. Hepsinde o özü bulursunuz. Sanki olgunlaşmış, dallarından sarkan olgun meyve gibidir onları dinlemenin tadı. İçli, yanık sesleriyle tüm sözleri havalandırırlar. Lirik, duygulu...

                Son temsilcilerinden biri Neşet Ertaş´tı. Hacı Taşan, Muharrem Ertaş, Çekiç Ali... Günümüzde bu geleneği sürdürmeye çalışan yetenekli, usta sanatçı İsmail Altunsaray...

                Ezgilerinde Pir Sultan Abdal´ın, Karacaoğlan´ın, Dadaloğlu´nun, Aşık Veysel´in ağırlığını taşırlar.

              Bugün ayın ışığı

              Elinde bal kaşığı

              Yine nerden geliyon da               

              Mahlenin yakışığı

                     Vay nerdesin nerdesin

                     Kaldır camın perdesin

                     Diyeceğim çok amma

                     Pek kalabalık yerdesin...

              Vay ne olur ne olur

              sevda sırıynan olur

              gözdür alemi gezer de

              gönül biriynen olur

                     karşıdan geçti gelin

                     elinde testi gelin

                     sallan boyun göreyim

                     gençliğim geçti gelin...

                Bu geleneğe Abdal geleneği denilir. Abdallar, yöredeki tüm düğünlere davulları, zurnaları, kemanlarıyla gelirler. Genelde güneş yanığı, esmer, kederli bir yüzleri vardır. En hareketli türkülerinde bile derinden gelen bir hüznü duyumsarsınız.

                Çocukluğum Kırşehir´de geçti benim. Bu güzel insanları tanıdım, gördüm. Şenlendirdikleri düğünlerde onları gözledim. Hiç kimseye en ufak bir zararları, bir kem sözleri olmamıştır. Her zaman saygılı, ölçülü bir tavırla sanatlarını sunan bu insanlar Anadolu kültürünün en güzel örneklerindendir.

              Karanfil suyu neyler

              Güzel kokuyu neyler

              İki baş bir yastıkta

              O göz uykuyu neyler

                     Leylam yar Leylam yar

                     Her gün akşam böyle yar

                     Küstüysen söyle yar söyle yar

              Karanfil deste gider

              Kokusu dosta gider

              Sevip de alamayan

              Gurbete hasta gider...

                Buraya kadar Neşet Ertaş alır, sonrasında ozanın babası usta sanatçı Muharrem Ertaş sürdürür:

                     karanfil katar oldu.

                     ayrılık yeter oldu.

                     şu benim nazlı yarim,

                     burnuma tüter oldu...

                Bu duyarlı, coşkulu sanatçıların açıkça bir reklamları bile olmamıştır. Onları elbet tanıyan tanıyordur. Bilen biliyordur. Onlar, hiçbir şekilde birbirlerini taklit etmeden kendi iç dünyalarına göre bir sentez oluşturup söylerler. Çok başarılı, orijinal bir sentezdir bu. Her zaman yeni bir zevk ve güzellik peşinde koşan bir sanatçı portresi çizerler. Saz çalarlar. Bazen uda, bazen cümbüşe benzer sesler duyarız. Sazın telleri üzerindeki parmakların ve tezenenin kelebekler gibi uçuştuğunu duyumsarız. Hepsinin kendilerine özgü bir rengi, kokusu vardır.

                   Aşağıdan kalktı bir akça geyik

                   Kırıktır kollarım tutmuyor seyik

                   Mahı camalın görünce titirer kayık

                   Kızılırmak senden geçti bir gelin

         Taramış zülfünü kırkmış kabadan

         Ayrı düşmüş anayınan babadan

         Bir gelin tezikmiş büyük obadan

         Yayla sana sökün etti bir gelin

                   Aşağıdan kalktı cenderin özü

                   Aşkınan ağlattın gelin sen bizi

                   Şöyle duruşun da değer yüzbin kırmızı

                   Yayla sana sökün etti bu gelin...

                Bir zamanlar Avrupalı bir yazarın Yaşar Kemal´in İnce Memed romanı için, "Bu roman, vahşi ve muhteşem bir türküye benziyor..." dediği gibi. Bu türküler, bambaşka, büyülü diyarların muhteşem seslerinin türküleridir. Orta Anadolu´daki Abdal aşiretlerinin türküleridir.

               Muharrem Ertaş, Çukurovalı Ozan Dadaloğlu´nun şu sözlerini de havalandırmıştır,

              kalktı göç eyledi avşar elleri,

              ağır ağır giden eller bizimdir.

              arap atlar yakın eder ırağı,

              yüce dağdan aşan yollar bizimdir.

                        belimizde kılıncımız kirmani,

                        taşı deler mızrağımın temreni.

                        hakkımızda devlet etmiş fermanı,

                        ferman padişahın, dağlar bizimdir.

              dadaloğlu´m birgün kavga kurulur,

              öter tüfek davlumbazlar vurulur.

              nice koçyiğitler yere serilir,

              ölen ölür, kalan sağlar bizimdir...

                 Aşık geleneğinden gelen usta yazar Yaşar Kemal´in, Neşet Ertaş´ın, Pir Sultan Abdal´ın, Dadaloğlu´nun, Aşık Veysel´in, Muharrem Ertaş´ın, Hacı Taşan´ın, Çekiç Ali´nin ve bilcümle ozanların yüzü suyu hürmetine...

Anahtar Kelimeler: BOZLAK
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
UYKUNUN BEKÇİLERİ ( RÜYALAR ) (13 Aralık 2017 - Çarşamba)
KALEMİNİN DEĞDİĞİ YER (26 Kasım 2017 - Pazar)
YAŞAR KEMAL´LE KONUŞTUM (27 Ekim 2017 - Cuma)
REFERANDUMUN FATURASI BAŞKANLARA (25 Ekim 2017 - Çarşamba)
ALLI TURNAM (07 Eylül 2017 - Perşembe)
TEMMUZ ÖLÜMLERİ (05 Temmuz 2017 - Çarşamba)
GÜLMECE (17 Haziran 2017 - Cumartesi)
ŞARLO (03 Haziran 2017 - Cumartesi)
SEN KARIŞMA (08 Mayıs 2017 - Pazartesi)
İLK SÖZLER (02 Mayıs 2017 - Salı)
Söyleşi (20 Nisan 2017 - Perşembe)
BABAM (17 Mart 2017 - Cuma)
KÜLEBİ (07 Mart 2017 - Salı)
SABAHATTİN ALİ (17 Şubat 2017 - Cuma)
KORNA (01 Şubat 2017 - Çarşamba)
YAŞAR KEMAL (21 Ocak 2017 - Cumartesi)
KİTAPLARDAN FİLMLER (31 Aralık 2016 - Cumartesi)
EDEBİYATIN TARİHİ (07 Aralık 2016 - Çarşamba)
BEYAZ TÜNEL (14 Kasım 2016 - Pazartesi)
ŞİİR UYANDIRIR (07 Kasım 2016 - Pazartesi)
GÜL NİNE (23 Ekim 2016 - Pazar)
EDEBİYAT KARIN DOYURUR MU? (10 Ekim 2016 - Pazartesi)
ÖĞRETMENLERİMİZ (22 Eylül 2016 - Perşembe)
HÜSEYİN GÜNEY (06 Eylül 2016 - Salı)
Köy (16 Ağustos 2016 - Salı)
KÜÇÜK KARABALIK OLMAK (29 Temmuz 2016 - Cuma)
KIŞ MEVSİMİ BİR YOL HİKÂYESİ (11 Temmuz 2016 - Pazartesi)
ŞAHMERAN (26 Haziran 2016 - Pazar)
ANLATIM (16 Haziran 2016 - Perşembe)
YAZININ PEŞİNDEN (31 Mayıs 2016 - Salı)
RÜYALARIN PEŞİNDEN (21 Mayıs 2016 - Cumartesi)
FELSEFE NEDİR? (12 Mayıs 2016 - Perşembe)
Kaçan Uykuların Peşinden (04 Mayıs 2016 - Çarşamba)
DENİZ ÖYKÜLERİ (27 Nisan 2016 - Çarşamba)
Çocuklarla (20 Nisan 2016 - Çarşamba)
ÖYKÜ YAŞAMDIR (13 Nisan 2016 - Çarşamba)
HİNDİ´NİN DOSTLUĞU (06 Nisan 2016 - Çarşamba)
EKİN (30 Mart 2016 - Çarşamba)
KIRLANGIÇ (23 Mart 2016 - Çarşamba)
ATLILAR (16 Mart 2016 - Çarşamba)
TARLA SİNCABI (09 Mart 2016 - Çarşamba)
Ah Tamara (02 Mart 2016 - Çarşamba)
Altın (24 Şubat 2016 - Çarşamba)
Sayfa:
Reklam

/resimler/2017-11/13/0916421674863.jpg

/resimler/2017-11/25/1502214546021.jpg

/resimler/2017-12/9/0919525572697.gif

/resimler/2017-12/4/1259056175366.jpg

/resimler/2017-12/13/0938306259148.jpg

/resimler/2017-12/13/0945295486108.jpg

/resimler/2017-11/28/1017556312309.jpg

avşa adası otelleri

bandırma web tasarım

erdek otelleri

 

Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Balikesir için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:30 08:14 13:14 15:38 17:56 19:28
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar