Aran KARAN


MİLLÎ HÜSRAN

MİLLÎ HÜSRAN


   Ülkemizde özellikle futbol denilince akan sular durur. Ülke olarak tabiri caizse Futbolla yatar futbolla kalkarız. Kahvede, sokakta, iş yerinde nerde olursak olalım Futbolsuz yapamayız. Ofsayt, penaltı gibi pozisyonlar için günlerce hatta haftalarca tartışırız. Çok üzücü ama ne yazık ki kimi zaman Tutkunu olduğumuz armanın uğruna canımızı feda edecek kadar da holiganlaşırız.                                                                                             

   Tabi konu futbol olunca da herkesin gönlünde bir aslan yatıyor. Hemen hemen hepimiz hayranı olduğumuz renklere canı gönülden bağlıyız. Hal böyle iken Futbol kimi kalplerde Bordo Beyaz bir heyecan ile atarken, kimi kalplerde Bordo mavi bir heyecan ile çarpıyor. Bu sevda kimi zaman Sarı Lacivert bir aşkın, kimi zaman da Sarı Kırmızı bir sevginin ifadesi olarak yaşanıyor. Kimi kalplerde Siyahla Beyazın hüzünlü aşk hikâyesi, kimi kalplerde Yeşille Beyazın romantik dansı gibi vücut buluyor. Kısacası gönül verdiğimiz, uğruna besteler yapıp, şarkılar bestelediğimiz renklerimiz bizim sadece sevdamız değil en özelimiz en vazgeçilmezimiz olarak yaşamımızda büyük bir önem arz ediyor.

  Ama tüm bu renklere duyulan sevda her kalp de ayrı bir sevgi ile atsa da konu Türk Millî takımı olduğunda tüm kalpler tek renk, tek yürek, tek vücut oluyor. Ay yıldızlı kırmızı beyaz renkler Millî bir duygu ile hepimizi ortak bir noktada birleştiriyor. Millî takımın elde ettiği zaferler bizim sevincimiz bizim mutluluğumuz olarak bizleri onurlandırıp gururlandırıyor.

Son yıllarda ne yazık ki Millî takım söz konusu olduğunda başarılardan daha çok maalesef hep üzücü olaylarla karşılaşıyoruz. Soyunma odalarından yansıyan pirim konuşmaları, Arda Turan´ın Gazeteci Bilal Meşe´ye saldırısı, Gurbetçi futbolcular Hakan Çalhanoğlu-Gökhan Töre ve Ömer Toprak arasında yaşanan kavga olayları, Fenerbahçe takım kaptanı millî kaleci Volkan Demirel´e kendi ülkemizde kendi stadımızda küfür edilmesi ve Volkan´ın millî maç öncesi stadı terk etmesi, Yine Fatih Terim´in millî takım teknik direktörü iken Çeşme Alaçatı´da damadıyla karıştığı kavga neticesinde görevinden alınması son yıllarda Türk milllî futbol takımı denilince ilk akla gelen krizler olarak gündeme yansıdı.

  Tüm bu olumsuzlukların yanı sıra Dünya kupalarına sadece 3 kez, Avrupa şampiyonalarına 4 kez katılmamız netice olarak sportif başarısızlığımızın en bariz örnekleri. Uluslararası turnuvalarda istikrarlı bir şekilde yer almamamızın yanında birde son oynadığımız Avrupa liginde bir alt lige düşmemiz hepimizin kalbini sızlatırken büyük bir hüsran yaşamamıza sebep oldu. Türk futbolu gerek karakter olarak gerekse sportif olarak ileri gitmiyor. Bunun en güzel yansımasını da Millî takımızda görmek mümkün.

  Oynadıkları dönemlerde kendi kulüplerinde ve millî takımlarda büyük izler bırakan bir zamanların saygın futbolcuları, Metin Oktaylar, Turgay Şerenler, Cemil Turanlar, Can Bartu´lar dan geldiğimiz noktada milli takım kampında adları kavgaya karışan futbolcularımızı görünce insan ister istemez sormadan edemiyor nereye gidiyoruz biz. Sözleşmelerini imzalarken Euro ve Dolar üzerinden kapı açan, son model lüks araçlarla hayatlarını doya doya yaşayan futbolcu kardeşlerimizin aldıkları paralarda gözümüz yok, ama konu milli takım olduğunda o milli formanın hakkını verin be kardeşim bu millete bu coşkuyu bu sevinci çok görmeyin.

  Son olarak Sayın Spor Bakanım size bu noktada büyük bir görev düşüyor. Bir an önce radikal kararlar alarak bu kanayan yaraya derhal neşter vurun. Sizin önderliğinizde Türk Futbolunu tüm kurum ve kuruluşlarıyla hep birlikte ayağa kaldıralım. İlk önce kulüplerimizi düşmüş oldukları borç batağından kurtarmak için tıpkı UEFA da olduğu gibi mali bir disiplin getirelim. Büyük küçük ayrımı yapmadan tüm kulüplere yaptırımları uygulayalım. Kulüplerin aşırı borçlanmasına neden olan yabancı futbolcu kuralını gözden geçirelim,14 yabancı futbolcu yerine mali tabloyu düzeltene kadar yabancı futbolcu sınırlamasını sembolik olarak 3 futbolcu ile sınırlayalım. Euro ve dolar olarak sokağa döktüğümüz paralarımızı heba etmeyelim. Türk Futbolunun başına futbol içinden gelmiş futboldan anlayan bir adam getirelim. Özelliklede Milli takımın başına kendi içimizden yerli bir hocayı monte edelim. Tüm takımlarımıza Alt yapılarından yetişecek yeni futbolcular için verilen teşvikleri daha da arttıralım. Başta futbol olmak üzere tüm spor branşlarında devşirme sporcular yerine ATATÜRK ´ün söylemiş olduğu" ben sporcunun zeki çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim"  sözüne uygun olarak yeni nesillerin yetişmesi için düğmeye basalım.                   ARAN KARAN                                      

twitter.com/adige1864arnkrn / arnkrn1907@gmail.com



  • Pazar 34 ° / 20 ° Güneşli
  • Pazartesi 36 ° / 20 ° Güneşli
  • Salı 35 ° / 20 ° Gök gürültülü sağanak yağış

Balıkesir

05.07.2020

  • İMSAK 03:47
  • GÜNEŞ 05:40
  • ÖĞLE 13:18
  • İKİNDİ 17:15
  • AKŞAM 20:47
  • YATSI 22:31
  • BIST 100

    115.748%-0,99
  • DOLAR

    6,8672% 0,21
  • EURO

    7,7212% 0,23
  • GRAM ALTIN

    392,38% 0,27
  • ÇEYREK ALTIN

    647,427% 0,27