100 yıllık terane ya da Bandırmalıların paraları nerelere harcanıyor?
100 yıllık terane ya da Bandırmalıların paraları nerelere harcanıyor?
Tarih: 5.5.2019 17:56:01
Ulaş Töre SİVRİOĞLU

100 yıllık terane ya da Bandırmalıların paraları nerelere harcanıyor?

Geçen hafta Marmara Adası´nda tarihi evlerle ilgili bir projedeydim. Elime Balıkesir Büyükşehir Belediyesi tarafından basılan naçizane ve muhteşem (!) bir tarih kitabı geçti. Taha Ün tarafından kaleme alınan 2016 tarihli kuşe kâğıdına basılmış 200 sayfalık,  100 Yıllık Terane adlı geç keşfettiğim bu nadide eseri Bandırmalı okuyuculara da tanıtmak istedim.

 Kitap özetle Sultan II. Abdülhamid devrinde yayınlanan bir takım muhalif gazetelerin haberleri ile günümüzdeki gazete başlıklarını karşılaştırıyor ve günümüzle Sultan Hamid zamanı arasında bir takım yarı gerçek yarı hayali benzerlikler kuruyor. Bunu yaparken de ne bir tarihsel metot ne de objektif bir tutum takınma gereği görmüyor. Kitap tarihsel bilgi açısından zaten hatalarla dolu... Örneğin tarihimizin önemli olaylarından biri olan 31 Mart Vakası kitabın muhtelif yerlerinde “31 Mart Darbesi” olarak geçiyor. Yazar “31 Mart Darbesiyle”, Hareket Ordusunun İstanbul´da 31 Mart ayaklanmasını bastırmasını kastediyor. Elbette 31 Mart Vakası esnasında yaşananlara değinmeden Hareket Ordusu´nu “darbe yapmakla” hatta İstanbul´u “işgal” etmekle itham ediyor (s.17). Yazarımıza göre içinde bölücü çetelerin de bulunduğu bu Hareket Ordusu 22 bin kişilik gücüyle İstanbul´u işgal etmiş (s.201). Yazar Hareket Ordusu´nun bu darbesini “15 Temmuz hain darbe teşebbüsüyle” benzeştiriyor.

Tarihi bilenler bilir Hareket Ordusunun kurmay subaylığını Mustafa Kemal yapmıştı. Böylece büyük tarihçimiz Taha Ün sayesinde Mustafa Kemal´in Hareket Ordusuyla birlikte İstanbul´u işgal ettiğini darbeye katıldığını bu darbenin de 15 Temmuz´a benzediğini öğreniyoruz. Gerçi Taha Ün´ün böyle bir hata yapması doğal zira kendisi de “Bizler tarihçi değiliz, bizler büyük iddiaları ola araştırmacı yazarlar da değiliz” diyerek (s.19) büyük bir tevazu gösteriyor. Ama bu mütevazı kişiliğine rağmen yazarımız hiç de küçük sayılmayacak “keşif” ve yorumlarıyla adeta tarihçilikte çığır açmayı da ihmal etmiyor. Mesela Ziraat Bankasının kurucusu olan ve resimleri hâlen de her Ziraat Bankası şubesinin şeref köşesinde yer alan Mithat Paşa´nın “33. Derece mason, frengili ve alkolik, alçak, küstah biri” olduğunu (s.182) öğreniyoruz. Yine Tanzimat Döneminin büyük devlet adamlarından Keçecizade Fuat Paşa´nın “yalancı, halkını aşağılayan, ihanet sembolü”  (s.196) biri olduğunu okuyoruz. İttihat Terakki çetelerinin İstanbul´u ateşe verdiklerini şehri yaktıklarını öğreniyoruz (s.201). Sayfalar Osmanlı Devletinin modernleşmeci tüm devlet adamlarına böyle çocuksu daha doğrusu ergen ağzıyla yapılan iftiralarla devam edip duruyor. İyi ki yazarımız “büyük iddialardan uzak duran” mütevazı biri yoksa okuyucunun hali ne olurdu bilmiyorum.

Bu kadar da değil 100 Yıllık Terane isimli kitabın takdimini tam da böyle bir kitaba yaraşır “büyük” bir tarihçi olan Kadir Mısıroğlu üstadımızın kaleme aldığını görüyoruz. “Büyük tarihçimiz” Kadir Mısıroğlu yeryüzünde yaşanan tarihsel olayların daima birbirini tekrar ettiğine dair bir takım feylesofik kuramlardan sonra II. Abdülhamid´e yapılan kötülüklerden, modernleşme çabalarının yol açtığı yaralardan yakınıyor. Neyse ki ardından “külli hâlin yezul” yani her hal gelip geçicidir diyerek okuyucuyu rahatlatıyor ve “Tanzimat´la başlayıp Kemalist inkılaplarla kemâle eren bu menfilik (kötülük) elbet zâil olacaktır” diyerek “içimizi rahatlatıyor”. Devamla büyük mütefekkir Mısıroğlu, Kemalist devrimler denilen  “şerrin galebelerinin” uzun asırlar devam edemeyip nihayet 1950´lilerde zayıfladığını böylece Tanzimat´la başlayan ve 100 sene süren bu manevi menfiliklerin Güneş tutulmasına uğradıklarını sözlerine” ekliyor (s.9).

 “Kuva-yı Milliye” şehri olmakla övünen Balıkesir´in Büyük Şehir Belediyesi, böyle bir kitap yayınlıyor. Kitap Kuva-yı Milliye´nin kurucu kadrosu olan İttihatçıları hain, darbeci ilan ediyor.  Mustafa Kemal´in da içinde yer aldığı Hareket Ordusu´nun İstanbul´u işgal ettiğini iddia ediyor ve bu kitabın da takdimini “keşke Yunanlılar kazansaydı” diyen Mısıroğlu yapıyor. Ne diyelim? Bu kitapları kendi imkânlarıyla çıkarsalar yazarların şahsi görüşüdür size ne denilebilir. Ama Büyükşehir tarafından basılan bu tür yayınlarda ne yazık ki hepimiz ister istemez katkıda bulunuyoruz. Umarım yeni yönetim Balıkesir´de kamu kaynakları yardımlarıyla basılan bu kitaplar konusunda biraz daha dikkatli olur ve yada en azından Bandırmalıların bütçesini artık bu tür “teranelere”  ortak etmez.

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa:
DOLAR
5.6889
EURO
6.2847
Reklamlar

 /resimler/2019-8/30/0133327978785.gif

/resimler/2018-9/30/1528469501556.jpg

Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Balikesir için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:37 08:20 13:21 15:46 18:04 19:35
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Bu dünya çalışma yeridir. Ücret alınacak yer, ahirettir.

İMAM-I RABBANİ (R.A)
1520 Yavuz Sultan Selim Hanı`ın vefatı
1922 Emirdağ ve Ezine`nin kurtuluşu.
1980 İran-Irak savaşı başladı
-Her 4 Amerikalıdan biri mutlaka televizyonda görünüyor. (Sokakta her 4 kişiden 1 imza dağıtıyormuş düşünsenize) -Uyurken televizyon seyrederken yaktığımızdan daha fazla kalori yakıyoruz. (Demekli televizyonla uyutuluyoruz) -Bir karıncanın koku alma yet

İlginç Bilgiler 5