Mustafa KOÇAL (BALIKESİR RÜZGARI)


17 ARALIK OPERASYONUNU OLMAMIŞ

17 ARALIK OPERASYONUNU OLMAMIŞ


Türküm, doğruyum, çalışkanım.

İlkem, küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.

Ülküm, yükselmek, ileri gitmektir. Ey büyük Atatürk! Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım Türk varlığına armağan olsun.

 

17 Aralıkta yapılan yolsuzluk ve rüşvet operasyonunda olanları kısaca bir hatırlayalım. Hatırlayalım ki bu gün söylenenlerle karşılaştıralım. Eski içişleri bakanı Muammer Gülerin oğlunun evinde yapılan aramada para sayma makinesi, 6 adet para kasası ve paralar  bulundu. Muammer Güler bunlar için “evde bulunan kasalar oğlum iş yerlerini kapattı. Oradaki para kasalarını eve getirdi. Paralarda villasını sattı onun paraları” dedi. Şimdi Muammer Güler ne diyor? “Gezi parkı olaylarını yapanlar bu komployu kurdular” diyor. 40 gündür konuşmayan bey efendi. Şimdi “olayı gezi parkı olaylarını yapanlar yaptı” diyor. El insaf muammer bey ilk günler böyle bir şey söylemedin. Her halde kulağına bir şeyler fısıldanmış olmalı ki şimdi böyle konuşuyor. Savcılar ve hâkimle değişti operasyonu yapan polisler başka yerlere gönderildi. Geriye bu materyalleri oraya koyanların bulunması kaldı. İş gezi parkı olaylarına katılan bir garibanın bulunmasına kaldı. Başbakan “milli irade yolsuzluklar izin vermez” diyor. Milli irade yalnız AKP’ye oy verenlerse. Yani evde zor tutulan % 50 ise. Bu yolsuzlukların üzeri örtülecek demektir. Şayet geri kalan % 50 kastediliyorsa işte o zaman bu yolsuzluk ve rüşvet olaylarının üzeri kapatılamaz. Evde zor tutulan % 50 kalben inanmış olmasına rağmen dili ile böyle bir olayın olduğuna inanmıyor. Adını da başbakan gibi koymuşlar bile. Dış güçler ve faiz lobisinin komplosu diyorlar.

 

Hüseyin Çelik Gaziantep’te “ bu söylenenlere inanmayın. Siz bize inanın” diyor. Yani bu olay olmamış gibi davranıp. Böylelikle de milleti söylediklerine inandırmaya çalışılıyor. Zafer Çağlayan da “bir iftira atıldı. Suçsuzluğumuz ispatlanacak” diyor. Bülent Arınç Bursa da “yolsuzlukla mücadele etmek için iktidar olan bir parti. Yolsuzluk yapar mı? Siz bu dedikodulara inanmayın” diyor. O zaman bu yolsuzluğu acaba kim yaptı? Bu yolsuzluğu kimin yaptığını buldum. Bunu yapsa yapsa muhalefet yapmıştır. Beklide dedikleri gibi, dış güçler yapmıştır. Bülent beye inanmak durumundayız. Çünkü Müslüman yolsuzluk yapmaz. Müslüman yalan söylemez. Bizim Allah’ımız var diyorlar. Tövbe hâşâ Allah yalnız AKP’lilerin Allah’ı. Düzce milletvekili Allah’ın bütün vasıfların üzerinde taşıyan bir dünya lideri, diye Erdoğan’ı Allah ile bir tutmadı mı? Böyle bir lidere sahip olan parti yolsuzluk yapar mı? Onun için Bülent beye inanmak durumundayız.

 

40 gün önce Erdoğan Bayraktar ne demişti?  “ Suçlandığım imar değişiklerini başbakan yap dedi. Bende yaptım! Ben görevimden ve milletvekilliğinden istifa ediyorum. Başbakanında istifa etmesi gerekir” diye canlı yalında söylememiş miydi? Başbakan ile 1,5 saat görüştükten sonra “ hadimi aşan bir hareketle milletvekilliğinden de istifa ediyorum dedim. Başbakanımdan ve dava arkadaşlarımdan özür diliyorum” diyerek istifasını geri aldığını açıkladı. Hem de başbakana “Erdoğan Bayraktarı ikna mı ettiniz” sorusuna verdiği cevap “ ben neden ikna edeceğim? Kendisinin özür dilemesi gerekir” demesinden hemen sonra bunları söylemesi manidar değil mi?

 

17 Aralıkta yapılan operasyonda yolsuzluk ve rüşvet olaylarına karıştığı iddiası ile tutuklanan İran uyruklu birisi için. Hayır, sever birisi denmedi mi? Ayni zamanda mallarına el konmadı mı? Bütün rüşvet olaylarına adı karışan bu şahıs değil mi? Neden bunun mallarına el konduğu halde. Neden şimdi mallarına el konma kararı kaldırıldı?  Bu kişinin kimlere rüşvet verdiği telefon konuşmaları kaydı ile belli. Bunun mal varlıklarına el konma kararının kaldırılmasının nedeni ne olabilir? Bildiğim her şeyi anlatırım demiş olabilir. Çünkü konuşursa kimlerin bu rüşvet olaylarına karıştığı ortaya çıkacaktır.

 

Gelelim ilk zamanlar konuşmayanların şimdi neden konuştuklarına. Erdoğan bayraktarın geri dönmesi her şeyi açıklıyor. Başbakan ile görüştükten sonra hem söylediklerinden dolayı özür diliyor. Hem de istifadan vazgeçiyor. İlk açıklamasında yapılan imar değişiklerini başbakan yap dedi bende yaptım. Başbakanında istifa etmesi gerekir. Derken bu olayda olanları kabul etmiş olmasına rağmen. Şimdi “mesnetsiz iddialar” diyor. Dün mesnetli olan olaylar. Bu gün birden bire nasıl mesnetsiz hale geldi. Bunların mesnetsiz hale nasıl getirildiğini başbakan bayraktara anlatmış olmalı ki. Bayraktar dün mesnetli dediği şeylere bu gün mesnetsiz diyebiliyor. Böyle makamlarda olanlar. Ay gibi, güneş gibi kararlı olmalıdırlar. Söğüt ağacı gibi rüzgârın estiği yöne doğru eğilmemelidirler. Her şey ayarlandı. Vaziyet berkemal hale getirildi. 40 gündür konuşmayanlar bu gün bülbül gibi şakımaya başladı. Bu mızrak bu çuvala sığmaz. Cin lambadan çıktı. O lambaya tekrar girmez. İktidar 17 Aralık operasyonu olmamış gibi göstermeye çalışıyor. Bu kadar konuşulanları ve olayları olmamış gibi göstermek milleti aptal yerine koymaktır. Saygılarımla.

 

Yaşasın Türkiye cumhuriyeti! Yaşasın Atatürk milliyetçiliği! Yaşasın Türk milleti! Yaşasın Atatürk sevdalıları!

 

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE! 05 – 02 – 2014 Mutafa KOÇAL




  • Cumartesi 8 ° / 3 ° Bulutlu
  • Pazar 14 ° / -1 ° Parçalı bulutlu
  • Pazartesi 18 ° / 1 ° Güneşli

Balıkesir

22.02.2020

  • İMSAK 06:23
  • GÜNEŞ 07:46
  • ÖĞLE 13:27
  • İKİNDİ 16:28
  • AKŞAM 18:58
  • YATSI 20:16
  • BIST 100

    116.829%1,03
  • DOLAR

    6,0958% -0,09
  • EURO

    6,6177% 0,48
  • GRAM ALTIN

    322,42% 1,48
  • ÇEYREK ALTIN

    531,993% 1,48