Mustafa KOÇAL (BALIKESİR RÜZGARI)


2013 SENESİ OLAYLARINI HATIRLAYALIM

2013 SENESİ OLAYLARINI HATIRLAYALIM


Türküm, doğruyum, çalışkanım.

İlkem, küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.

Ülküm, yükselmek, ileri gitmektir. Ey büyük Atatürk! Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım Türk varlığına armağan olsun.

Her yıl yeni bir yıla girerken, yeni yılın vatanımıza, milletimize hayırlar getirmesini temenni ederiz. 2013 senesine girerken de ayni temennilerde bulunduk. Çok biliyorum diyen! En çok hata yapandır. İktidarda ben yaparsam olur. Biz biliriz gibi söylemlerin içersine giriyor. Bu nedenden dolayı 2013 senesi ülkemiz için çok kötü bir yıl olarak geçti.

2013 bütçesinin kabulünden sonra hükümet adına teşekkür konuşmasını yapan başbakan yardımcısı Bülent Arınç Kürt kardeşlerimiz ne isterlerse vereceğiz demişti. Evet, Bülent beyin dediği gibi ne istedilerse verildi. Bu gün geldiğimiz noktaya baktığımızda bunu daha iyi görüyoruz. Adamlar senelerdir Kürdistan diyordu. Nihayet bu Kürdistan sözünü başbakan Diyarbakır da büyük bir zevkle söyledi. Barzani ile buluşmasında “ Kürdistan halkına selamlarımı gönderiyorum” diyerek. İktidar olarak Kürdistan’ın varlığını kabul ettiğini ilan etti.

Senenin başlarında Öcalan ile görüşmeleri sıklaştırdılar. Biz görüşmüyoruz devlet görüşüyoruz demeye başladılar. Daha önceleri “bize Öcalan ile görüşüyorlar” diyorlar. “Bunu ispatlamazlarsa şerefsizdirler” diyenler artık alenen görüşmeye başladı. “Görüşmelerde Öcalan’ı silah bırakma noktasına getirdik” diye sevinmeye başladılar. Barış süreci adını verdikleri bir dönem başlatıldı.

Nevruzda Diyarbakır BDP milletvekilleri tarafından Öcalan’ın mektubu Kürtçe ve Türkçe okundu. Kendilerince yaptıkları antlaşmaya göre. Birinci aşama olarak PKK ülkeyi terk edecekler. İkinci aşamada demokratik tedbirler alınacak. Önce silahlar bırakılacak denildi. Örgüt silah bırakmayı ret etti. Sonra iktidar silahları ile terk edeceklerini söyledi.

Emniyet güçlerine görünmede ülkeyi terk edeceklerdi. Aradan uzunca bir zaman geçtikten sonra ilk kafile ülkeyi terk etti denildi. Basında birkaç fotoğraf yayınlandı. Çekilme ile görüp göreceğimizde o birkaç fotoğraf oldu. Verilen tarihe kadar ülkeyi terk etme gerçekleşmedi. Bu arada birinci aşama tamamlandı. Bundan sonrası hükümetin işi dediler.

İktidar akiller gurubu diye her bölge için bir heyet oluşturdu. Yedi bölgede üç ay görev yaptılar. Öyle şeyler söylediler ki. İçlerinden bazıları “bu cumhuriyet kurulurken yanlış kuruldu. Biz yeni cumhuriyeti kuracağız” diyenler oldu. Söylemleri ile vatandaşı gerdiler. Bu gerginlik akillerin protesto edilmesini ortaya çıkardı.

Protesto eden vatandaşlar polis tarafından biber gazı, tazyikli su ve copla dağıtıldı. Akillerin korumak için şehir dışlarında toplantı yaptılar. Bu akiller sözde gittikleri illerde sivil toplum örgütleri ile görüşecekti. Tam tersi oldu. Gittikleri ilin AKP teşkilatları davetli olarak çağrı yaptılar. AKP teşkilatının verdiği isim listesinin dışında hiç kimse toplantıya alınmadı. Kendilerine muhalif olacak hiç kimseyi içeriye almadılar.

Böyle yaptıkları toplantılardan sonra halkın desteği % 80’lerde dediler. Bu akiller aylık 45 bin TL maaş aldılar. Milletin paraları ile tatil yaptılar. Ülke lehine bir tek kelime bile söylemediler. Verdikleri rapordaki isteklerin milletin isteğiymiş gibi yansıttılar. PKK af edilsin, Öcalan serbest bırakılsın, Türk bayrağı, Türk milleti gibi ibareler kullanılmasın, gibi saçma sapan bir raporu başbakan ile yaptıkları toplantıda kendisine ilettiler. Bu rapor iktidarın aldığı kararlarda belirleyici oldu.

Masumane bir şekilde taksindeki ağaçların kesilmesini protesto etmek amacı ile bir protesto başlatıldı. Protestoya katılanlar çadırlar kurarak geceyi protesto alanında geçirdiler. Ne oldu ise bundan sonra oldu. Polis o gece sabahın ilk saatlerinde protesto alanına baskın yaptı. Oradaki çadırlar yakıldı. Direnen gençler polis tarafından acımasız bir şekilde hırpalandı. Bunu gören vatandaşlar. Protestoculara destek amacı ile sokaklara döküldü. Bu çığ gibi büyüdü ülkenin çeşitli illerinde ve ilçelerinde yüz binler sokaklar da sabahlamaya başladı.

Polis aşırı güç kullanmayı artırdı. Polisin kullandığı biber gazı kapsülleri bilinçsizce kullanma neticesinde 7 genç hayatını kaybetti. Gözünü kaybedenler oldu. Çeşitli yerlerinde yaralanıp sakat kalanlar oldu. İktidar bunu kendisine karşı yapılmış bir eylem olarak algıladı. Tedbirleri daha da artırdı. Günlerce bu protesto olayları sürdü.

Tarihe gezi parkı olayları olarak geçen bu protestoya yüz binler katılınca iktidarın kimyası bozuldu. Artık gezi parkı olayı cadı avına dönüştü. Vatandaş üzerinde gezi parkı baskısı artırıldı. İktidar komşularınızda tencere tava ile protesto edenleri polise şikâyet edin telkininde bulundu. Bu iktidarın cadı avı başlattığının bir göstergesidir. Eskiden bir olay olduğunda Ergenekon yapmıştır, deniliyordu.

Son zamanlarda bir olay olduğunda geziciler yapmıştır deniliyor. İktidar bu gezi parkı olaylarını dış güçlerin, faiz lobisinin organize ettiğini ortaya attı. Bunun polisin aşırı güç kullanmasından buralara geldiğini bir türlü kabullenmedi. Polise sahip çıkarak polisimi yedirmem diyerek. Polisin destan yazdığını ve kahramanlık yaptığını söyleyerek, polis teşkilatını ödüllendirdi. Yarın başka bir konu ile devam edeceğim. Saygılarımla.

                                                                        06- 01 – 201                                                                                  Mustafa KOÇAL



  • Çarşamba 17 °C / 9 °C Parçalı bulutlu
  • Perşembe 16 °C / 10 °C Bulutlu
  • Cuma 16 °C / 10 °C Güneşli

Balıkesir

13.11.2019

  • İMSAK 06:17
  • GÜNEŞ 07:43
  • ÖĞLE 12:58
  • İKİNDİ 15:38
  • AKŞAM 18:03
  • YATSI 19:23
  • BIST 100

    104.110%0,13
  • DOLAR

    5,7647% -0,24
  • EURO

    6,3484% -0,25
  • GRAM ALTIN

    270,55% -0,15
  • ÇEYREK ALTIN

    446,4075% -0,15