Orhan ORGARUN (Uzaktan Gelen yakın Sesler)


2020 YILINDA KUDÜS’ÜN YENİDEN FETHEDİLMESİNİ HEDEFLİYORSAK…

2020 YILINDA KUDÜS’ÜN YENİDEN FETHEDİLMESİNİ HEDEFLİYORSAK…


               2020’de Kudüs yeniden Fethedilebilir mi?

                Uzun süreden beri Müslümanların geri kalma sebepleri üzerinde çalışıyorum.

                Şimdi en başa dönüp bazı olayları adım adım inceleyelim.

                Müslümanlar ashaba dil uzatmaktan sakınırlar. Bu aynı zamanda bir İslam edebi ve bir saygısı meselesidir. Resulüllah, ashabıma kötü söylemeyin buyuruyorsa ona olacak saygının gereği, onların hiç birine kötü söylememektir. Ehlisünnetten olmanın temel prensiplerinden birisi de budur. Ancak yine Sünni gelenek, sahabenin hatasız olmadığında da ittifak etmiştir. Dolayısıyla onların yaşadıkları olayları edeple tahkik etmek ve onlardan halimiz ve geleceğimiz adına dersler çıkarmak, onlara kötü söylemek değildir, görevdir.

                İslam toplumunun ilk yıllarında maddeten ilerlemeye devam ederken manen darbe almaya başladığı ilk olaylar Hz. Osman Efendimizle (r.a.) birlikte başladı. Sonra Hz. Ali Efendimiz (r.a.) döneminde Cemel ve Sıffîn vakalarıyla birbirleriyle savaşmaya kadar gitti.

                Nihayet HARİCİLER ayrılıp İslam’da ilk fırkayı oluşturdular. O halde gerilemenin ilk sebebi, işte bu parçalanmadır. Oysa Allah öyle olursa böyle olacağını haber vermişti.

‘ALLAH’A VE RESULÜ’NE İTAAT EDİN; BİRBİRİNİZLE ÇEKİŞMEYİN YOKSA KORKU VE ZAAFA DÜŞERSİNİZ, RÜZGÂRINIZ/GÜCÜNÜZ, İKTİDARINIZ, DEVLETİNİZ GİDER. Sabredin, çünkü Allah sabredenlerle beraberdir’ (8. Enfâl Sûresi, Âyet: 46).

                Demek ki, felaketin başlangıcı Müslümanların kendi aralarında çekişmeleridir. Bunu önlemenin yolu da, çekişen kavga eden grupların aralarını bulmaktır. Bunu da yine Allah emrediyor. ‘İKİ MÜMİN GRUP KAVGA EDERLERSE ARALARINI BULUN”. Bunun en taze örneğinin 2017 YILINDA KATAR OLAYI olduğunu söyleyebiliriz. Kavganın eşiğine gelmiş olan sözüm ona MÜSLÜMAN DEVLETLERE TÜRKİYE’NİN ARABULUCULUK YAPMASININ AÇIK FAYDALARI GÖRÜLMEDİ Mİ?

                Bu anlamdaki ayeti kerime aynı zamanda hem İslam ülkeleri içerisinde farklı taifelerin, hatta devletçiklerin olabileceğini, hem de onlar arasında kavga çıkarsa aralarını bulabilecek bir üst akılın, şemsiye devletin ki, BEN BUNUN EN SAĞLIKLI YOLUNUN HİLAFET OLABİLECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM, bulunması gerektiğini gösterir.

                Burada Salahaddini Eyyubî olayını bir kere daha yeri gelmişken hatırlayalım. Kudüs’ü almaya karar verince önce bunun zorlukları üzerinde düşünmüş ve Müslümanların parçalanmışlığının, bunun baş engeli olduğunu görünce bu devletçikleri birleştirmeye çalışmış, en azından onlarla saldırmazlık anlaşması yaparak Kudüs’e öyle yürümüş ve başarmıştı. O halde gerilemenin ilk sebebi Müslümanların kendi aralarında çekişmeleri olduğu gibi, başarının ilk sebebi de bu çekişmelere son verebilmektir.

                Osmanlı’nın Bizans’ı almasının başlangıcı da Beyliklerin birleştirilmesidir. Aksine, koskoca Endülüs’ün yok olup gitmesi, birbiriyle savaşan devletçiklere ayrılması sebebiyledir.

                Bunu da mevcut günümüze getirirsek, eğer 2020 de Kudüs’ün yeniden fethedilmesini hedefliyorsak ilk işin aradaki kırgınlıkları unutmak ve bir araya gelmekle işe başlamak olduğunu söyleyebiliriz. Herkesin yanlışları, zaafları vardır. Bunlar beni Âdem olmanın gereğidir, bunlar ancak Kâbil değil, Hâbil olmakla aşılabilir. Önemli olan kimin ne kadar yanlışının olduğu değil, yanlışlara rağmen BİRLİK OLABİLMEKTİR.

                Bütün bir ümmetin bizimle bir soluk beklediği bir anda MESELEYİ NEFİS MESELESİ YAPMAMAKTIR.

                Bizler ve sizler politikadan anlamayız, doğru. Ama en azından bu söylediklerimizi anlıyoruz. Ülkemize güç onur ve izzet kazandıran AK Parti davasını (hareketini demiyorum) bu noktalara kadar getiren ortak aklın zirvesinde başta Tayyip Erdoğan olmak üzere bilgi ve tecrübeleriyle her biri birer marka olan Abdullah Gül (!), Bülent Arınç (!) Ahmet Davutoğlu (!) o zamanlar da bunlara, Mehmet Görmez’i (!) ekleye biliriz.

                Bunlar hiçbir zaman hainlerle birlik olmadılar. Millet bu insanlardan hep hayır gördü!

Şimdi milletin yine oların birikimine, onlarla birlikte olmanın vereceği taze heyecana ihtiyacı var!

Dolayısıyla onlara karşı yürütülen itibarsızlaşma faaliyetlerinin halk nezdinde bir fitne girişimi olarak görüldüğüne şahit oluyoruz. Yapılan, ‘kutlamalara partiye sırtını dönmeyen tüm arkadaşları’nın davet edileceğinin söylenmiş olması sevindirici olmaktan öte heyecan vericidir!

                Ve bizce 2020 fethinin ön şartı bu heyecanın sürdürülmesidir. Sadece davet edilmek değil, AYNI ZAMANDA YAŞ İTİBARİYLE MİLLETE HİZMETİN SON DÖNEMECİNE YAKLAŞTIĞIMIZ BU GÜNLERDE MÜSLÜMAN DUYARLILIĞINI, FERAGATİNİ VE KARDEŞLİĞİNİ DE GÖSTERMELİYİZ.

                Nefse, şeytana, düşmana ve fitneye karşı zafer ancak böyle kazanılır. Bu başarılamazsa yukarıdaki ayette sözü edilen Sünnetullahı değiştiremeyeceğimizi bilmek zorundayız!

                “GEVŞEMEYİN, ÜZÜLMEYİN!

                EĞER MÜMİNSENİZ, EN ÜSTÜN OLANLAR SİZSİNİZ”.

                Âyetteki ‘GEVŞEMEYİN’ diye çevirdiğimiz ‘VEHEN’ kelimesi ileriye dönük endişeleri, üzülmeyin dediğimiz ‘HÜZÜN’ ise geçmişe takılıp zaaf göstermeyi anlatır!..



  • Çarşamba 13 ° / 6 ° Parçalı bulutlu
  • Perşembe 14 ° / 5 ° Parçalı bulutlu
  • Cuma 16 ° / 3 ° Güneşli

Balıkesir

08.04.2020

  • İMSAK 05:08
  • GÜNEŞ 06:35
  • ÖĞLE 13:15
  • İKİNDİ 16:53
  • AKŞAM 19:46
  • YATSI 21:07
  • BIST 100

    92.985%0,65
  • DOLAR

    6,7837% 0,43
  • EURO

    7,4040% 0,52
  • GRAM ALTIN

    360,83% 0,62
  • ÇEYREK ALTIN

    595,3695% 0,62