Orhan ORGARUN (Uzaktan Gelen yakın Sesler)


20 KASIM DÜNYA ÇOCUK HAKLARI GÜNÜ…

O gün kandil bugün ise 20 Kasım, Dünya Çocuk Hakları Günü’dür.


08 Kasım 2019 tarihinde Velâdet Kandili, (Peygamberimizin (s.a.v.) kâinata teşrif edişi mübarek bir doğum ve Mevlit Kandil’iydi. Geçmiş olan kandilimiz bir kere daha mübarek olsun.

O gün kandil bugün ise 20 Kasım, Dünya Çocuk Hakları Günü’dür.

                Hz. Muhammed Efendimiz (s.a.v.), O yüce kişinin doğumu vesilesiyle kutladığımız kandil, O’nun güzel yaşamını örnek almamız için bir işarettir. İşte bu işaret doğrultusunda, bir çocuğun çıkaramadığı ses olmak istedik. Ne kadar olabilirsek tabii…

                1995 yılında imzalayarak kabul ettiğimiz 20 Kasım 1989 günlü Uluslararası Çocuk Haklarına dair sözleşme şunları söylemekte:

                * Dünya üzerinde yaşayan, on sekiz yaşına kadar her insan çocuk sayılır.

                * Devlet, her çocuğun temel yaşama hakkına sahip olduğunu kabul eder.

                * Devlet, çocuğun hayatta kalması ve gelişmesi için mümkün olan azami çabayı gösterir.

                * Devlet, görüşlerini oluşturma yeteneğine sahip çocuğun, kendini ilgilendiren her konuda görüşlerini serbestçe ifade etme hakkını bu görüşlere çocuğun yaşı ve olgunluk derecesine uygun olarak, gereken özeni göstererek tanır.

                * Devlet, çocuğun dernek kurma ve barış içinde toplanma özgürlüklerine ilişkin haklarını kabul eder.

                Sözleşmede yer alan bu hakları görünce masal dünyasında mıyız, diye sormadan edemiyoruz. Birleşmiş Milletler’in (BM) kaleme aldığı hakların altına imza atan o “MEDENİ” ülkeler, göç yollarında cesedi sahile vuran AYLAN BEBEK karşısında bile insafa gelmeleri şöyle dursun, dünyaya sığamayan mültecilere kapılarını kapatmışlar, kalın duvarlar örmüş ve dikenli teller çekmişlerdir.

                Çocuklar kimin umurunda? Törelerin ve sokakların dünyasında yaşayan ve sayıları giderek artan milyonlarca çocuk, BM’in çocuklar için yazdığı masallar dünyasından habersiz, çalınmış geleceklerini arayıp durmakta.

                HAZİN BU TABLONUN ADI İSE “KAYIP NESİLLER”!

                Sayıları milyona varan çocuk silahlı çatışmalara sokuldu ya da bu amaçla silahlı gruplara dahil edildi.

                Bunlar dışarıdakiler, ya da içerdekiler… Mahpus damlarının zor koşullarında seslerini çıkaramayan çocukların hazin öyküleri.

                YÜRÜTME-YARGI gelgitinde ÇOCUĞA KARŞI CİNSEL İSTİSMAR SORUNU!

                Çocuklara yönelik şiddet 20. yüzyıl ortalarından bu yana, ülkemizde ve pek çok ülkede çocukların temel insan haklarının, özellikle fiziksel, psikolojik, ekonomik, cinsel, güvenlik ve esenlik haklarının ihlâli olarak görülmektedir.

                Tabloya baktığımızda:

                - Dünyada son 4 yılda çocuklara yönelik taciz veya şiddet uygulamaları yüzde 90 oranında arttı.

                - Tecavüzcülerin tahminen yüzde 5’i ortaya çıkarken yüzde 95’i gizli kaldı.

                - Ensest ilişkilerin yalnızca binde biri ortaya çıktı.

                - Adliyelerdeki 4 tecavüz davasından biri çocuklarla ilgili.

                - Adalet Bakanlığı’nın 2014 verilerine göre, her ay Adli Tıp Kurumu’na 650 çocuk cinsel istismar vakası olarak gönderildi.

                Sadece bu bilgiler bile, sözün bittiği yer olabilmektedir. Ama biz bitirmeyelim ve gerçekleri yoklamaya devam edelim;

                Ülkede kimsesiz ve sevgisiz büyüyen çocuk sayısı bir milyonu geçmiştir. Bu çocukların potansiyel suçlu olarak büyüdükleri kuşkusu öne çıkıyor. 2016 yılı verilerine göre Türkiye’de kayıp çocuk sayısı 30 bini aşmıştır. Ceza infaz kurumlarında 2014 yılında bin 522 tutuklu, 540 hükümlü, 2015 yılında bin 665 tutuklu, 729 hükümlü, 16 Ağustos 2016 tarihi itibariyle de bin 664 tutuklu ve 790 hükümlü çocuk bulunmaktadır. Çocuklar kendilerini suça sürükleyen nedenler ve sorunlar hiç düşünülmeksizin, ağır cezalara çarptırılmaktadır. İşin acı ve acıklı yanı şunlardır:

                Kendilerini suça iteleyen nedenler ve asıl sorumlular üstünde hiç düşünülmeksizin, suçlu çocukların en ağır cezalara tabi tutulmaları yolunda tahrikler yeri göğü kaplamıştır.

Çalışma hayatına sokulan çocuklara gelince:

Onlar “ETİ SENİN KEMİĞİ BENİM” diye, zorla ucuza, sigortasız ve sendikasız çalıştırılmaktadır. Ülkede 6 milyondan fazla çocuğun yasalara aykırı olarak çalıştırıldığından korkulmaktadır.

Bunları çoğu OKULA GİDEMEDİKLERİ İÇİN EĞİTİMDEN DE YOKSUN BULUNMAKTADIR!

Çocuklarımız, BM İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinde ve BM Çocuk Hakları Sözleşmesi’nde yer alan hakların çoğundan mahrum bırakılmıştır.

                TV dizilerinde ve reklam filmlerinde rol alan, setlerde saatlerce, günlerce tutulan kundaktaki çocuktan her yaşa uzanan “OYUNCU” çocuklar ise ayrı bir inceleme konusudur!

                Toplum/kamu yararı kavramı gibi, “ÇOCUK YARARI” kavramını öne çıkarmalıyız. Çocuk yararı kavramıyla, çocuğun kısa vadeli, dar ve bencil “ÇIKARI” kastedilmiş değildir. Bu kavramla uzun verimli, geniş bir kapsamlı, gelecekteki ve toplumsal çevre içindeki “ÇOCUK YARARI” kastedilmiştir!..



  • Salı 13 ° / 3 ° Sağanak
  • Çarşamba 16 ° / 2 ° Bulutlu
  • Perşembe 14 ° / 5 ° Bulutlu

Balıkesir

10.12.2019

  • İMSAK 06:41
  • GÜNEŞ 08:11
  • ÖĞLE 13:06
  • İKİNDİ 15:30
  • AKŞAM 17:51
  • YATSI 19:15
  • BIST 100

    108.011%-0,71
  • DOLAR

    5,7963% -0,23
  • EURO

    6,4224% -0,12
  • GRAM ALTIN

    272,90% 0,01
  • ÇEYREK ALTIN

    450,285% 0,01