Hedef (GÜNDEM)


23 NİSAN’a DOĞRU ÇOCUĞA BAKIŞTA ATATÜRK ve MAO CHE TUNG

23 NİSAN’A DOĞRU ÇOCUĞA BAKIŞTA ATATÜRK ve MAO CHE TUNG



* Çin Halk Cumhuriyeti kurucusu Mao (1893-1976),

Türkiye Cumhuriyeti kurucusundan hem 26 yıl fazla yaşamış, hem de 15 değil; 27 yıl
iktidarda kalmış. Üstelik ömrünün son 38 yılı da Atatürk’ün ölümünden sonra; yani bir bakıma fotoğraf demek olan basının çok daha fazla gelişmiş olduğu yıllarda geçmiş. *

* Google’da aramayı çocuk sözcüğü ile adını yanyana girerek yaptım. Sadece İngilizce değil, Çince olarak da yaptım. Buna karşın çocuk veya çocuklarla birlikte görülen fotoğraf sayısı 13’te kaldı. Onların da yedisi aile fotoğrafı. Atatürk’te ise bu rakam 400’e yakın.*
* İki rakam da inanılacak gibi değil. Nitekim eğer internete girilirse görülecektir ki birinin dünyasında neredeyse hiç çocuk yokken, diğerinin dünyası çocukla, çocuklarla dolu. Dahası biri çocukları es geçerken, diğerinin -bunun tam tersine- çok ciddîye aldığı da görülür. Bu da Atatürk'ün çocuğa bakışındaki önemi biraz daha pekiştirir.*

* Geçelim eski yılları…

Mao’nun, ülkesindeki saygınlığı bugün de devam ettiğine göre eğer daha fazla çocuklu resimleri olsaydı en azından okullar tarafından girilmez miydi o fotoğraflar internete?*
* Sadece bu karşılaştırma dahi çocuğun iki liderin de gözlerindeki yeri hakkında her şeyi anlatmaya yeter ama bu arada bir de Atatürk’ün çocuk konusundaki düşüncelerine göz atalım diyorum. Diyor ki:*

* “Çoğu ailelerde öteden beri çok kötü bir alışkanlık var:
büyüklerin konuşmasına karışma!’ der, sustururlar. Ne kadar yanlış, hatta zararlı bir hareket! Hâlbuki tam tersine, çocukları serbestçe konuşmaya, düşündüklerini, duyduklarını olduğu gibi ifade etmeye teşvik etmelidir. Böylece hem hatalarını düzeltmeye imkân bulunur, hem de ileride yalancı ve riyakâr olmalarının önüne geçilmiş olur. Kısacası çocuklarımızı artık düşüncelerini hiç çekinmeden açıkça ifade etmeye, içten inandıklarını savunmaya, buna karşılık da başkalarının samimî düşüncelerine saygı beslemeye alıştırmalıyız. Aynı zamanda onların temiz yüreklerinde yurt, ulus, aile ve yurttaş sevgisiyle beraber doğruya, iyiye ve güzel şeylere karşı sevgi ve ilgi uyandırmaya çalışmalıdır. Bence bunlar, çocuk eğitiminde, ana kucağından en yüksek eğitim ocaklarına kadar her yerde, her zaman üzerinde durulacak önemli noktalardır. Ancak bu suretledir ki çocuklarımız memlekete yararlı birer vatandaş ve mükemmel birer insan olurlar.” (Hasan Rıza Soyak / Atatürk’ten Hatıralar)*


* Burada durup, dün Churchill için sorduğumuz soruları bir Mao için sormak gerekmez mi?:*
* Nasıl olur da bir devlet adamı 83 yıl ömür sürdüğü ve bunun 27 yılını da iktidarda geçirdiği hâlde çocukları bu denli ihmal edebilir?
Çocuk kabulü de mi yapmaz? Bir çocuk etkinliğine de mi katılmaz? Gittiği bir yerde çocuklar tarafından da mı karşılanmaz? Nereden onların fotoğrafları? **Nerede ülkesinin yüzmilyonlarca çocuğu? Hiç mi onlarla bir araya gelmedi? Hiç mi sevmedi çocukları? Çocuklarıyla veya torunlarıyla da mı sık sık bir araya gelmedi? Onun işi başından aşkındı da Atatürk’ün değil miydi?*
* Ve Ataol Behramoğlu’nun söyledikleri o günlerde de geçerli değil miydi?: *
* “Çocuklar, yetişkinler dünyasının acımasızlığından hiçbir zaman kurtulamamışlardı. Fakat uygarlığın ileri aşamalarına ulaşıldığının varsayıldığı bir çağda, çocuklara yaşatılan acılar, işlenen suçlar azalmalıydı. Hiç de öyle olmadığını biliyoruz. (…) Soruna dünya ölçeğinde baktığımızda, Afrika kıtasında, Uzakdoğu ülkelerinde, Güney Amerika’da yaşanan çocuk trajedilerini biliyoruz. Açlık, yoksulluk, seks köleliği,
Meksika’da kafaları kesilerek öldürülen kimsesiz çocuklar. (…) Çocukların bütün dünya ülkelerinde hedef oldukları bütün bu kötülükleri düşünerek uykularımız kaçmalı, insanlığımızdan utanmalı, huzursuz olmalıyız.”*
* Kaldı ki Mao’nun çocukları ihmal etmemesi için durumlarının illa da bu denli kötü olması mı gerekirdi?*
* Mao örneği bile bu denli açık bir şekilde ortada iken, bizlerin Atatürk’ün çocuğa bakışındaki tarihî önemi farkedememiş, bunu sadece çocuk sevgisiyle sınırlı tutmuş olmamız, dolayısıyla çocuğa değer vermeye önem vermememiz hazin, hazin olduğu kadar da geleceğimiz adına endişe verici değil mi? Hatta ceremesini bugünlerde de çekmiyor muyuz?*
* O sorunlar bir yana, bugüne kadar çocukların haklarıyla ilgili pek çok uluslararası bildirgenin yayınlanmasına ihtiyaç duyulmuş olması bile bütün insanlık adına utanılacak bir ayıpken, o metinlerde yazılanların hem de kat kat fazlasını hayata geçirmiş dünyadaki tek insanın Atatürk olduğu gerçeğinin kendi milleti ve kurduğu devlet tarafından dahi fark edilememiş olması daha da utanılacak bir ayıp değil mi? Hangi yüzle kutluyoruz 23 Nisanları?*
* Hem çocuk sevgisinin, hem de çocuğa değer vermenin bütün dünyada simgesi olması gereken ve akıl adamı olduğu kadar bir sevgi adamı da olan o büyük insanı bir kez daha saygı, minnet ve rahmetle anıyor, lâyık olamadığımız için de bizleri affetmesini diliyorum. *
* Ruhu şâd olsun. *
  * Salim Koçak*
     * Yarın: Gandhi, F. Roosevelt ve Atatürk*
                                   www.salimkocak.com



  • Çarşamba 33 ° / 21 ° Gök gürültülü sağanak yağış
  • Perşembe 31 ° / 20 ° Güneşli
  • Cuma 29 ° / 16 ° Güneşli

Balıkesir

08.07.2020

  • İMSAK 03:50
  • GÜNEŞ 05:42
  • ÖĞLE 13:19
  • İKİNDİ 17:15
  • AKŞAM 20:46
  • YATSI 22:29
  • BIST 100

    119.339%0,72
  • DOLAR

    6,8633% 0,08
  • EURO

    7,7425% 0,07
  • GRAM ALTIN

    395,80% 0,52
  • ÇEYREK ALTIN

    653,07% 0,52