Taylan Özgür KÖŞKER (Güne Özel Hikayeler)


28. Mektuba Yanıt

28. Mektuba Yanıt


Sevgili güzel insanım, sıcak, içtenlikli dostum. Az önce Tmolos dergisi geçti elime. Sıcacık bir ekmek gibi, daha yeni çıkmış ve bana gönderilmiş. Kendi yazımı, fotoğrafımı gördüm. Sonra da senin bana yazdığın mektubu okudum ilk önce. Pek bir umutsuz olduğum ve hiçbir şey yazamadığım bu günlerde öyle iyi geldi ki... Senin de dediğin gibi birbirimizi hiç görmemişiz, hiç tanımamışız ama yazı aydınlığında buluşmuşuz. Kitapların o gökte yıldızlar gibi pır pır eden güzelliğinde... Her zaman da o aydınlık bizi sarıp sarmalasın diyorum. Yaşar Kemal, dünyadan göçmeden önce kendimi kötü duyumsadığım, şu dünyadan, sıkıcı insanlardan, gereksiz her şeyden bunaldığım günlerde birdenbire apaydınlık bir ışık gibi ortaya çıkardı. Bir gazete sayfasının herhangi bir yerinde o incecik gülümsemesiyle, o gören tek gözünün eşsiz bakışı ve güveniyle... İnsanoğlu, umutsuzluktan umut yaratır, derdi. Kitaplar da bizim umutsuzluktan yarattığımız umutlarımız. Ve bizim bu güzel dostluğumuz, mektuplarımız, şarkılarımız, türkülerimiz, halaylarımız, zeybeklerimiz,  ninnilerimiz, ağıtlarımız,  şiirlerimiz, yalansız dolansız günlerimiz de hep o güzelim kitaplardan, yazı aydınlığından geçiyor. Güleryüz´ü, umut dolu kitaplarımız yarına dair her zaman bize ışık saçacaktır ve güneşimizi karartmaya çalışanlara en güzel yanıtı verecektir. Neyle verecektir, sözcüklerle, cümlelerle, müzikle, sanatla, kitapla, emekle ve onlardan bize yayılan sonsuz hoşgörüyle...

                Bir de her zaman en kötü, en umutsuz anımda bana hep iyi gelen o canım, umut dolu,  güleryüzlü şiirlere de sığınırım:

                bugünlerde bahar indi çukurova´nın düzüne

                donandı ağaçlar

                donandı dünya

                donandı yeşilinden alından

                sarısından

                donandı delicesine

                bir ışık fışkırır topraktan yağmur gibi

                bir güneş doldurur ortalığı

                bree canım

                tüter

                açıldı apaydınlık terütaze

                devedikeni çiçekleri koskocaman

                mosmor açıldı

                nennilendi dağlar

                çiçeğinden kuşundan böceğinden suyundan

                kokusundan

                nennilendi

                bugünlerde bahar indi çukurova´nın düzüne

                bir bulut ağdı düzden yukarı

                bir yanı sırma... (Yaşar Kemal/ Bugünlerde Bahar İndi)

                Bunlardan gayrı sığınacak daha güzel liman mı var? Hangi edebiyatçıydı adını anımsayamıyorum. Hastalandığında birçok insan onun ziyaretine gelir. O da, "Hastalıkta insana en iyi gelen şey şiirmiş, der. "Boyuna şiir okuyorum." diyerek sözünü tamamlar.

                Benim güzel dostum, canım arkadaşım, bugün güzel de bir telefon konuşması yaptık seninle. Çocuk Edebiyatı, Yetişkin Edebiyatı üzerine söyleştik. Söylediklerin belleğime ne de güzel çakılıp kaldı. Eğer ki bir yazarsan Çocuk Edebiyatı da okuyacaksın, Yetişkin Edebiyatı da okuyacaksın ve hepsinden de besleneceksin. Ne kadar da haklısın. Bir yazar da iyi bir okur olmazsa, bir şiirin sesini, tınısını duyumsamazsa, bir sinemaya gitmezse, film izlemezse, tiyatroya gitmezse, resim izlemezse, müzik dinlemezse acaba gerçek anlamda bir yazar olabilir mi? Bunların yanında insanları, sosyal yaşamı, insanoğlunun serüvenini, nereden gelip nereye gittiğini anlamaya çalışmazsa nasıl bir yazar olabilir? Gerçek anlamda bir yazar olabilir mi diye kendi kendime hep soruyorum. Bu yüzden her şeye yaşamımın elverdiği ölçüde yetişmeye çabalıyorum. Tüm bunlara yetişemediğim zaman hep şiire sığınıyorum. Romanları da şiirlere kardeş olan, daha okuryazar olmadan Karacaoğlan gibi olma niyetiyle işe şiirle başlayan, okula başladıktan sonra ilkokulda yaşlı halk şairleriyle sabaha kadar çakışan büyük ustanın şiiriyle sözlerimi bitirmek istiyorum.

                kırmızı deynek

havanın yüzünde bir kırlangıç sürüsü

ve yabanıl ak atlar doludizgin

bu sabah, bu sabah öylesine güzel ki

bu sabah yağmur yağacak

bu sabah gün açacak

bu sabah tekmil tomurcuklar patlayacak

bahar patlayacak

köpükler, bulutlar patlayacak

özlemlerin en güzeli, tozlu bir özlem

topraktan yeni çıkarılmış

üç bin yıllık yunan şarabı

atların kara gözleri

ve ben kederden geberiyorum

tam yalnızlıktan gebermenin de sırası

 

senin ellerin güzel

bir damla duman ovanın üstünde

bir damla ak bulut, altına batmış,

yeşile batmış

bir damla sıcacık, bir damla ışıltı

sımsıcacık tutuyorum

sımsıcacık tutuyorum bir şeyi

önüme bir adam çıkıyor

amma da kocaman gözleri var

amma da çok ağlamış

amma da çok çiçek açmış

amma da çok yüreği,

amma da çok yüreği sıcak

amma da çok yalnızlıktan geberiyor

amma da çok mavi tutuyor... (Yaşar Kemal/ Bugünlerde Bahar İndi.)

                Nisan Mayıs aylarının, ilkyazın ya da yaygın deyişle baharın geldiği, kır çiçeklerinin açtığı, yeşilin bin bir tonunun yenilendiği, ağaçların bayramlığını giydiği güzel günlerin tomurcuklandığı bugünlere, yarınlara, akıp giden günlerimize ve sana binlerce selam olsun...



  • Çarşamba 16 ° / 2 ° Parçalı bulutlu
  • Perşembe 13 ° / 2 ° Bulutlu
  • Cuma 8 ° / 4 ° Bulutlu

Balıkesir

19.02.2020

  • İMSAK 06:27
  • GÜNEŞ 07:50
  • ÖĞLE 13:27
  • İKİNDİ 16:26
  • AKŞAM 18:55
  • YATSI 20:13
  • BIST 100

    119.196%-0,32
  • DOLAR

    6,0853% 0,30
  • EURO

    6,5721% 0,33
  • GRAM ALTIN

    314,34% 0,52
  • ÇEYREK ALTIN

    518,661% 0,52