Orhan ORGARUN (Uzaktan Gelen yakın Sesler)


             LAİKLİK İLKESİNİN ORTADAN KALKMASI…

             LAİKLİK İLKESİNİN ORTADAN KALKMASI…


               * Biri sana sırtını çevirirse üzülme, böylece dostunla düşmanını ayırt etmiş olursun.

                                                                                        Hazret-i Ali (Radıyallahü anh)

 * Erdem ne kadar sade, ne kadar alçakgönüllü, ne kadar gösterişsiz olursa o kadar saygı görür.

                                                                                                                      (Fenelon)

             LAİKLİK İLKESİNİN ORTADAN KALKMASI…

                Laiklik Düşmanlığı!

                Türkiye’nin ekonomi, yargı, medya, insan hakları, demokrasi, eğitim, liyakatsiz kadrolaşma, dış politika gibi birçok alanda sorunları var. Ancak AKP İktidarının bu sorunların derinleşmesinin temel nedeni laiklik karşıtı hareketlerin yaygınlaşmasıdır.

                AKP’nin laiklik karşıtı politikaları, Türkiye’nin içinde bulunduğu kısırdöngüden çıkması önündeki en büyük engeldir…

                Türkiye’de yargı bağımsızlığının ortadan kalkması, yasama, yürütme, yargı arasında güçler ayrılığının bertaraf edilmesi, medyanın hükümetin propaganda mekanizmasına dönüşmesi, gazetecilerin, yazarların, vatandaşların haksız yere hapiste yatmaları, AKP’nin teokratik bir din devleti kurma amacının sonuçlarıdır.

                AKP’nin temel olan amacı LAİKLİK İLKESİNİN ORTADAN KALDIRMAKTIR. AKP bu amaçla bir sivil tabanlı dikta rejimi kumuştur. Türkiye’nin demokrasi, hukuk ve adalet sorunu Laiklik konusundan bağımsız olarak ele alınamaz…

                Demokrasi, hukuk ve adalet alanlarında yaşanan sorunlar, ekonomik dengeyi de altüst etmiştir. Demokrasi, hukuk ve adalet ile ilgili sorunlar çözümlenmeden ekonomik krizden çıkmak olanaksızdır. Bu anlamda Türkiye’deki ekonomik sorunların temelinde de dolaylı olarak laiklik karşıtlığı bulunmaktadır. Çünkü sivil dikta rejiminin kurulma amacı laikliği ortadan kaldırmaktır…

                Eğitim alanındaki temel olan sorunlar AKP’nin laiklik düşmanlığından kaynaklanmaktadır. Camiye imam yetiştirme ihtiyacının ötesinde binlerce İMAM HATİP OKULUNUN açılması, dünyanın hiçbir demokratik ülkesinde olmadığı kadar çok sayıda İLAHİYAT FAKÜLTESİNİN KURULMASI, “4+4+4” olarak bilinen eğitim modeliyle imam hatip okullarının dışında kalan okullarda da eğitimin dinselleşmesi, laiklik karşıtlığının sonuçlarıdır.

                Böyle bir eğitim modeliyle Türkiye’nin ileri uygarlık seviyesini yakalayamayacağı ve dünya ile rekabet edemeyeceği çok açıktır…

                Devlet kurumlarında liyakate aykırı kadrolaşmanın temel nedeni yine laiklik karşıtlığıdır. Söz konusu kurumlarda kadrolara, işin uzmanları yerine, imam hatip okulu ve ilahiyat fakültesi mezunlarının alınması, laiklik düşmanlığının bir doğal sonucudur.

                İmam Hatip Okulları ve İlahiyat Fakülteleri, ülkeye imam, hatip ve ilahiyatçı yetiştirmek amacıyla değil, devlet kadrolarında ve yönetim kademelerinde, herkesi imam, hatip ve ilahiyatçı yapmak amacıyla varlıklarını sürdürmektedirler…

                Dış politikadaki çıkmazlar yine laiklik karşıtlığının sonuçlarıdır. Kurulan bu sivil dikta rejimiyle birlikte Avrupa Birliği ile ilişkilerin kopması, Suriye, Mısır, Libya ve Filistin’deki laiklik karşıtı dinci hareketlerin desteklenmesi ve bunun sonucunda bu ülkelerle yaşanan sorunlar, İsrail ile ilişkilerin zarar görmesi, laiklik karşıtı politikaların bir sonucudur.

                AKP din ve mezhep temelli dinci bir iç ve dış politika izlemeseydi, TÜRKİYE BU ÜLKELERLE İLİŞKİLERDE DAHA İYİ BİR NOKTADA OLACAKTI…

                Durum böyleyken, Cumhuriyet Halk Partisi’nin laiklik ilkesini unutturmaya çalışması ve laiklikle ilgili bir sorun yokmuş gibi davranması, kendisini aydın ve solcu sanan bazı kesimlerin de buna benzer davranışlar içine girmesi, kabul edilebilir bir durum asla değildir…

                Laiklik, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün aydınlanma devrimlerinin temelindeki ilkedir ve Türkiye Cumhuriyeti’nin taşıyıcı direklerinden birisidir. Onun yıkılması durumunda Türkiye Cumhuriyeti’nin de yıkılacağı çok açıktır…

                Laiklik ilkesinin ortadan kalkması cehalete yol açacağı gibi emperyalizme de hizmet eder. Emperyalizm o nedenle, aydınlanma devrimlerini yaşamamış veya tamamlayamamış ülkelerde, laiklik karşıtı dinci ve teokratik hareketleri destekler.

                AKP’nin 18 yıllık iktidarı ve Fethullah Gülen ve (FETÖ ÖRGÜTLENMESİ), bu bağlamda anlaşılmalıdır…

                Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 2. maddesi TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN DEMOKRATİK, LAİK, SOSYAL BİR HUKUK DEVLETİ OLDUĞUNU AÇIKÇA belirtir.

Anayasanın 24. maddesinde şu yazar: “KİMSE, DEVLETİN SOSYAL, EKONOMİK, SİYASİ VEYA HUKUKİ TEMEL DÜZENİNİ, KISMEN DE OLSA, DİN KURALLARINA DAYANDIRMA VEYA SİYASİ VEYA KİŞİSEL ÇIKAR YAHUT NÜFUZ SAĞLAMA AMACIYLA, HER NE SURETLE OLURSA OLSUN, DİNİ VEYA DİN DUYGULARINI YAHUT DİNCE KUTSAL SAYILAN ŞEYLERİ İSTİSMAR EDEMEZ VE KÖTÜYE KULLANAMAZ.”

                Şunu iyice iyi bir şekilde güzel olarak bilelim; Laiklik düşmanları, Türkiye’nin de düşmanlarıdır..!



  • Perşembe 10 ° / 3 ° Parçalı bulutlu
  • Cuma 13 ° / 1 ° Parçalı bulutlu
  • Cumartesi 18 ° / 0 ° Parçalı bulutlu

Balıkesir

25.02.2021

  • İMSAK
  • GÜNEŞ
  • ÖĞLE
  • İKİNDİ
  • AKŞAM
  • YATSI
  • BIST 100

    1.502%1,28
  • DOLAR

    7,1960% 0,37
  • EURO

    8,7891% 0,72
  • GRAM ALTIN

    415,00% -0,16
  • Ç. ALTIN

    684,75% -0,16