Erhan GÖÇMEN


NEHİRLERİ GEÇMEK VE İYİ BİR KADRO KURMAK ÜZERİNE

NEHİRLERİ GEÇMEK VE İYİ BİR KADRO KURMAK ÜZERİNE


  İnsanlık tarihinde sel sularıyla uğraşmak, nehirleri kontrol altına almak gibi toprakları koruma gayretinin yanı sıra nehirlerden geçmek üstüne epey özlü sözlerin söylendiğini okuduğumuz kitaplardan öğreniyoruz.

     Örneğin elimde geçmişte okuduğum bu gün tekrar bakmak gereğini hissettiğim kitaplardan birisi de Alkım yayınlarından, Jane Hathaway’in    “Osmanlı İmparatorluğu’nda İsyan ve Ayaklanma” isimli tarihi bir kitap.  

     Sultan ll. (Genç) Osman’nın 1622 yılında Yeniçerilerin isyanı ile tahtan indirilerek boğulması ve yerine amcası l. Mustafa’nın ikinci kez tahta çıkarılması ile başlayan ve yaklaşık 200 yıl süren çeşitli isyanların anlatıldığı tarihi bir yapıt bu kitap.

   Bilindiği gibi Yeniçeriler devşirme bir askeri birlik olup Sultan ll. Mahmut tarafından 1826 yılında ortadan kaldırılıncaya dek yaklaşık 470 yıl hizmeti bulunan askeri bir kurumdu Yeniçeri teşkilatı. Osmanlı İmparatorluğunun ilk iki yüz yılında büyük başarıla imza atan Yeniçeri teşkilatı zamanla eski gücünü yitirerek adeta sivilleşmeye görüntüsü içinde devlete kafa tutmayı alışkanlık haline getirerek İmparatorluğu yıllar içinde zayıflamasının önünü açmıştır. Ne yazık ki bu durumu ilk fark eden bir sultan olan ll. ( Genç) Osman düşüncesini gerçekleştiremeden Yeniçeri isyanı ile canından olmuştur. Kitap içerik olarak 1826’ya kadar geçen süre içinde meydana gelen isyanları ayrıntıyla anlatıyor. Evde kaldığımız bu karantina günlerinde zevkle okuyabileceğimiz bir kitap olarak değerlendiriyorum.

     Ve kitabı okurken Osmanlı tarafından Avrupa’ya yapılan seferler ve savaşlar sırasında birliklerin suyla mücadelelerine tanık oldum. Özellikle Balkanlara açılımdan sonra büyük nehirlerin ve sulak araziler içinde birliklerin çok zor şartlar altında harekât yapabildiklerini görüyoruz. Özellikle ileri ve geri harekâtlar esnasında yapılan yanlış hesaplamalar nedeniyle asker kayıplarının çok büyük olduğunu ve hatta böylesi kayıplar sırasında da ayaklanmaların başlayıp devam ettiği tarihçiler tarafından geniş bir şekilde anlatılıyor bu kitap içinde.

        Örneğin William Faulkner “Ölüm Döşeğimdeyken” adlı romanında nehir geçmenin insanlar arasındaki farklılıkları ortaya koyabilen önemli bir ölçüt olduğunu söyler. Yine kitaba göre Krallar, Önderler ve komutanlar orduları, kişileri karşı tarafa sağlıklı olarak geçmesini sağlayacak kişiler olarak gösteriliyor. Örneğin Hindularun büyük ruhani liderine Tirthankara (ırmaktaki sığ yerden geçiren) adı verilmiş. Yine aynı kitapta Buda’nın müritlerini Ganj Nehri’nin öte tarafına geçirebilen mucizevî biri olarak tasvir edildiğini yazar.

      Yine nehir konusu işlenirken ünlü Hint destanı Mahapharata’da yazılan şu ifadeyi de dikkatlerinize sunmak isterim. “ Çevresindeki değerli kişileri bir tarafa atarak değersiz adamlarla etrafını dolduran krallar, akıntının öte tarafına geçecek uygun noktayı asla bulamazlar. Felaketlerle karşılaşırlar”.

   Bu manada aynı sözleri bu gün toplumu yönetmek adına görev alan yöneticiler içinde söylemek mümkün. Örneğin en az hata ile yönetebilme adına kurulabilecek bir kadro için eş, dost ve arkadaşlık gibi duygusal bağlantılıklardan uzakta mesleği üzerinden çalışkan, üretken, doğru ve bilgili insanlardan kurulu bir kadro ile yola çıkan yöneticinin ben, ne kadar büyük ve hırçın nehirler ve ne kadar büyük sorunlar olursa olsun böylesi güçlü adamlarla kurulan kadrolarla sorunların büyük oranda kolaylıkla aşılabileceğini düşünüyorum.  

18- 05- 2020      Erhan Göçmen  



  • Cumartesi 33 ° / 20 ° Parçalı bulutlu
  • Pazar 32 ° / 21 ° Fırtına
  • Pazartesi 31 ° / 21 ° Güneşli

Balıkesir

08.08.2020

  • İMSAK 04:30
  • GÜNEŞ 06:07
  • ÖĞLE 13:19
  • İKİNDİ 17:09
  • AKŞAM 20:21
  • YATSI 21:51
  • BIST 100

    1.061%2,53
  • DOLAR

    7,2915% 0,87
  • EURO

    8,5355% -0,89
  • GRAM ALTIN

    477,15% -0,48
  • ÇEYREK ALTIN

    787,2975% -0,48