Rifat Serdaroğlu (SERDARCA)


ÖPME BİZİ ENİŞTE

ÖPME BİZİ ENİŞTE


Bayram değil seyran değil, eniştem beni neden öptü diye bir deyim var.
“Gösterilen ilginin, yakınlığın bir sebebi olmalı” veya “Bu işin içinde bir iş var”
anlamındadır bu deyim. Olağandışı olaylarda aranması gereken art niyet gibi!

Gündemin Koronavirüs olduğu bu günde neden bu girişi yaptım?
Anlatmaya çalışayım;

Ethem Sancak adında bir vatandaşımız var. Türkiye’de yaşar ve Türk Milletinden kazanır. Kendisine “Türk” derseniz “Türk derseniz utanırım, Türk değilim, ben Arap’ım” der.
TÜSİAD’ın üyesidir. (Türk Sanayici ve İş İnsanları Derneği)
Bir erkeğe aşık olan ilk erkek arap, TÜSİAD üyesidir.
Çocuklarını, aşık olduğu erkek uğruna kurban edecek kadar gözü kara biridir.

Aşık olduğu AKP Genel Başkanının emri ile AKP MKYK’sında da görev yaptı.
Eski Maocu yeni Siyasal İslamcı arap fani, gördüğü olağanüstü destekle çok zengin oldu. Türk olmayı utanılacak bir vasıf sayan bu fani, Türk Ordusu ile iş yapmaya bayılır. Türk Ordusunun malı olan “Tank Palet Fabrikası” bile bu faniye üç-otuz paraya verilmiştir.

Ethem Sancak konusu, önümüzdeki dönemde Çoban Ateşi Hareketinin öncelikli gündeminde olacağından, faninin tanıtımını burada kesebiliriz.
Çünkü konumuz, Ethem Sancak’ın kendisi değil, eniştesidir.

Enişte, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı idi, şimdi yeni Yargıtay Başkanımız oldu.
Mehmet Akarca, kayınbiraderi arap aşık fani gibi, Först leydimiz gibi Siirt’in Şirvan ilçesindendir.
Akarca, 2015 yılından beri Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı görevinde idi.
Elbette ki, Yargıtay Başkanı seçilmesinin nedeni, Ethem Sancak’ın eniştesi olduğundan değil, kariyeri ve mesleki birikimi sayesinde olmuştur. Başarılar dileriz. İnşallah eski başkan gibi, çay toplamakla süresini geçirmez!

Mehmet Akarca, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı iken kendisine Anayasa ve yasalarla verilen görevleri tam ve hukuka uygun olarak yaptı mı? Bundan sonra yapar mı?
T.C Vatandaşı olarak bizi ilgilendiren konu budur. Bunu irdelemek ve sonucunu kamuoyu ile paylaşmak bizim Anayasa’ya sadakatımızın gereğidir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, ülkedeki siyasi partilerin Anayasa ve Yasalara uyup uymadığını denetlemekle görevlidir.
2015-2020 arası, Anayasamızın ve Cumhuriyet ilkelerimizin en fazla örselendiği, çiğnendiği dönemdir.
Bir siyasi partinin kapatılması için, özellikle daha önce Anayasa Mahkemesi tarafından “Anayasaya aykırı eylemlerin odağı” olduğu karara bağlanan sabıkalı bir partinin, kapatılması için yüzlerce eylemin, söylemin yapıldığı bir dönemdir.

Bu suçlarla ilgili olarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yüzlerce başvuru yapıldı. AKP Genel Başkanının, İslam’ın hükümlerini günlük hayatın içine yerleştireceğiz söylemi başlı başına Anayasayı ihlal ve laiklik ilkesini çiğnemek suçudur.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, gözünün önünde yapılan tüm bu hukuksuzlukları, suçları görmedi, göremedi.

Yargıtay’ın yeni başkanı olarak kendisinden beklentimiz şudur;
Başsavcılığı dönemindeki “Anayasa ihlal suçları”, “Cumhuriyet İlke ve Devrimlerinin ihlalleri”, “Atatürk’e yapılan hakaretleri ve bu suçu işleyenlerin devlet katında itibar görmeleri hakkında, ne düşündüğünü açıklamalıdır.
Dönemin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, görevini gereği gibi yaptı mı, yoksa yapmadı mı? Takdir Türk Milletinindir…

Sağlık ve başarı dileklerimle 26 Mart 2020
Rifat Serdaroğlu



  • Cuma 33 ° / 17 ° Güneşli
  • Cumartesi 33 ° / 20 ° Parçalı bulutlu
  • Pazar 34 ° / 20 ° Güneşli

Balıkesir

03.07.2020

  • İMSAK 03:45
  • GÜNEŞ 05:39
  • ÖĞLE 13:18
  • İKİNDİ 17:14
  • AKŞAM 20:47
  • YATSI 22:32
  • BIST 100

    116.860%-0,04
  • DOLAR

    6,8572% 0,06
  • EURO

    7,7050% 0,02
  • GRAM ALTIN

    391,36% 0,01
  • ÇEYREK ALTIN

    645,744% 0,01