Mustafa KOÇAL (BALIKESİR RÜZGARI)


AĞIZDAN ÇIKAN SÖZÜ KULAK DUYMALIDIR

AĞIZDAN ÇIKAN SÖZÜ KULAK DUYMALIDIR


Bazen olayı ifade etmekte zorlanan kişiler. Olamadık yerde bazı söz söylerler. Bu söylemle suçluluk duygusundan kurtulduklarını zannederler. Şehit cenazesinde ?ne mutlu şehidin ailesine? denilmesi de böyle bir duygunun eseridir.  Şehitlik mertebesi yüksek bir mertebedir. Amma yürekleri yanmış. İçleri kan ağlar durumdaki bir kişiye böyle söylemenin yeri değildir. Şehidin ailesi evladının şehit olmasına sevinecek değildir. Acısı taze iken değil de aradan biraz zaman geçtikten sonra taziyeye gidildiğinde söylene bilinir ancak. Bunun gibi çok örnekler var. Seneler önce Zonguldak kömür ocağında bir facia yaşandı. O dönemin çalışma bakanı Ömer Çelik ?çok güzel öldüler? demişti. Sanki aileler evlatlarının kötü öldüğüne üzülüyorlarmış da. Onları teselli etmek için kötü ölmediler. Çok güzel öldüler der gibi bir ifade yanlıştır. Söyleyecek söz bulamayınca suçluluk duygusundan kurtulmak için söylenmiş sözdür. Enerji bakanı artan şehit cenazeleri için. Suçluluk duygusundan kurtulmak için. Bende şehit olmak istiyorum demesi gibi. Sen şehit olup da aileni mutlu etmek istiyorsun. Kendini de kurtarmaya çalışıyorsun. Sanki şehit ailelerini teselli etmeye çalışıyor. Bakın ben bu yaşımda şehit olmak istiyorum. Demeye getiriyor. Sizin gibi yetim hakkı yiyenler şehitlik mertebesine erişemez. Bunu bilmeyecek kadarda cahil değilsin. Amma suçluluk duygusunu böylelikle üzerinden atmak istiyor. Fakat çamura battığının farkında değil.

Soma faciasında dönemin başbakanı da suçluluk duygusundan kurtulmak için. Madenciliğin fıtratında böyle ölümler var demişti. Hâlbuki o ocakta hayatlarını kaybedenler eceli kaza neticesinde hayatlarını kaybetmişlerdir. Tedbir alınmadığı için. Kaza bile bile gelmiştir. Önce tedbirini alacaksın ondan sonra Allaha tevekkül edeceksin. Şehit cenazelerinin kaldırılmasında feryatları duyuyoruz. Onlarla birlikte bizlerde feryat ediyoruz. Millet olarak bizimde içimiz yanıyor. Fakat bazı yandaşlar var. Şehit aileleri abartıyorlar diyebiliyor. Acıyı yaşamayan acının ne olduğunu bilmez. Bu yandaş köşe yazarı bayan şehit ailelerinin feryadının AKP´ye oy kaybettireceğini düşünerek.  Şehit ailelerinin feryatlarını abarttıklarını söylüyor. Allah gençliğinin baharında olan evlatlarının acılarını kimseye göstermesin. Bu bayan o şehitlerin ne uğurda hayatlarını verdiklerini. Ve nasıl şehit olduklarını bilmezlikten geliyor. Son bir ay içersin de 55 şehit verdik. Bunlarda iki veya üç tanesi çatışmada şehit oldu. Diğerleri kalleşçe pusuya düşürülerek şehit olmuşlardır. Barış sürecine zarar verilmesin diyerek. Askeri kışladan çıkarmayarak alanın PKK´ya bırakılması neticesinde kurulan pusulardır. İşte milletin içerisine sindiremediği bu olay neticesinde kahramanlarımızın şehit edilmesidir. Daha öncede defalarca yazdım. Meydanı boş bulan PKK hem gücüne güç kattı. Hem de bu günler için hazırlık yaptı. Eylem yapacağı yerlerin krokilerini çizdi. Askeri araçlar geçerken uzaktan kumanda ile patlatılan bombalar. Oralara aylar öncesinden yerleştirilmiş bombalar. Yol kazılıyor bomba döşeniyor. Üzerine asfalt atılıyor. 1300 metre kablo düzeneği kuruluyor. Bundan kimsenin haberi olmuyor. Bunun sorumlusu kimdir? Askeri kışlasından çıkarmayan ve askerin arama tarama yapmasına izin vermeyenlerindir. Gelelim erken seçim ile ilgili söylemlere. 40 gün koalisyon çalışmaları yapacaksın. 45 günün dolmasına 5 gün kala görevi iade edeceksin. Ondan sonrada muhalefete gelin bir hükümet kuralım çağrısı yapacaksın. Bunun adına suçluluk duygusundan kurtulmaya çalışmak denir. Başka birisi koalisyonlara karşı olduğunu söyleyecek. Ondan sonrada ben ne yapayım koalisyon kuramadılar diyecek.  Benim bildiğim Türkiye cumhuriyeti tarihinde böyle bir dönem yaşanmadı. Bir parti ben tek başıma iktidar olamadım diye ülkeyi erken seçime götürüldüğünü duymadım ve görmedim. Bu günkü olayların neden olduğunu iktidarın sağlık bakanı şu sözleri ile açıkça itiraf ediyor. 10 Ağustos 2014 tarihinde ?cumhurbaşkanı seçeceğimize başkan seçseydik. Bu günkü olaylar olmayacaktı? diyor. Alın size ağzından çıkanı kulağının duymadığı bir bakan daha. Bunun anlamı bu günkü olayları biz yaptırdık demektir. Bir devlet yöneticisi söyleyeceği sözü ölçerek tartarak söylemelidir. Ayni zamanda daha önceki yapılanları da göz önünde bulunduracaktır. Başbakan muhalefet partilerine terör konusunda birlikte hareket edelim çağrısında bulundu. İyide şimdiye kadar terör konusunda ne yaptıklarınız konusunda bu partileri bilgilendirdiniz mi? Teröristlerle masaya otururken hiç kimse umurunuzda değildi. Barış sürecine karşı çıkanlar vatan haini idi. Şimdi barış sürecinden yana olanlar vatan haini oldular. Büyük lokma ye amma büyük söz söyleme. Her şey artık meydan da AKP tek başına iktidar olamadığı için. Tek başına iktidar olmanın yolunun tekrar erken seçime gitmekte aramak tadadır. Barış süreci için ne bedel ödememiz gerekiyorsa ödemeye hazırız diyenler. Bu bedeli milletin evlatlarına ödetiyorlar. Ondan sonrada bir bakan ?bende şehit olmak istiyorum? diye milletle dalga geçiyor. Şehit olmak istiyorsan al eline silahı çık meydana. Git Mehmetçiklerin yanında mücadele et. Sözünde samimi olduğunu bizde görelim. Lafla peynir gemisi yürümez. İcraat gerekir. Ağızdan çıkan sözü mutlaka kulağın duyması gerekir. Saygılarımla.

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!  23 ? 08 ? 2015 Mustafa KOÇAL



  • Cuma 16 °C / 10 °C Güneşli
  • Cumartesi 15 °C / 6 °C Güneşli
  • Pazar 15 °C / 7 °C Parçalı bulutlu

Balıkesir

15.11.2019

  • İMSAK 06:19
  • GÜNEŞ 07:45
  • ÖĞLE 12:58
  • İKİNDİ 15:37
  • AKŞAM 18:01
  • YATSI 19:22
  • BIST 100

    103.781%0,00
  • DOLAR

    5,7564% 0,12
  • EURO

    6,3483% 0,11
  • GRAM ALTIN

    271,86% 0,65
  • ÇEYREK ALTIN

    448,569% 0,65