Mustafa KOÇAL (BALIKESİR RÜZGARI)


AKIL TUTULMASI 1

AKIL TUTULMASI 1


Bu gün devlet bazı ilçelere girmekte zorlanıyorsa kusuru başka yerlerde aramayacak. Sebebi barış süreci diye diretmesinde aramalıdır. Terör örgütünün barış süreci içerisinde öz güvenlik güçlerini kurduğunu bunların sayesinde halkın içersine girdiklerini bilmiyor muydu?  Bu öz güvenlik güçlerinin yol kesip kimlik kontrolü yaptıklarını bilmiyor muydu? İşte bu güvenlik güçleri emniyet tedbirlerini alıyorlardı. PKK militanları da bunların kontrolünde hendekler kazıp bombaları bu hendeklere yerleştiriyordu. Şimdi böyle olan yerlere girmek ve oradaki teröristleri çıkarmak için günlerce uğraşılıyor. Zamanında bunlar kontrol atına alınmış olsaydı bu günkü durumlar yaşanmazdı. Terör örgütü barış sürecinde bölgeyi silah deposu haline getirmiş. Diyerek itirafta bulunan iktidar değil mi? Yapılan bir anlaşma gereği PKK militanlarını sınır dışına çıkaracaktı. Çıkarmadıkları iktidar tarafından bilindiği halde ses çıkarılmadı. Başbakan Ahmet Davutoğlu ? çıkmadıklarını biliyorduk. Millete infial uyandırmasın diye ses çıkarmadık? demedi mi? PKK iktidarı kandırdı. İktidarda vatandaşı kandırdı. Bunu bilebile iktidarı desteklemek. Akıl tutulması değil de nedir? Bu barış süreci boyunca yapılanların sorumlusu iktidardır. Bu barış sürecini başlatırken iktidar kendilerine yakın olanlardan bir akiller gurubu oluşturdu. Her bölgeye bir gurup göndererek 3 ay boyunca bunlar barış sürecine vatandaştan destek istedi. Şehirle de toplantılar düzenlediler. Vatandaştan barış sürecine destek istediler. Bu yaptıkları toplantılara, toplantı yapılan yerin AKP il veya ilçe başkanlarının hazırladığı listelerdeki kişiler bu toplantılara katıla bildi. Liste harici kimse toplantıya alınmadı. Bu akiller görevleri bittiğinde iktidara rapor verdiler. Bu raporda halkın % 80´ni barış sürecine destek veriyor denildi. Öcalan´a bebek katili denilmesini istemiyorlar. Türk kelimesini kullanılmasını istemiyorlar gibi maddeler yer aldı. Bu akillerin raporların göre de barış süreci programı hazırlandı. Bu günkü duruma kadar gelindi. Nerede şimdi o raporu veren akiller?  Az buçuk tahsili olanları bir yerlere yerleştirdiler. Bazıları milletvekili dahi oldu. Hâlbuki vatandaş bu akillere tepki göstermişti. Protesto ettiler polisten de dayak yediler. Barış sürecinden akillerde sorumludur. Şimdi bu akillerin hiç birisi çıkıp da tek kelime söylüyor mu? Söyleyemezler çünkü kendileri de bu olaylardan dolayı vebal altındadırlar. Bu barış süresini eleştirenler çeşitli hakaretlere maruz kaldılar. Bunlar analar ağlasın istiyorlar. Şehitler gelsin istiyorlar. Bunlar vatan hainidirler. Bunlar kanla beslenenlerdir. Gibi hakaretlere maruz kalmışlardır. Eleştirenlerin haklı çıktığı iktidarın itirafları ile açığa çıkmıştır. Bu kadar olayların sebebinin iktidar olduğu apaçık meydanda iken, hala destek vermek akıl tutulmasında başka bir şey değildir. Gelelim Suriye konusuna. Suriye başkanına kardeşim denmiyor muydu? Suriye´den övgü ile bahsedilmiyor muydu? Dostumuz diye yere göğe sığdırılamıyordu. Dahası varda oralara girmek istemiyorum. Amerika ben Suriye de Esat´ı istemiyorum. Bize yardımcı olun demesi ile hemen Suriye düşman ilan edildi. Suriye yönetimine isyan eden özgür Suriye ordusuna, El kaideye ve El Nusra ya destek vermeye başladık. Sınırlarımız bu örgütlere açıldı. Kamplar kurduk kamplarda her türlü ihtiyaçlarını karşıladık. Suriye de yurtların terk edenlere kapılarımızı açtık. Türkiye´nin en hücra köşesinde dahi Suriyeliye rastlamak mümkündür. Bunlara hükümet bakmaktadır. Kimin parası ile vatandaşın parası ile. Esat´ın devrilmesi için elimizden ne geliyorsa yaptık. İktidar kendisinden o kadar emin idi ki. İki üç hafta içersinde Şam da Cuma namazı kılacağız bile dediler. Suriye´nin içişlerine karışmak ülkeye maddi ve manevi büyük zararlar vermiştir. Suriye de ne işimiz var diye eleştirenlere Müslüman kardeşlerimize zulüm ediliyor. Buna seyirci kalamayız denildi. Esat´ı devirmek için terör örgütlerine kapılarımızı açtık. Suriye olayının içerisine girdikten sonra terör örgütleri ülkede cirit atar durma geldi. Bu Suriye olayından en çok zarar gören Türkiye olmuştur. Güney sınırımızda iki tane terörist devlet kurulmuştur. Bu iki terörist devlete de yardım ettik. Şimdi bu iki devlette bizim düşmanımızdır. IŞİD kurulurken biz devletimizi kuruyoruz dediler. Dönemin dışişleri bakanı Ahmet Davutoğlu ?buna izin veremeyiz? dedi. Bir şey yapabildik mi? Musul konsolosluğumuzu bastılar orada çalışan 48 görevlimizi rehin aldılar. Sesimiz çıktı mı? Hatta görevlilerimize onlar bizim hasmımız değil direnmeyin teslim olun denilmedi mi?  Sorandan düşman olduk. IŞİD korkusunda Suriye de dışarıda olan tek vatan toprağımız Şah Süleyman türbesini bulunduğu yerden aldık. Kendi topraklarımıza taşıyarak, o vatan toprağını da terk etmiş olduk. Kobani de IŞİD ile PKK´nın kolu olan PYD savaşırken PYD´ ye destek olduk. Şimdi PYD düşmanlarımız arasında. Şu olayların sebebi iktidardır. Orta doğudaki Müslüman ülkelerini lideri olacağım sevdasından dolayı bu olaylar başımıza gelmiştir. Bu olaylarım müsebbibi iktidardır. Suriye´nin içişlerine karışmamızın sebebinden biriside mezhepçiliktir. Esat alevi olduğu için tavır alınmıştır. Hâlbuki biz laik bir ülkeyiz. Laiklikte mezhep ayrımcılığına yer yoktur.  İktidar bu kadar yanlışı bir arada yapmasına rağmen hala bu kadar destek görüyorsa burada bir akıl tutulması var demektir. Bu konuya yarında devam edeceğim. Saygılarımla.

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE! 09 ? 12- 2015 Mustafa KOÇAL.



  • Çarşamba 17 °C / 9 °C Parçalı bulutlu
  • Perşembe 16 °C / 10 °C Bulutlu
  • Cuma 16 °C / 10 °C Güneşli

Balıkesir

13.11.2019

  • İMSAK 06:17
  • GÜNEŞ 07:43
  • ÖĞLE 12:58
  • İKİNDİ 15:38
  • AKŞAM 18:03
  • YATSI 19:23
  • BIST 100

    104.431%0,44
  • DOLAR

    5,7644% -0,24
  • EURO

    6,3515% -0,20
  • GRAM ALTIN

    271,30% 0,13
  • ÇEYREK ALTIN

    447,645% 0,13