Mustafa KOÇAL (BALIKESİR RÜZGARI)


AKIL TUTULMASI

AKIL TUTULMASI


Bu millet böyle değildi. AKP iktidarında millette akıl tutulması baş gösterdi. İyi ile kötüyü, çirkinle güzeli, yanlışla doğruyu bir birinden ayıramaz duruma geldiler. Olayları irdelediğimizde sizlerde akıl tutulmasını olduğunu anlayacaksınız. Olaylara yakın tarihten başlayalım. 7 Haziran seçimlerinden sonra olan olaylara bakalım. AKP tek başına iktidar olamayınca, 45 günlük sürede koalisyon kurulmasını engelledi. Sürenin bitmesine çok az bir süre kala davutoğlu görevi cumhurbaşkanına iade etti. Kanunen ve teamüllere göre ikinci partiye hükümet kurma görevi verilmesi gerekirken. Cumhurbaşkanı hükümet kurma görevini ikinci partiye vermedi. Amaç ülkeyi erken seçime götürecek. Bir seçim hükümetinin oluşturulması amaçlanıyordu. Bunda da başarılı oldular. Bu dönemde Suruç ve Ankara olayları yaşandı. Ankara olayında 103 vatandaşımız hayatın kaybetti. Milletin bu acı ile yürekleri yanarken. Başbakan Ahmet davutoğlu ?Ankara olayından sonra anket yaptırdık. Oyumuz 4 puan artmış dedi. Bu millette şok etkisi yaptı. Bu ankete katılanların bir akıl tutulmasının etkisidir. Ve bu anket olayı AKP´ye iktidar yolunun açılmasına neden olmuştur. 7 Haziran seçiminden sonra AKP tek başına iktidar olamayınca. Oyların HDP´ ye gitmesi AKP´nin barış sürecini sonlandırıp. PKK ile mücadele etmesine yol açtı. Terör olayları birden tavan yaptı. Kimse bunun neden böyle olduğunu anlayamadı. Sağlık bakanı ?cumhurbaşkanı seçeceğimize, başkan seçseydik bu olaylar olmazdı? bu söylem olayların AKP´nin başlattığı şeklinde algılandı. 1 Kasım seçimine kadar 155 şehit verdik. Suruç ve Ankara olayında hayatlarını kaybedenler hariç. Seçim yapıldı. AKP tek başına iktidar oldu. Seçim gecesi İzmir AKP il başkanı. ?Şehitlerimizden Allah razı olsun. Yarın yeni bir Türkiye ye uyanacağız. Bundan sonra şehit cenazeleri gelmeyecek? dedi. Fakat tam aksi oldu seçimden bu güne 48 şehit verdik. Avrupa Birliği bakanı terörle mücadele edeceğiz derken. ?Daha çok şehit vereceğiz? diyor. Sanki millete şehit vereceğimizi müjdeler gibi. Suriye´den kalkan Rus uçağı hava sahamızı ihlal etmesi neticesinde uçağı düşürdük. Düşürmekte hukuken haklıyız. Fakat birde bunun siyasi yönü var. Rusya bizim stratejik ortağımız diyoruz. Bunu hiç dikkate almadan uçağı düşürüyoruz. Millet bu uçağın düşürülmesine milli duygulara kapılarak sevindi. Arkasından da Rusya doğalgazı keserse ne olacak diye kara kara düşünmeye başladı. Rusya ile ithalatımızı ve ihracatımızı göz önüne alınmadan bu uçak düşürülmüştür. Rusya´nın sebze meyve alımını sonlandırmasından sonra, üretici zora girmiştir. Bu kadar dışa bağımlı olmamızın doğurduğu tehlike kapımızdadır. Uçağın düşürülmesine sevinenler. Şimdi Rusya ya doğalgazı keserse ne olacak demeye başladılar. İşte bu da uçak düşürmenin siyası boyutudur. Doğalgaz kesilirse kullandığımız doğalgazın % 55 elimizden uçmuş olacak. Uçağın düşürülmesinde Angajman kurallarını uyguladık. Rus uçağı hava sahamızı ihlal etti. Bizde Angajman kuralları gereği uçağı düşürdük. Pekiyi yunan uçakları egede her ay defalarca hava sahamızı ihlal ediyor. Ayrıca Yunanistan 16 ada, adacık ve kayalıklarımız istila etti onlara neden ses çıkarmadık da. Rus uçağını düşürdük. ABD´nin oyununa geldik. Şimdi ne oldu. Birçok Avrupa ülkesine incirlik hava üssünü açmak mecburiyetinde kaldık. İncirlik üssünde şimdi yabancı devletlerin uçakları var. Buna karşılık Rusya´nın uçak gemisi Lazaki limanında bütün füzeleri Türkiye ye çevrilmiş durumda 300 Km. alan içersindeki hedefleri imha edebilecek durumda. Kim zara görecek Türkiye değil mi? Olayın siyasi boyutunu hesaplamadan yaptığımızın bedelini ağır ödeyeceğiz. Geldiğimiz nokta nedir? Biliyor musunuz? Karanlık bir tünelin önündeyiz. Bu karanlık tünele girdiğimizde nelerle karşılaşacağımız bilmiyoruz. Doğudan her gün şehit geliyor. Şehirleri, kazaları, köyleri istila eden terör örgütü ile mücadele ediliyor. Bunların buralara yerleşmelerine kendimiz izin verdik. Şimdide buralardan çıkarmak için. Çaba harcıyoruz. Bunu hiç dikkate alan yok. Sanki buları yeni tanıyormuşuz gibi bir tavır takınılıyor. Buralara hendekler kazılıp bombalar döşenirken devlet nerede idi? Bunu hiç sorgulayan yok. Barış süresi diye direten iktidar değil miydi? Operasyon yapmaya yetkili olan ordu değil midi? O zaman ordudan operasyon yapma yetkisini alıp. Valilere operasyon yetkisini Veren iktidar değil miydi? Sonrada valiler içişleri bakanı kanalı ile PKK ya operasyon yapılmasın diyen iktidar değil miydi?  Askeri kışladan, polisi karakoldan çıkarmayan iktidar değil miydi? Hadi diyelim ki bu yapılan doğru idi. Hiç değilse bu PKK buralarda ne yapıyor diye. İstihbarat ekipleri ne yapıyordu? Millet bu olayları ya bilmiyor. Ya da biliyor da işlerine gelmiyor. Bu olayları bilip de bunları doğru kabul edip oylarını ona göre verdiler ise bu akıl tutulmasından başka bir şey değildir. İyiye kötü demek, kötüye iyi demek, yanlışa doğru, doğruya yanlış demek akıl tutulması değil de nedir? Bu konuya devam edeceğim saygılarımla.

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE! 09 ? 12- 2015 Mustafa KOÇAL  



  • Cuma 16 °C / 10 °C Güneşli
  • Cumartesi 15 °C / 6 °C Güneşli
  • Pazar 15 °C / 7 °C Parçalı bulutlu

Balıkesir

15.11.2019

  • İMSAK 06:19
  • GÜNEŞ 07:45
  • ÖĞLE 12:58
  • İKİNDİ 15:37
  • AKŞAM 18:01
  • YATSI 19:22
  • BIST 100

    103.781%0,00
  • DOLAR

    5,7550% 0,10
  • EURO

    6,3501% 0,14
  • GRAM ALTIN

    271,86% 0,65
  • ÇEYREK ALTIN

    448,569% 0,65