Mustafa KOÇAL (BALIKESİR RÜZGARI)


ALDATILDIK

ALDATILDIK


Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan aldatıldık diyor. Orduya kurulan kumpasta kandırıldınız. Kozmik odaya girilmesinde kandırıldınız. 17 Aralık operasyonuna kadar olan bütün işlerde kandırıldınız. Kim tarafından cemaat tarafından kandırıldınız. İktidar bütün bunları yapan cemaatin yaptığına inanıyor da.  Güvenlik yasası görüşmelerinde muhalefet paralelciler hakkında araştırma komisyonu kurulsun diye önerge verdi. Bu önergeye CHP, MHP ve HDP destek verdi. AKP bu paralelciler hakkında araştırma yapılmasını neden ret ettiler? Çünkü işin işersin de iktidar da vardı. Türkçe olimpiyatlarına iktidar temsilcileri katılıp da cemaate methiyeler yağdıran kendileri değil miydi? Gülene gel artık bu hasret bitsin diye gözyaşı dökenleri de gördük. Ne istediniz de vermedik denilmedi mi?

Ergenekon davası 3 Mart tezkeresinin intikamı için başlatıldı. Bundan o zaman iktidarında haberi vardı. Bülent Arınç bu generallerle iyi ki harbe girmemişiz” dememiş miydi? Yapılan bir eylem olduğunda Ergenekoncuların üzerine atılmıyor muydu? Dönemin başbakanı Tayyip Erdoğan 21-04- 2009 tarihinde eğer bugün hâkimlerimiz, savcılarımız hiçbir baskı ve tehdide boyun eğmeden görevlerini yapıyorlarsa. Güven verici bir gelişmedir. Bundan kim neden rahatsız olabilir? Bunu kim neden engellemeye çalışabilir? Bakınız ortada son derece ağır, son derece vahim iddia var. Anayasamıza, yasalarımıza göre suç teşkil eden ithamlar var. Bırakın yargı işlesin, bırakın hukuk işlesin, bırakın ak ile kara ortaya çıksın. Süreci bulandırarak hâkimleri savcıları tehdit ederek hiç kimse bir yere varamaz” demişti.  Ayrıca Tayyip Erdoğan ben bu davanın savcısıyım” demedi mi? Bu dava için iktidar gizli tanıklar bulmadı mı? Bu gizli tanıklara olağanüstü haklar tanınmadı mı? Pişmanlık yasasından yararlanarak geri dönen PKK militanları gizli tanık yapılmadı mı? PKK'nın lideri Ergenekon dediler gizli tanıkları biz verdik dahi dedi.

Ergenekon ve balyoz davalarında bu vahim olaylar yaşanırken. Bunlardan iktidarın haberinin olmaması mümkün müdür? Yağmur gibi imzasız ve isimsiz ihbar mektupları gelirken, hiç kimse, bunları gönderenleri bulmak için çaba harcamadı. Ergene konun başlamasına neden olan Tuncay Güneyi kanada dan getirmeyi düşünmedi. Hatta bu kişinin TV'lere bağlanarak abuk sabuk sözlerini millete dinlettiler. Bavul ile savcıya belge götüren Baransu ya bunları kim gönderdi diye soran olmadı. Generaller, subaylar, gazeteciler sabahın köründe evlerinden alınırken. Kimsenin sesi çıkmadı. Silivri ceza evine dolduruldular. Sanıklar için getirilen tanıklar dahi mahkeme heyeti tarafından dinlenmedi. CD'lerin sahte olduğu iddia edildi dinleyen olmadı. Bu davaların savcısına koruma verildiği gibi başbakan kendi zırhlı arabasını bu savcıya verdi. Bu kadar vahim olaylar yaşanırken. İktidar birilerini gönderip de bunların doruluğunu bir araştırın demedi.

Bülent arınca suikast düzenleyecekler diye iki subay gözaltına alındı. Muğla dan Ankara'ya cephane getiren araba emniyete götürüldü. Görev kâğıdı elinde olan astsubay olduğu halde inanmadılar. Bu ordunun cephane taşıyan bir arabası idi. Bülent Arınca suikast öne sürülerek kozmik odada suikast ile ilgili olarak günlerce belge arandı.

Şimdi bizi aldattılar deniliyor. Mağdur olanların bu mağduriyetleri için. Pardon bizi aldattılar özür dileriz mi denilecek? Ceza evinde kahrından hastalanıp ölenlerin vebalini kim çekecek? Gururu kırıldığı için. Bu olayı onuruna yediremeyip de intihar edenlerin hesabını kim verecek? İktidarlar elinde kesin delil olmadan hiçbir vatandaşına bunların yapılmasına müsaade etmez. İktidarlar vatandaşlarını korumak için vardır.

Bir devlet hadi diyelim bir defa aldatıldı. Fakat defalarca bir iktidar aldatılamaz. PKK'nın çekilme olayında da aldatıldılar. Hem de başbakan Ahmet Davutoğlu milletle dalga geçer gibi söyledi. Çekilmediklerini biliyorduk. Millette infial uyandırılmasın diye. Millette gizledik” dedi.

17 Aralık operasyonu içinde ayni şeyler söylendi. Darbe yapacaklardı denildi. Bir 27 Nisan muhtırası çıktı. Darbe yapacaklardı denildi. Hatta Bülent Arınç bu mıhtır bize 10 puan kazandırdı” dedi. Demek ki o muhtıra anlaşmalı olarak yayınlatılmış. Zaten bir genelkurmay başkanı tek başına böyle bir muhtıra yayınlayamaz. En azında kuvvet komutanlarının da bilgisi dâhilinde olur. Ergenekon ve balyoz davalarında ki iddiada darbe teşebbüsü idi. iktidarın tek korkusu darbe idi. senelerce darbe ile yattılar darbe ile kalktılar. Gezi olaylarını dahi darbeye bağladılar. Korktukları her şeyi darbe ile nitelendirdiler. İçte bu korku bu orduya kurulan kumpasın ürünüdür. Darbeden korktukları için. Orduya yapılanlara göz yumdular. Şimdi aldatıldık diyerek günah çıkartmaya çalışıyorlar. Bu seçime yatırımdır. 2014 sensinin Mart ayında mahalli seçimler yapıldı. Ağustosta Cumhurbaşkanlığı seçim yapıldı. Bu seçimlerde aldatıldıklarını söylemediler de. Bu seçimde aldatıldıklarını söylüyorlar. Aldatılma değil olayın içinde olmanın pişmanlığıdır. Orduya kumpas kurulduğunu kim söyledi? İktidarın adamı Yalçın Akdoğan değil mi? Şimdiye kadar söylemediler de. Neden? 17 Aralıktan sonra söylediler. Suçu cemaatin üzerine atmak içindir. Aldatıldık diye mağduriyet senaryosu üretiyorlar. İktidar kol kola, can cana olduğu cemaat tarafından aldatılıyor. Buna inanmak çok zor. Saygılarımla.

                                                                        20 – 03 -2015 Mustafa KOÇAL



  • Perşembe 14 ° / 5 ° Parçalı bulutlu
  • Cuma 18 ° / 6 ° Bulutlu
  • Cumartesi 18 ° / 6 ° Bulutlu

Balıkesir

21.11.2019

  • İMSAK 06:25
  • GÜNEŞ 07:52
  • ÖĞLE 12:59
  • İKİNDİ 15:34
  • AKŞAM 17:57
  • YATSI 19:18
  • BIST 100

    106.785%0,00
  • DOLAR

    5,7076% 0,18
  • EURO

    6,3290% 0,31
  • GRAM ALTIN

    269,91% 0,04
  • ÇEYREK ALTIN

    445,3515% 0,04