Mustafa KOÇAL (BALIKESİR RÜZGARI)


AMAN BARIŞ SÜRECİNE ZARAR VERMEYİN

AMAN BARIŞ SÜRECİNE ZARAR VERMEYİN


Türküm, doğruyum, çalışkanım.

İlkem, küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.

Ülküm; Yükselmek, ileri gitmektir. Ey büyük Atatürk! Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım Türk varlığına armağan olsun.

PKK yandaşları Ankara tuzlu çayırda PKK’nın kuruluş yıl dönümünü kutlamak amacı ile gösteri yapıyor. Milletin araçlarına Molotoflu ve havayı fişeklerle saldırıyor. Gezi parkı olaylarında ve öğretmenler gününde destan yazan polis meydanda yok. İş işten geçtikten sonra geliyorlar. Polislere de saldırıyorlar. Hiçbir gösterici yakalanmıyor. Olan vatandaşa oluyor. Yüzleri maskeli kalleşler polisin gelmesi ile kaçıyor.

Ayni olaylar doğuda da oluyor. Polisle sabaha kadar köşe kapmaca oynuyorlar. Doğuda olaylar çok çarpıcı boyutlara ulaşmış durumda. Ümit Özdağ anlatıyor, Asker kışladan dışarı çıkmıyormuş. Arazi PKK militanı kaynıyormuş. Korucuların evlerini PKK militanları basıp, bazılarını götürüyorlarmış. Bazı yerlere kaymak atmaları bile yapmışlar. Kaçak Elektrik kullanımı çok artığı iddiaları yaygın bir durumda olmasına rağmen fatura ödemeleri yapılmıyormuş. Kış aylarında kaçak elektrik kullanımının artığını hepimiz biliyoruz. Geçtiğimiz sene kış aylarında başbakanda bu konuya değinmişti. “Bu bölgede kaçak elektrik kullanımı arttı. Kaçak elektrik kullanmak haramdır” demişti. Kaçak elektriği kullanmak haram oluyor da. Kaçak elektriğin parasının bizlerden alınması haram değil mi? Bizim kullanmadığımız elektriğin parasını almakta haramdır. Örgüt aşağı yukarı bütün kurumlarımı tamamlamış durumda. Kürt halkına ya yanlış bilgi veriliyor. Ya da onlarda artık bu işe iyice kendilerini kaptırmışlar. Lokantaya yemek yemeye gelen birisini tanımıyorlarsa “Türkiye’den mi geldin” diyorlarmış. Bölgede kaçak ne istersen varmış. Sigara, içki, cep telefonu, mazot hem de bular alenen satılıyormuş. İktidar yetkililere aman barış sürecine zarar verecek bir müdahalede bulunmayın diye yetkililere talimat verdiği iddia ediliyor. cudi dağını PKK militanları tamamen işgal etmişler. Daha önce karakollar kaldırılmıştı. Karakol yapımları BDP’nin protestoları sonunda durdurulmuştu. Anlaşılan doğu Anadolu ve güney doğu Anadolu tamamen örgütün kontrolüne geçmiş. Bunların üzerine Diyarbakır buluşması tuzu biberi olmuş demektir. O sözde tarihi buluşmada ima edilen af onları iyice havaya sokmuşa benziyor.

BDP eş başkanı Selahattin Demirtaş halka hitap ederken “liderimiz Öcalan serbest bırakılmadan. Hapishanedekiler çıkmadan barış söz konusu olamaz” diyor. Bu af konusu için konuşmalar başladı. Başbakan ve diğer yöneticiler. Barışa kılıf hazırlıyorlar. “Kişilere karşı işlenen suçları af etme yetkimiz yok. Fakat devlete karşı işlenmiş suçların affı düşünülebilinir” demeye başladılar. Bu kadar vatandaşımızın canına kıydılar. Bunların hakları ne olacak? Örgütü doğrudan doğruya devlete karşı suç işlemiş kabul edeceksiniz. Söylemlerden anlaşılan budur. İyi güzelde İstanbul esenlerde parka konan bombalarla ölen vatandaşlarımızı kim şehit etti? Ankara ulustaki iş hanına atılan bomba ile şehit olanları kim şehit etti? Çöp bidonlarına bombaları kim koydu? Canlı bombalar örgüt elemanı değil miydi?  Binlerce askerimizi şehit edenler PKK’lı değildiydi de kimlerdi? O kahraman askerlerin aileleri, çocukları, dul kalan eşlerinin hakları ne olacak? Şehit olan polislerimiz ne olacak? Kimseye karşı suç işlememişler yalnız devlete karşımı suç işlemişler. Yola mayın döşeyecekler uzaktan kumanda ile katletmek istedikleri geçerken patlatacaklar. Bir sürü kişiyi katledecekler. Bunu devlete karşı işlenmiş suç sayacaksınız. Şehit olanlar annesiz babasız kişiler değil. Onlarında anneleri, babaları, çocuklar, eşleri vardı. Devlete karşı işlenen suçlarda ölüm olmamışsa o zaman ancak bu yolu kullanabilirsiniz. Devleti dolandırmıştır, devlete hakaret etmiştir, devlete sövmüştür buları af edebilirsiniz. Bırakın birisini öldürmeyi. Bir kişiye küfür etmiş kişiyi dahi af edemezsiniz. Binlerce askeri, polisi, vatandaşı şehit etmiş birilerini devletin af etme hakkı yoktur. Aman barış sürecine zarar verilmesin diye diye iyice şımartıldılar. Adeta devlete meydan okuyorlar. Büyük devletin bunları bu kadar şımartması hoş karşılanacak bir olay değildir. İktidar aman barış süreci zarar görmesin dedikçe. Nerede ise tepemize çıkacaklar. Böyle bir barış sürecinde direten hiçbir devlet yoktur. Barış isteyen daima güçsüz olandır. Hem bu sürece barış süreci demekte yanlıştır. Örgütle bir savaş yapılmadı ki barış süreci olsun. Bunlarla terör mücadelesi yapıldı. Savaş derseniz onların orduları olduğunu kabullenmiş olursunuz. Orduyu kışlaya çekmek meydanı size bırakıyoruz demektir. İstediğiniz gibi hareket edebilirsiniz demektir. Ordu kışladan çıkmadıkça silahların gölgesinde anlaşma yapılıyor demektir. Adamlar o kadar ileri gittiler ki nerede ise ordunuz gelsin savaşalım diyecekler. Büyük devletsek bu teröre boyun eğmemeliyiz. Analar ağlamasın demek kolay. Analar o örgüt af edildiği zaman daha çok ağlayacaktır. Saygılarımla.

Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti! Yaşasın Atatürk milliyetçiliği! Yaşasın Türk milleti! Yaşasın Atatürk sevdalıları!

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!   

29 – 11 – 2013 Mustafa KOÇAL 



  • Çarşamba 15 ° / 5 ° Parçalı bulutlu
  • Perşembe 11 ° / 0 ° Parçalı bulutlu
  • Cuma 13 ° / 0 ° Parçalı bulutlu

Balıkesir

29.01.2020

  • İMSAK 06:47
  • GÜNEŞ 08:13
  • ÖĞLE 13:26
  • İKİNDİ 16:06
  • AKŞAM 18:30
  • YATSI 19:51
  • BIST 100

    119.812%0,01
  • DOLAR

    5,9593% 0,30
  • EURO

    6,5558% 0,09
  • GRAM ALTIN

    301,15% 0,45
  • ÇEYREK ALTIN

    496,8975% 0,45