Mustafa KOÇAL (BALIKESİR RÜZGARI)


AYNİ SENARYOLAR GÜNDEMDE

AYNİ SENARYOLAR GÜNDEMDE


Türküm, doğruyum, çalışkanım.

İlkem, küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.

Ülküm, yükselmek, ileri gitmektir. Ey büyük Atatürk! Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım Türk varlığına armağan olsun.

Yolsuzlukla mücadele ne zaman istiklal savaşı oldu. Yolsuzlukların üzerini örtebilmek için büyük çaba harcanıyor. Bunu istiklal savaşına çevirdiler. Bu kadar uğraşmaya hiç gerek yok. Bir gecede bir kanun çıkarırsınız iş olur biter. Bundan böyle yolsuzluk yapanlar hakkında işlem yapılmayacaktır dersiniz her şey sizin istediğiniz gibi olur. Yolsuzlukların üzerinİ örtmek için bu kadar çaba harcamaya gerek kalmaz. Yandaşlarda bu yolsuzluklara nasıl destek vereceklerini şaşırdılar. Birisi kalkıyor “insan yolsuzluk yapabilir. Bu Allah’la kul arasındadır” diyor. Tövbe yarabbi yolsuzlukta dahi Allah ismini kullanıyorlar. Bunu söyleyen başbakanın ekonomi danışmanı olan kişi,

 Bile Allah ismini kullanıyor. Bunu söyleyen başbakanın ekonomi danışmanı Yiğit Bulut kraldan fazla kralcı olanlardan birisidir. Yandaşlardan biriside “rüşvete sınır konmalıdır” diyor. Yani 500 TL rüşvet sayılmayacak. Bunun üzeridekiler rüşvet sayılsın demek istiyor. Böyle bir fikir şeytanın bile aklına gelmez. Amma bu yandaşlar insanüstü bir zekâya sahipler nasıl yandaşlık yapacaklarını düşünmekten helak oluyorlar. Geri zekâlı olmasa böyle bir şeyi nasıl TV de söyleyebilir.

Başbakan günde üç dört miting yapıyor. Sakarya mitinginden döndü. Hava limanında karşılama töreninde konuştu. Sonra evinin önünde konuştu. Hepsinde ayni mağduriyet senaryoları dile getiriliyor. Bindirilmiş kıtalarda görevlerini iyi yapıyor. Hava limanından dönüşte metroya evlerine gidecekler binemediler. Mitingden geleler parasız bindiler. Görevlilerde parasız binmelerine yardımcı oluyordu. Bu parasız binenleri görüntülemek isteyen basın mensuplarını görevliler engelliyor.

Bu bindirilmiş kıtalar “başbakanımızı yedirmeyiz. Vur de vuralım, öl de ölelim” sloganları atıyor. Başbakanı yemek isteyen hiç kimse yok. Şimdi bu başbakanımızı yedirmeyiz diyenlere soruyorum. Başbakanı yiyecek kimse yok. Amma rüşvet alanlar ve yolsuzluk yapanlar paraları götürüyor. Millet onların bu paraları yemelerine karşılar. Siz yolsuzluklarımı savunuyorsunuz? Yoksa bu yolsuzlukların üzerini örtmeye çalışan başbakanı mı? Yolsuzluk sizler için suç değil mi?

 Başbakan diyordu ya “yolsuzluk yapan benim oğlumda olsa acımam cezasını çeker” diye fetva veriyordu. Yolsuzluk olayları ortaya çıktığında başbakan “ bakanlarına istifa edin. Kanun karşısında herkes eşittir. Gidin aklanın gelin. Yargıya da kimse müdahale edemez” deseydi. Ben başbakanı tebrik eder ayakta alkışlardım. Herkesin bildiği bir mesele vardır. Başbakanın birisi devir teslim yapılırken yeni başbakana üç zarf verir. Başın sıkışıp işin içersinden çıkamadığında birinci zarfı aç. İkinci bir sıkıntıya düştüğünde ikinci zarfı aç. Yine olmuyorsa üçüncü zarfı aç nasihatin de bulunur. Yeni başbakan görevine başlar bir gün gelir. Sıkıntıya düşer. Birinci zarfı açar. Hemen muhalefeti eleştirmeye başla nasihat çıkar zarftan. Bir müddet sonra yine sıkıntıya düşer. İkinci zarfı açar. Hemen dış güçleri eleştir. Nasihati çıkar. Aradan biraz zaman geçer yine sıkıntıya düşer. Hemen üçüncü zarfı açar. Senden sonra gelene üç zarf hazırla nasihati çıkar karşısına.

Tayyip Erdoğan birinci zarfı çok önce açtı. Muhalefeti eleştirmediği bir gün olmadı. Yine bu olayları muhalefet yapmış gibi muhalefete çatıyor. Kılıçtaroğluna “ sen kasetle iktidar oldun. Sen önce SSK’daki hesabını ver, ondan sonra konuş” diyor. Orduya yapılan kumpastan haberi olan iktidarın. Deniz Baykal’a kurulan kumpastan da haberi vardır. Şimdi Baykal’ın masumiyetini dile getiriyor. Zamanında bunu siyasi malzeme olarak kullanan kimdi?

“Bindirilmiş kıtalar vur de vuralım, öl de ölelim” diyor. Ağır olunda molla desinler beyler. Kimi vuracaksınız? Ayrıca ne için vuracaksınız? Bu milleti soymaya çalışanlar korunmasın yargıda hesap versin diyenlerimi vuracaksınız. Vurmaya bu kadar hevesliyseniz ve yüreğiniz varsa gidin bu ülkeyi bölmeye çalışanlarla vuruşun. Yolsuzluğu kabul etmeyenlerin kılına dahi dokunamazsınız. Hırsızları korumak için istiklal savaşımı çıkaracaksınız. Bu millet o istiklal savaşını itibarsızlaştırmak için çalıştığının Atatürk ile verdi. Bugün onun sayesinde bu ülkede özgürce dolaşabiliyorsunuz.

Devlet içinde devleti iktidar kendisi yaratmıştır. “Ne istediniz de vermedik”? Diyen iktidardır. Ayrıca Yalçın Akdoğan itiraf etti. “Emniyeti cemaate verdik” diyen kendisi değil mi? Ne istedilerse verdi iseniz? Şimdi yakınmanız sizi haklı çıkarmaz. Bir darbı mesel vardır. Elini verirsen kolunu alamazsınız derler. İktidarda cemaate elini vermiş. Amma kolunu kurtaramamış. Saygılarımla.

Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti! Yaşasın Atatürk milliyetçiliği! Yaşasın Türk milleti! Yaşasın Atatürk sevdalıları!

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!

29- 12- 2013        M. KOÇAL

 

 



  • Cumartesi 8 ° / 3 ° Bulutlu
  • Pazar 14 ° / -1 ° Parçalı bulutlu
  • Pazartesi 18 ° / 1 ° Güneşli

Balıkesir

22.02.2020

  • İMSAK 06:23
  • GÜNEŞ 07:46
  • ÖĞLE 13:27
  • İKİNDİ 16:28
  • AKŞAM 18:58
  • YATSI 20:16
  • BIST 100

    116.829%1,03
  • DOLAR

    6,0937% -0,12
  • EURO

    6,6143% 0,43
  • GRAM ALTIN

    322,85% 1,61
  • ÇEYREK ALTIN

    532,7025% 1,61