Mustafa KOÇAL (BALIKESİR RÜZGARI)


BALKONDAN MUHALEFETE DERS

BALKONDAN MUHALEFETE DERS


Türküm, doğruyum, çalışkanım.

İlken, küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.

Ülküm, yükselmek, ileri gitmektir. Ey büyük Atatürk! Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım Türk varlığına armağan olsun.

Başbakan balkondan muhalefete ders verdi. “Böyle muhalefet olmaz Kibirliler, insanları aşağılıyorlar, bölücülük yapıyorlar” diye muhalefete ders veriyordu. Bütün propaganda sürecinde muhalefeti aşağılayan kimdi? Cibilliyetini sorgulayan kimdi? Kibir kendini beğenmektir. Kibirli insan kendisinin fikrinden başka, kimsenin fikirlerin kabul etmez. Ben bilirim ben yaparın der. Ülkeyi kamplara ayıran iktidardır. Terör örgütü ile masaya oturan iktidardır. Fakat mitinglerde terör örgütü ile birlikte hareket ediyorlar diye millete şikâyet edilen muhalefettir. Cemaatle senelerce kol kola olan iktidardır. Millete cemaatle birlikte hareket ediyorlar diye şikâyet edilen muhalefettir.  Rüşvet ve yolsuzluk operasyonu bakanların çocuklarına yapılır. Muhalefet hırsızlıkla suçlanır. Muhalefetin genel başkanı olmuş bir kişinin sıfatı partinin lideridir. Bu kişiye ey müdür diye hitap etmek aşağılamaktır. Ondan sonrada muhalefete kibirliler deniyor. Böyle ithamlar ve söylemler siyasetin seviyesini düşürmekte dedir.

Siyasi ahlakın bozulması vatandaşın ahlaki değerlerini yitirmesine sebep olmaktadır. İnsanları biat ettirmenin en güzel yolu borçlandırmaktır. Borçlu insan sesi çıkmayan, boynu bükük ve biat etme zorunda kalan kişidir. Borçlu insanı korkutmak gayet kolaydır. Biz size borç verdik. Biz gidersek bizim verdiğimiz borçları sizden hemen isterler. Derseniz, o borçlu korkuya kapılır. Biz gidersek maaş bile alamazsınız derseniz çaresiz kalacağını düşünerek kerhen de olsa biat etmek zorunda kalır. Çünkü bu milletin ihtiyaç kredisine ve kredi kartına 315 milyon TL borcu var. Biat etmesinde ne yapsın.

Milletin en hassas duygusu dindir. Dini duygularını okşadığınız zaman senden iyisi yoktur. Bir defa bu söylenenlere kendisini inandırdı mı? Artık kıyamet kopsa bile söylenene inanır. Bunu en iyi Burhan Kuzu analiz etmiş. Bu rüşvet ve yolsuzluk olayları ile ilgili olarak şöyle demişti. “Bu olaylar doğru dahi olsa vatandaş bizim söylediğimize inanır” demişti. Dinen rüşvet ve yolsuzluk ahlaksızlık olarak kabul edilmiştir. Peygamber efendimizin bazı hadisi şeriflerinde bu olayların günah olduğu buyruluştur. Yine hak yemenin kesinlikle affı yoktur. Rüşvet ve yolsuzluk olayında hak yemek vardır. Allah bütün günahları af ederim. Yalnız üzerinde kul hakkı olanı af etmem buyurmuştur. Âlimlerden birisi bir kimse bütün peygamberlerin hepsinin ibadetini yapsa, üzerinde en küçük bir hak varsa cennete giremez diye buyurmuştur. Rüşvet ve yolsuzluk olayında hak yemek vardır. Dinen yasaklanmış olanların yapılması günah işlemeye girer.

Yolsuzluk ve rüşvet gizli yapıldığı içinde hırsızlıkla eş değerdedir. Hırsızlıkta ahlaksızlıktır. Birisinin yolsuzluğunu görmezlikten gelmesi ayni suçu işlemeye ortak olmak demektir. Suçluya yataklık yapan nasıl onun suçuna iştirak etmiş sayılıyorsa. Bu olayları desteklemekte yataklık etmekle eş değerdedir. Siyasi ahlak sükûta uğrarsa, toplumsal ahlakın erozyona uğramasına sebebiyet verir. Ahlaki değerlerini kaybeden toplumlar. Gittikçe duyarsızlaşır. Duyarsızlaşan toplumlardan milli hisleri yok olur. Bana necilik başlar. Dünya yansa dönüp bakmaz. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın demeye başlar. Artık onun için varsa yoksa kendi menfaati vardır. Bir gün milli varlıklarımızın satışını protesto etmek için sokaklarda broşür dağıttım. Bir esnafa girdim. Broşürü aldı şöyle bir göz gezdirdi. Satıyorlarsa bana ne? Benim malımı mı satıyor? Devletin malını satıyor! Beni ilgilendirmez demez mi? Elinden çektin aldım broşürü.  İşte böyle duyarsız olurlar. Kurtuluş savaşı sırasında İngiliz kemaller böyle ortaya çıkmıştır. Kendilerinden başka kimseyi düşünmezler.

Milli duygularını yitirmiş. Milli ruhları körelmiş. Duyarsızlaşmış milletler daima kaybeden taraf olmuştur. Bizim toplumumuz yavaş yavaş duyarsızlaştırılıyor. Duyarsız toplumlar çok çabuk alışırlar. Hiçbir şeyi umursamazlar. TC kaldırılmaya çalışıldı. Duyarlı olanlar sokaklara döküldü. Toplumun içersindeki duyarlı vatandaşlar sokakta idi. Andımız kaldırıldı. Ne mutlu türküm diyene dağların eteklerinden ve tepelerden silindi. Bunları çok çabuk unuttuk. Milli bayramlar caddelerde meydanlarda kutlanmaz oldu. İktidar yapacağını alıştıra alıştıra yapıyor. Şu seçim sonuçlarındaki skandalları görüyor musunuz? MHP’nin kazandığı açıklanıyor. AKP itiraz ediyor. Bu seferde CHP çıkıyor. Başbakan muhalefet için iki koyunu güdemezle diyor ya. Oluşturduğu kadrolar maalesef bir seçim sandıklarının içersinden çıkamıyor. Şu olan olaylar bizi dünyaya rezil etmekte dedir. Bu kadar skandalların olduğu sandıkların hepsi yenide gözlemcilerin nezaretinde sayılmalıdır. Saygılarımla.

Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti! Yaşasın Atatürk milliyetçiliği!  Yaşasın Türk milleti! Yaşasın Atatürk’ün askerleri! Yaşasın Atatürk sevdalıları!

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE 03- 04- 2014 Mustafa KOÇAL



  • Cuma 16 °C / 10 °C Güneşli
  • Cumartesi 15 °C / 6 °C Güneşli
  • Pazar 15 °C / 7 °C Parçalı bulutlu

Balıkesir

15.11.2019

  • İMSAK 06:19
  • GÜNEŞ 07:45
  • ÖĞLE 12:58
  • İKİNDİ 15:37
  • AKŞAM 18:01
  • YATSI 19:22
  • BIST 100

    103.781%-1,00
  • DOLAR

    5,7535% 0,07
  • EURO

    6,3441% 0,05
  • GRAM ALTIN

    271,86% 0,65
  • ÇEYREK ALTIN

    448,569% 0,65