Mustafa KOÇAL (BALIKESİR RÜZGARI)


BAŞARAMAYACAKLAR

BAŞARAMAYACAKLAR


Türküm, doğruyum, çalışkanım.

İlkem, küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.

Ülküm; yükselmek, ileri gitmektir. Ey büyük Atatürk! Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım Türk varlığına armağan olsun.

Atatürk’ü ne kadar itibarsızlaştırmaya çalışırlarsa çalışsınlar başaramayacaklar. Hiç kimse onlardan Atatürk’ü sevmenizi istemiyor. Gölge etmesinler başak ihsan istemiyoruz. Devlet dairelerinden, kitaplardan Atatürk resimlerini ve ismini kaldırabilirler. Amma gönüllerden kaldıramazlar. Denizlide bir Atatürk sevdalısı arabasının ön kaputuna Atatürk posterini yapıştırmış. Bunun kime zararı var? Arabanın arka camına yapıştırmış olsa. Hadi görüşünü engelliyor! Diye bir bahane ileri sürerek resmi camdan sök diyebilirsiniz.  Amma ön kaputtan sök demek abesle iştigal etmek demektir. Gelin ben size yüzlerce arabaların arkasında ve yanında şirket reklamlarını içeren Amblemli araba göstereyim. Kurallara aykırı imiş hangi kurallara? Şirketlerin amblemlerini yapıştırmak kurallara aykırı değil de? Atatürk posteri asmak mı kuralla aykırı? Bu kuralı kim koymuş? İktidar mı koymuş? İktidar koydu ise! Önce kuralı koyan kendisi kurala uyacak. Parti arabalarının yan tarafları, ön ve arkaları liderlerin posterleri ile süslenmiş. Polis bahane bulamadığı için. Kurallara aykırı demiş. Yapmayın beyler! Siz Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti devletinin polisisiniz. Resmi üniformanızla Atatürk’ün posterini oradan söktürmeye çalışmanız size yakışmıyor. Diyelim ki bir PKK yandaşı geldi. Bu araba sahibine bu Atatürk posterini buradan sök dedi. Şoför da “sana ne” dedi. Ve münakaşaya başladılar. Poliste oraya geldi! Şimdi buradaki bu tartışmayı gidermek için polis ne yapacak?  “PKK yandaşına sen haklısın mı” diyecek? Ondan sonra şoföre “sök bu Atatürk posterini mi” diyecek? Zaten Atatürk düşmanı olanlardan birileri de onlar. O zaman polisin sırtındaki üniformanın bir anlamı kalacak mı? Olay mahkemeye intikal etti. Polis kimin lehine tanıklık yapacak? Bu davranışına göre PKK yandaşının lehine tanıklık yapması gerekmeyecek mi?  O zaman o polisin halk arasında itibarı kalır mı? Bu polisin yaptığı işgüzarlıktan başka bir şey değildir. Polisin dediği gibi kuraldı da gelen emniyet müdürü yardımcısı neden söktürmedi?  O polis birilerine yaranmak için bu olayı yapmıştır. Doğuda arabalar Öcalan’ın posterleri ile dolaşıyor. Neden kimse ses çıkarmıyor? Veya bir AKP sempatizanı Tayyip Erdoğan’ın posterini ayni o şoför gibi arabasına yapıştırmış. Bu posteri buradan sök kurallara aykırı diyebilecek miydi? Arabayı görmezlikten gelip arkasını dönerdi. Aferin denizli halkına o posteri söktürmemek için büyük tepki gösterdiler. Halktan biri “ PKK bayraklarına neden ses çıkarmıyorsunuz” diye bağırıyordu.

Ben Tayyip Erdoğan’a teşekkür ediyorum. Uyuyan bu Türk halkını uyandırdı.  Geçen sene 29 Ekimde Ankara ulus meydanındaki kutlamaları yasakladı. Millet barikatları ve engelleri aşarak her şeye rağmen o meydanda Cumhuriyet bayramını kutladı. Anıtkabir’e gitmelerine izin verilmedi. Bütün engelleri aşıp atalarının huzuruna gittiler. Bu olay milletin korku çemberini kırmasının bir göstergesi idi. Keza arkasından 10 Kasımda yine atarlının huzurunda yüz binler toplandı. Bu kalabalıklar iktidara bir mesajdı. Fakat iktidar bu mesajı ciddiye anladı. Bu sene 10 Kasımda muhteşem bir kalabalık toplandı. AKP’nin bir milyon toplayacağım dediği kazlı çeşme mitingi bütün uğraşmalarına, oluk gibi para akıtmalarına rağmen 500 bin dahi toplayamadı.

10 Kasım 2013 tarihinde para, pul yoktu. Fakat öyle bir sevgi ve özlem seli vardı ki. Bu sevgi selinin önünde kimse duramazdı. Tam 1.089.615 (bir milyon seksen dokuz bin altı yüz on beş) Atatürk sevdalısı atalarının huzurunda toplandı. Atatürk düşmanlarının yürekleri hopladı. Hop oturup hop kalkmaya başladılar. Yandaş medyanın çoğu bu rakamı veremedi. Bu sefer mesaj daha kuvvetli oldu. Bu mesaj benim Türklüğümle uğraşma!  Cumhuriyetime dokunma! Atatürk’ümü itibarsızlaştırmaya, aşağılamaya, zaferlerini görmezlikten gelme mesajı idi.

Yukarıda Tayyip Erdoğan’a davranışları ve tavırları ile Türk milletini bir araya getirdiği için teşekkür ettim. Bu millet atasına sevdalıdır. Aramızdan ayrılalı 75 sene oldu. Sevdalıların sayısı azalması gerekirken her geçen gün sevdalıların sayısı artıyor. Bu sevda herkese nasip olmaz. Dünyada böyle sevdalısı olan bir kişinin olduğunu tahmin etmiyorum. Bu milletin sevdası pazara kadar değil mezara kadardır. Atatürk Türk milletine Allahın bir lütfüdür. Türk milleti de atasının kıymetini çok iyi biliyor, bilmektedir de. Atatürk ‘ü ne kadar itibarsızlaştırmaya ve unutturmaya çalışsalar da başaramayacaklardır. Artık bu sevdanın önünde hiçbir kuvvet duramaz. Bu öyle bir sevda ki, 10 yaşındaki bir çocuk atasının huzurunda neden ağlar?

 Ben atamı çok seviyorum diye ağlıyor. Var mı böyle bir şey?  İşte bunun adı sevdadır. O çocuk dahi atasının sevgisini kalbine kazımış. Kimin gücü yeter bu sevdayı sökmeye? Saygılarımla.

Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti! Yaşasın Atatürk sevdalıları! Yaşasın Atatürk milliyetçiliği! Yaşasın Türk milleti!

      NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!            

            15 – 11 – 2013

            Mustafa KOÇAL



  • Cuma 16 °C / 10 °C Güneşli
  • Cumartesi 15 °C / 6 °C Güneşli
  • Pazar 15 °C / 7 °C Parçalı bulutlu

Balıkesir

15.11.2019

  • İMSAK 06:19
  • GÜNEŞ 07:45
  • ÖĞLE 12:58
  • İKİNDİ 15:37
  • AKŞAM 18:01
  • YATSI 19:22
  • BIST 100

    104.928%1,11
  • DOLAR

    5,7478% -0,03
  • EURO

    6,3404% -0,01
  • GRAM ALTIN

    270,72% -0,40
  • ÇEYREK ALTIN

    446,688% -0,40