Mustafa KOÇAL (BALIKESİR RÜZGARI)


BAŞKANLIK SİSTEMİ NEDEN BU KADAR İSTENİYOR

BAŞKANLIK SİSTEMİ NEDEN BU KADAR İSTENİYOR


Başkanlık sistemini bu kadar istemelerinin sebebi ülkenin bu günkü durumudur. Ekonomi dibe vurmak üzere, buna mazeret aranıyor. Çok başlılık ekonomiyi bu duruma getirmiştir. Hâlbuki tek elden yönetilse bu durumlar olmazdı diyecekler. Bu birinci sebeptir. İkincisi ülke yönetimi üzerinde otoriteyi sağlamaktır. 29 Ekin 2012 de Ankara ulusta cumhuriyet bayramını ilk açılan meclis önünde kutlamak isteyenlere. İktidarın emri ile vali izin vermedi. Buna rağmen millet ulusa akın etti. Barikatları zorladılar. Sonra polisler barikatları kaldırdı. Bu emri cumhurbaşkanı Gülün verdiği ileri sürüldü. O gün Tayyip Erdoğan “biz ülkeyi buraya çift başlılıkla getirmedik. Polis görevini yapmamıştır” demişti. İşte o zaman başkanlık sistemi olsaydı. Orada bayramı kutlayamazlardı anlamında söylemişti. Başkanlık sisteminin bu kadar çok arzu etmelerini ikinci sebebi de kurumlar üzerinde otoriteyi ele geçirmek içindir. 

Şimdi gelelim ekonomiye 12 yılda dış borç 129,7 milyar dolardan. 396,8 milyar dolara yükselmiştir. İç borç 149,9 milyar liradan 422,6 milyar liraya yükselmiştir. Her sene dış ve iç borç artıyor. Borçları ödemek için kaynak bulamıyorlar.  Şimdiye kadar vergi gelirleri hariç tutulduğunda, borçlanma ve özelleştirme gelirleri olarak. 12 yılda 322 milyar dolar ve 272 milyar lira ek kaynak yaratılmıştır. Şimdi bu kaynak sağlanamaz duruma gelmiştir.

BOTAŞ’ın iletişim hatları, TEİAŞ ‘a ait kumu hisseleri, TPAO, ETİ madene ait Sülfürik ve borik asit fabrikaları, şeker fabrikaları, otoyollar, köprüler, bazı limanlar, Erzurum kış olimpiyatları tesisleri satılmak isteniyor. Bunların satışı ile ekonomiye kaynak sağlanmak isteniyor. Fakat bunları alacak müşteri çıkmıyormuş. Böyle sıkıntılı bir ekonomiyi aşmak için başkanlık sistemini kurtarıcı olarak görüldüğü ileri sürülüyor.

Birde başkanlı sistemine geçildiğinde ülkenin eyaletlere bölünmesi var.  Ekonomi sorunu kadar önemli sorunda bu eyaletler sorunudur. Bu Tayyip Erdoğan’ın kafasında 1980’li yıllardan beri olan bir düşüncedir. Osmanlık imparatorluğu varlığını 30 eyalete ayrılması neticesinde sürdürmüştür diyen Tayyip Erdoğan kendisidir. Başkanlı sistemine geçildiğinde HDP’lilerin özerklik istemini yerine getirmek daha kolaylaşacaktır.  Başkanlık sisteminin gereği eyaletler bölüneceğiz diyecekler. Adına da yerler yönetimlere yetki veriyoruz diyeceklerdir. AKP’nin planlarının içersinde ve sıkça dile getirdikleri. Yerel yönetimlere gerekli yetkiler verilmelidir diyen AKP iktidarıdır. Bu yetkilerin içersinde her eyalet milli eğitim sistemini kendisine göre yapmalıdır. Eyaletlerindeki yer altı kaynaklarından gerekli payı almalıdır diyen bu iktidarın planıdır. HDP’liler anadilde eğitim istemiyor mu? Eyaletlerin kendi milli eğitim sistemini kendileri yapmalıdır demenin anlamı anadilde eğitim sistemini kurması anlamına gelmez mi? Yine HDP’liler bizim topraklarımız içersindeki yer altı kaynaklarından pay istiyoruz demiyorlar mı? Bu isteklerini sıkça dile getiriyorlar. Diyarbakır büyükşehir belediye başkanı seçilen Emine Ayna seçildikten sonra bunu dile getirmedi mi? yerel yönetimler bu konuda yetki verilmesini isteyen iktidar değil mi? HDP’lileri bir isteği de öz güvenlik gücüne sahip olmaktı. Bunu şu anda KCK’nın gençlik oluşumu olarak bunlar doğuda yol kesip kimlik kontrolü yapanlardır. Bölünme isteklerinin hepsi yerel yönetimlere verilecek yetkinin içersinde var.

Bölünme ile ilgili isteklerinden içersinde geride ne kaldı?  Öcalan’ın serbest bırakılması ile dağdaki militanların af edilip Türkiye’ye dönmeleri kalıyor. Sayın cumhurbaşkanımız başbakanlık döneminde Diyarbakır da halka hitap ederken. “Kuzey Kürdistan’daki kardeşlerime selam gönderiyorum” dedikten sonra. “Dağdakilerin eve döndüğünü hapishanelerin boşaldığını yeni Türkiye de hep birlikte yaşayacağız” demişti. Bunun anlamı dağdakilerin af edileceğidir. Hapishanelerin boşaldığını hep birlikte yaşayacağız. Sözünün anlamı da Öcalan’ın da serbest bırakılacağıdır.

Başkanlık sisteminin Türkiye’ye getirileri bunlar olacaktır. Ekonomi başkanlık sistemi ile kurtulacaktır. Çünkü yetki tek kişinin elinde olacaktır. Kanunlar ve anayasa rafa kalkacak. Bütün işler tek kişinin iki dudağının arasından çıkacak söze göre işleyecektir. Kanunda, anayasada tek kişinin sözü olacaktır. Önümüzde böyle bir durum söz konusudur. Laiklik için “bir kişi hem laik, hem Müslüman olamaz. Ya Müslüman olacak, ya da laik ikisi bir arada olmaz ters mıknatıslama olur” denilmedi mi? Laiklik ve cumhuriyet rafa kaldırılacak. Başkanlık sistemi ile Türkiye allak bullak olacak. Allah sonumuzu hayırlı etsin. Saygılarımla          05- 02- 2015. Mustafa KOÇAL

                                                                                   

 

 

 



  • Cuma 18 ° / 6 ° Bulutlu
  • Cumartesi 18 ° / 6 ° Bulutlu
  • Pazar 18 ° / 6 ° Bulutlu

Balıkesir

22.11.2019

  • İMSAK 06:26
  • GÜNEŞ 07:53
  • ÖĞLE 12:59
  • İKİNDİ 15:33
  • AKŞAM 17:56
  • YATSI 19:18
  • BIST 100

    106.805%0,02
  • DOLAR

    5,6980% -0,03
  • EURO

    6,3072% -0,01
  • GRAM ALTIN

    268,40% -0,53
  • ÇEYREK ALTIN

    442,86% -0,53