Mustafa KOÇAL (BALIKESİR RÜZGARI)


BAŞKANLIK YETMEZ

BAŞKANLIK YETMEZ


Her seçimden önce anayasa değişikliği diye seçime başlarlar. Seçim geçer anayasa değişikliği de rafa kalkar. Yine seçim dönemine girdik. Anayasa değişikliği gündeme geldi. Geçen seçimlerde anayasa değişliği istiyorlardı. Fakat bir amaç uğruna değildi. Şimdi hedefledikleri hedefe ulaşabilmek için anayasa değişikliği istiyorlar. Rejimle ilgili anayasa değişikliği arzulanıyor. Başbakan başka bir taraftan oy devşirmeye çalışırken. Diğer taraftan cumhurbaşkanı parti lideri gibi AKP’ye oy toplamaya çalışıyor.  Amaç hem AKP’ye oy devşirmek. Hem de başkanlık sistemine geçişi sağlamak için. Cumhurbaşkanı Kırşehir de miting düzenledi. Seçmenlere “ sizden ricam, bu yıl önemli bir yıl, 7 Haziranda sandığa gideceğiz, seçim var. Yarıda kalan, başaramadığımız ‘yeni anayasa’ vardı. ‘Yeni Türkiye’ ve ‘yeni anayasa’ için iradenizi tam manasıyla ortaya koymalısınız”. “Eğer bizde başkanlık sistemi olsaydı çok daha ileride olurduk” diyor. Gelişmekte olan ülkelerde başkanlık sistemi yürümez. Amerika da başkanlık sistemi var. Demokrasi tam anlamı ile yerleşmiş. Bir ülkeye büyükelçi atanacağında senatonun onayı olmadan Obama büyükelçiyi atayamıyor. Bizde böyle bir durum söz konusu dahi değil. Hele Tayyip Erdoğan başkan olursa hiç kimseye danışmadan ve onay almadan kendisinin atayacağından hiç şüpheniz olmasın.  Bizde başkanlık demek bütün yetkinin bir kişide toplanması olacaktır.

Anayasa değişikliğini ve yeni Türkiye’yi başaramadıkları arasında sayıyor. 2011 seçimlerinden sonra mecliste anayasa hazırlama komisyonu kurulmadı mı? Bu komisyonun çalışmalarını AKP engellemedi mi? komisyonun çalışmaları iki defa tıkandı. Sebep başkanlık sisteminin komisyona dayatması değil miydi? Başkanlık sisteminde vazgeçtik denildi. Komisyon tekrar çalışmaya başladı. Yine döndüler dolaştılar başkanlık sistemini getirdiler. Muhalefetin üyeleri ısrarla karşı çıkınca anayasa komisyonundan AKP çekildi. Böylelikle de kurulan anayasa komisyonu dağıldı. Şimdi olay daha değişik bir boyutta taşındı.

Çünkü terör örgütü ile yapılan gizli görüşmelerde başkanlık sistemi için tavizler verildi.  Herkesin malumu olduğu gibi ve basında sıkça dillendirilen bir konu haline geldi. Ve başkanlığı al özerkliği diye basında sıkça dilendiriliyor. Bunun üzerine HDP “gerekirse bir dönem meclise girmeyiz” diye beyanda bulundu. Bunun anlamı bir dönem seçime girmeyiz. Bizim oylarımızı  böylelikle AKP’ye gider. Onlar mecliste anayasayı değiştirecek çoğunluğu sağlarlar demektir.

Cumhurbaşkanı 400 milletvekilinden bahsediyor. Bunu neye dayanarak söylüyor. Şu günlerde yapılan anketlerde oy oranlar % 40 civarında gösteriliyor. Bu oranla 400 milletvekili çıkarması mümkün değildir. Buradan şu sonuç çıkıyor. HDP seçime girmezse onların çıkardığı milletvekillerini AKP alacak. Bu seçim öncesi rejim değişikliği alenen dillendiriliyor. AKP’nin ilk hedefi anayasayı değiştirecek çoğunluğu yakalamaktır. Bu plan tutmazsa HDP ile birlikte anayasayı referanduma götürebilecek sayıya ulaşmak olacaktır. Başbakan Diyarbakır da neden Kürtçe konuştu? Kürt halkına şirin gözükmek için. Amaç Kürt halkının oylarını almaktır.

İktidar oldukları dönemde hep tek başlarına iktidar oldular. İstedikleri her kanunu çoğunluklarına güvenerek meclisten çıkardılar. Hem de milletvekilleri neye evet dediklerini dahi bilmeden bu kanunlar meclisten geçti. Hala yapamadıkları için. Önümüze engeller çıkardılar diyebiliyorlar. Her seçimde kendilerine bir düşman yaratıyorlar. Bu seçimde düşmanları Gülen cemaati oldu.  Yurt dışında dahi cemaattin olumsuz propagandası yapılıyor. Mecliste Gülen cemaatini eleştiren CHP milletvekiline, söz alan Bekir Bozdağ meclis kürsüsünden cemaate övgüler yağdırıyor. Arkasından da CHP milletvekiline verip veriştiriyor.

Tayyip Erdoğan ne istediniz de vermedik diyordu. Şimdi düşmanları oldu cemaat. Bunların yanına birde CHP’yi koydular. Cemaat ile CHP birlik oldu diyorlar. Vatandaşa şikâyet ediyorlar. Kendileri senlerce birlikte oldular. Orduya kumpas kurulurken sesleri çıkmadı. Ordu mensupları yargılanırken ben bu davanın savcısıyım diyorlardı. Bu kadar tutarsız bir politika olmaz.  Amaçları bellidir! Türkiye cumhuriyeti tarihini yok edip. Kendi tarihlerini yazmaktır. Bu tarih yok edilirken. Cumhuriyet rejimi kaldırılacak yerine başkanlık sistemi gelecek. Yeni anayasada Türk kelimesi kullanılmayacak. Atatürk kelimesi yer almayacak. Örgüt isteği olan özerkliğe kavuşacak. Dağdaki PKK militanları öz güvenlik görevlisi yapılacak. Hatırlayın Tayyip Erdoğan Diyarbakır da halka hitap ederken. Orada Barzani de vardı. “Kuzey Kürdistan’daki Kürt kardeşlerime selam ve saygılarımı gönderiyorum” demişti. “ dağdakilerin eve döndüğünü, hapishanelerin boşaldığını her birlikte yeni Türkiye de yaşayacağız” demişti. İşte buların gerçek olacağı bir döneme doğru adım adım ilerliyoruz. Hayaldi gerçekleşmeye doğru gidiliyor. Başkanlık sistemine geçilsin başkanlıkta kesmez daha ilerisi ne olacaksa oraya gidilir. Allah bize o günleri göstermesin. O günleri görmemek içinde elimizi taşın altına sokmalıyız.  O günleri göz önüne getirerek oyumuzu kullanmalıyız. Ya bu günkü rejimin arkasında olacağız. Cumhuriyete ve Kurucusu Atatürk’e sahip çıkacağız. Ya da bunlardan vazgeçeceğiz. Saygılarımla.

                                                                                 02 – 02 – 2015

                                                                                 Mustafa KOÇAL 



  • Çarşamba 17 °C / 9 °C Parçalı bulutlu
  • Perşembe 16 °C / 10 °C Bulutlu
  • Cuma 16 °C / 10 °C Güneşli

Balıkesir

13.11.2019

  • İMSAK 06:17
  • GÜNEŞ 07:43
  • ÖĞLE 12:58
  • İKİNDİ 15:38
  • AKŞAM 18:03
  • YATSI 19:23
  • BIST 100

    104.298%0,31
  • DOLAR

    5,7658% -0,22
  • EURO

    6,3518% -0,20
  • GRAM ALTIN

    271,18% 0,08
  • ÇEYREK ALTIN

    447,447% 0,08