Zübeyir ÇÖMLEKÇİ


BAYRAM

MUTLULUĞU PAYLAŞMAKTIR


  Değerli dostlar!

  İçinden geçtiğimiz virüs salgınının ikinci yılı nedeniyle sıkıntı ve zorluklarla idrak ettiğimiz bir Ramazan ayının daha sonunda şükür bayrama ulaştık. Bütün sıkıntı ve kederlerin, Filistin başta olmak üzere tüm mazlumların uğradığı zulümle,acı ve  göz yaşının en kısa zamanda son bulması dileğiyle; içinden geçtiğimiz bu tehlikeli günlerin bizleri olgunlaştırıp geliştirmesi ve geleceğe daha emin adımlarla yürümemizi sağlayacak bir iman, azim  ve çalışma gayretine ulaştırmasını Rabbimden niyaz ederim.

  Bayram kelimesini TDK;‘’Milli ve dini bakımdan önemi olan ve kutlanan gün (ler) -  özel olarak kutlanan gün - sevinç ve neşe’’ gibi anlamlarla açıklamıştır. Arapçada ise bayram(عيد=ıyd) kelimesiyle ifade edilir ki, bunun anlamı da;‘’Adet halini alan sevinç ve mutlulukla bir araya gelme’’ demektir. Buna göre, her iki dilde de anlatılmak istenen şeyin;‘’özel bir günde sevinç ve neşeyle, huzur ve mutlulukla paylaşmak için bir araya gelinen gün’’ olması dikkatimizi çekmektedir.

  Konuya dini açıdan baktığımızda, bir ay tutulan orucun arkasından bayram yapmanın; mutluluk üstüne mutluluk yaşamak, yani mutluluğun doruğa ulaştığı bir zaman dilimi olarak değerlendirmemiz gerekecektir. Çünkü, Kur’an-ın kavramlarını doğruanladığımız takdirde,Ramazan ayının kendisinin bayram olduğu açıkçagörülecektir. Ramazan ayı nasıl bayram olmasın ki?.. İnsanın tüm hayatını kuşatan ve kendisini karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için gelen (Bakara:2/257-Al-i İmran:3/3-Maide:5/16) ilahi kitap /öğreti; ‘’İnsanlar için bir rehber / hidayet kaynağıve doğruyu yanlıştan ayıran açık belgelerleKur’an-ın, Ramazan ayında indirildiğini’’ (Bakara:2/185)haber vermektedir. Bu nedenle; kendisine gelen ilahi öğretiye inanan ve O’nun rehberliğine güvenen Müslüman, bu ayda savm / sıyam halinde olarak,gönderdiği rehber için Rabbine şükretmekte ve mutluluğunu da O’nunla paylaşmış olmaktadır.İşte bu inanç ve bilinçte olan bir Müslüman için Ramazan ayı, Kur’an-ınhedeflediği insan modelini oluşturmakadına çok özel bir kamp ve rehabilitasyonmerkezine dönüşmektedir.

  Ne var ki,bir çok konuda olduğu gibi bu konuyu da Kur’an-ın kavramı olan(صوم =savm /الصِّيَامُ=sıyam) üzerindendeğil de Farsçadan Türkçeye geçen (روزه=ruze=gün) vezamanla oruç halini alan kelime üzerindendeğerlendirdiğimiz için, Kur’an-ın anlatmak istediği noktaya uzaktanbakmış oluyoruz. Çünkü oruç, günü tutmak demektir. Halbuki Kur’an-ın kavramı olan savm / sıyam; insanın kendini tutması ve geri durması demektir. Buna göre;savm/ sıyamhalinde Ramazan ayını geçiren bir Müslüman, Kur’an-ın rehberliğinde yol almış olacağı için;sadece yeme-içme ve cinsel arzularını değil, her türlü duygu ve düşünce ile söz  ve davranışlarını da kontrolaltında tutarak,doğabilecek kötülükleriönlemesi ile birlikte ibadet ve  iyiliklerinide artırarak,dünya ve ahiret mutluluğunu sağlayacak kurtuluşunyoluna tam girmiş olacaktır. Ardından gelen bayramla da kazanılan tüm güzelliklerin insanlarla paylaşılaraksevinç ve mutluluğun doruğa çıktığı müstesna zaman dilimine kavuşacaktır. Çünkü mutluluklar,sadece paylaşıldıkça çoğalır. Onun için bayram, mutluluğu paylaşmak içindir.

          Değerli dostlar!

  İçinden geçtiğimiz sıkıntılı dönem,paylaşımlarımızı olabildiğince artırmayı daha da zorunlu ve anlamlı kılmaktadır.Çünkü artık geliri olmayan işsiz-güçsüz ve dar gelirli milyonlara, dükkanını açamayan esnaf, işinden olan işçi, aldığını satamayan tüccar, tarlasını ekemeyen köylü, ürettiğini pazarlamada sıkıntı çeken çiftçivb sayısız aile daha eklenmiştir. Diğer taraftan kuru ekmeğe muhtaç insanla bütün imkanlara sahip olan zengin de bir noktada birleşmiştir. Çünkü fakirin; olmadığı için yapamadığı şeyleri, zengin; olduğu halde yapamaz hale gelmiştir. Mesela: Lüks arabası var ama istediği gibi kullanamıyor. Çocuğunu iyi eğitim alsın diye en pahalı okula yazdırdı ama gönderemiyor. İşini büyütmek ve daha çok kazanmak için projeleri var ama bırakın o projeleri uygulamayı belki normal işini bile yapamıyor…

  Bütün bunların bize gösterdiği sonuç; gereği gibi paylaşılmadan biriktirilen servetin, sahibine de yaramadığını göstermesidir.Böyle bir ortamda Şair Can Yücel’in ‘’Farkında Olmalı İnsan’’ şiiri,çok daha anlamlı geliyor değil mi?..Evet, anne karnına sığdığı halde dünyaya sığmayan insan,  bir metrelik mezara nasıl sığacağını ve kefenin cebinin olmadığını unutmamalıdır. Dahası; insanın bu dünyada kalıcı olmadığını ve ahirete amellerinden başka hiçbir şey götüremediğini; Firavun, Karun, Sultan Süleyman örnekleriyle Kur’an-ın can alıcı sunumları, bugünlerde çok daha anlamlı okunmalı ve kulaklardan yüreklere inmelidir. Onun için bu sıkıntılı günlerdeki bayram, hepimize daha derin anlamlarkazandırmalı;kadını-erkeği, yaşlısı-genci, zengini-fakiri, işvereni-işçisi, amiri-memuru, kentlisi-köylüsü… ile, tüm güzellikleri ve imkanlarıpaylaşarak, bu mutluluğu doruğa çıkarmanınve acıları hafifletmenin gayreti içinde olmalıyız.

  Bayramlarda ulaşılması gereken duygu derinliğini en güzel dile getireneserlerden biri olan Yahya kemal Beyatlı’nın, ‘’Süleymaniye’de Bayram Sabahı’’ adlı eserinden bazı beyitleri burada hatırlamak,herhalde çok yararlı olacaktır.

  ------------------

  Dili bir, gönlü bir, îmânî bir insan yığını,
  Görüyor varlığının bir yere toplandığını;

------------------

  Ulu mâbedde karıştım vatanın birliğine,
  Çok şükür Allaha, gördüm, bu saatlerde yine.
------------------

  Yaşayanlarla beraber bulunan ervâhı,

  Doludur gönlüm ışıklarla bu bayram sabahı.

  Bayramların bizde hep geçmişe özlemle anlatılması, neredeyse bir gelenek haline gelmiştir. Bu bir yönüyle, çocukluğa duyulan özlemin bir göstergesi iken diğer yönüyle debahanelere sığınıpzamana ve şartlara göre yeni güzellikler ortaya çıkarmanın sorumluluğundan kaçmanın işaretleridir. Çünkü dünyayı da verse, çocukluğunun geri gelmeyeceğini bilmeyen insan yoktur. Onun için geçmişin güzellikleriyle avunmak yerine günümüzü yaşamanın ve günümüz şartlarına uygun yeni mutluluklara sebep olup onları paylaşmanın sorumluluğunu üstlenmek zorundayız. Sosyal olaylarda günümüz insanının en büyük problemlerinden biri, çözüm üretmek yerinehep şikayet etmesi ve sevgi, saygı, dostluk ve paylaşma konularında ilk adımı genelde karşıdan beklemesidir. Niye bekliyorsun, ilk adımı sen atıp komşunun kapısını ilk sen çalsan ve bir güzelliği de sen başlatsan. Böylece güzellikleri ortaya çıkarıp yayanve Allah’ın,erdemli insan olarak değerlendirdiği kişilerden biri de sen olsan.

  Her alanda yeni güzelliklerin ortaya çıkarılması için çalışıp üretmek ve sorunları çözmek için sorumluluk almak yerine başkalarına havale etmek vebirilerini beklemek,yanlış öğretilen din anlayışının;Müslümanların zihnini kuşatan kara bulutlara benzediği de ayrı bir gerçektir. Bu durum o kadar ileri gitmiştir ki;çoğu zaman insanlar, önleyebileceği kötülükleri ortadan kaldırmak için adım atmak veya çare olabileceği bir soruna el atmakyerine, onları görmemeyi yeğlemekte veya çeşitli yorumlarla işin içinden çıkmaya çalışmaktadırlar. Ya da bile bile üç maymunu oynamaktadırlar. Çünkü zihinlere çöken kara bulutlar o kadar etkili olmuş ki, sorunları çözmek ve kötülükle mücadele etmek için çalışmak yerine ‘’Mehdi=kurtarıcı’’ beklemek neredeyse bir iman konusu halinegelmiştir. Kur’an, Allah Elçiliğinin sona erdiğini, tüm ilkelerin açık-seçik ortaya konarak tamamlandığını, bu ilkeler çerçevesinde insana verilen akıl ve vicdanla tüm sorunların çözülmesi gerektiğini bildirdiği halde,Müslüman toplumlar hala kurtarıcı beklemektedirler. Kur’an-a rağmen, bir kurtarıcı bekleyerek sorumluluklarından kurtulacağına inanmak, hem gaflet ve cehalet hem de Kur’an-ı hiç, ama hiç anlamamaktır.

 Yüzyılımızın Bilge Kralı Aliya İzzet Begoviç;

‘’Mehdi, bizim tembelliğimizin adıdır’’

 Diyerek bu konuda, Kur’an-a uygun en güzel tanımı yapmış bulunmaktadır.

 Çünkü Kur’an-ın anlattığı ve istediği Müslüman tipi, sorular ve sorunlar karşısında; pasif, güçsüz ve risk almaktan korkan, etliye-sütlüye karışmayan,sorumsuz insan değildir.Tam tersi; her soru ve sorunun çözümünü bizzat arayan, araştıran, çevresine ve insanlığın ihtiyaçlarına duyarlı, aktif, üretken ve elde ettiği tüm çare-imkan ve güzellikleri de bütün canlılar için paylaşan insan tipidir. İşte bunun için Kur’an, Nebilerin / Resüllerin; hayatın her alanında aktif, çalışan, üreten, risk alan, sorumluluklarının bilince olan ve ulaştığı güzellikleri de tüm canlılarla paylaşan hayatlarını, örnek almamız için anlatır ve inananların,O’nların izini sürmesi ister.

  Geçmişin güzellikleri ile avunmak ne kadar anlamsızsa, geleceği bekleyerek yaşamak da bir o kadar anlamsızdır. Çünkü, geçmişi geri getirmek imkansız olduğu gibi gelecek de bizim için belirsizdir.

‘’Ömür dediğin üç gündür,

 Dün geldi geçti, yarın meçhuldür,

 O halde ömür dediğin bir gündür,

 O da bu gündür.’’

 Diyen Şair Can Yücel’ de bunu söylemiyor mu?..

 İki yıldır Ramazan ve Bayramları buruk yaşarken sevdiklerimize ulaşamamanın ve güzellikleri istediğimiz gibi paylaşamamanın acısını yüreğimizin derinliklerinde hissetmeliyiz. Hem de bizi bir daha asla;bencilliğe, sorumsuzluğa, bunları düzeltmek sana mı kaldı vurdumduymazlığına düşürmeyecek şekilde hissetmeliyiz.İnsanlığı; sürdürülebilir halde yaşamak ve yaşatmak için her türlü gayretimizi elimizden hiç kimsenin alamayacağı şekilde hissetmeliyiz. Evet, sevdiklerimize bugün istesek de gidemiyoruz. Ama bayramlaşmayı telefonlardan görüntülü yaparak bu burukluğu biraz olsun giderebiliriz.Kendimiz gidemesek de çevremizde bayramın mutluluğunu yaşama imkanından yoksun ihtiyaç sahiplerine yardım ulaştırarak, hem onları mutlu edebilir, hem de kendi mutluluğumuzu artırabiliriz.

  Ne olur, sevdiklerimiz, çevremiz vetüm insanlıkla birlikte,paylaşarak hayatı yaşamak ve mutlulukları artırmakelimizdeyken; ertelemeyelim, üşenmeyelim, yarın yaparım demeyelim. Yarın olmayabilir.Yarın olur,biz olmayabiliriz. Yarın olur,biz de oluruz ama aradığımızı bulamayabiliriz. Çünkü aramızdan kimin ne zaman alınacağı belli olmadığı gibi alınan da geri verilmiyor.

     Dostlarım!

  Daha güzel günlerde sağlık ve mutlulukla nice bayramlar dileğiyle, bayramlarınızı tebrik eder, tüm sevdiklerinizle birlikte sizleri Allah’a emanet ediyorum.

                           13 / 05 / 2021    Zübeyir ÇÖMLEKÇİ



İHSAN HAN
13.05.2021 13:59:47
Hocam çok teşekkūr ederim. Bu güzel makalenizden fevkalade dalanmayı ALLAH nasip etsin bizlere.. BU VESİLE İLE BAYRAMINIZI KUTLAR , Tüm sevenleriniz ile birlikte sağlık ve mutluluk içinde nice BAYRAMLAR geçirmeniz dileği ile...

Zübeyir Çömlekçi
5.08.2021 12:15:31
Sayın İhsan bey, yazıma gösterdiğiniz ilgiye teşekkür eder saygılarımı sunarım.

  • Cumartesi 14.6 ° / 11.6 ° Moderate rain
  • Pazar 17.4 ° / 12.3 ° Hafif yağmur
  • Pazartesi 15.3 ° / 9.8 ° bulutlu bulutlar

Balıkesir

16.10.2021

  • İMSAK
  • GÜNEŞ
  • ÖĞLE
  • İKİNDİ
  • AKŞAM
  • YATSI
  • BIST 100

    1.410%-0,16
  • DOLAR

    9,2572% 0,87
  • EURO

    10,7854% 1,05
  • GRAM ALTIN

    526,36% -0,73
  • Ç. ALTIN

    868,494% -0,73