Bedava yaşayan bir depremzedenin tavsiyesi
Bedava yaşayan bir depremzedenin tavsiyesi
Tarih: 17.8.2013 18:28:33
İrfan AYDINOĞLU -SİSMİK KALEM
Uykuya yatmadan önce, sevdiklerinizle öpüşün, koklaşın, vedalaşın..

Yüzyılın felaketi olarak kayıtlara geçen o korkunç depremin tarihi, 17 Ağustos 1999 olarak kabul ediliyor ya.. 

Oysa, o büyük felaket, 16 Ağustos 1999 gününün bitiminden sonra gece yarısını sadece 3 saat 2 dakika geçe başlamıştı 

Gün tam o gündü..

O gün tam da böyle çok sıcak bir gündü.. 

16 Ağustos 1999 Pazartesi gününe rastlamıştı. Ertesi sabah Salı olacaktı. 

“ Salı sallanır ” dı. Sallandı, ama çok, çok, çok şiddetli sallandı.. 

1999 yılının Ağustos ayı da çok sıcaktı.. 

Hani şimdilerde “ Gündüz sokağa çıkamıyor, gece yatakta uyuyamıyoruz ” diye yakınıyoruz ya, 14 yıl önce de buna benzer bir durum vardı.. 

Hele 16 Ağustos 1999 Pazartesi günü ve o günün gecesi anlatılır, tarif edilir gibi değildi.. 

Sokaktaki kediler, köpekler, ağaç dallarındaki, çatılardaki kuşlar bile bir tuhaftı.. 

Sıcağın ötesinde, yüreğimizde çok derinlerden gelen bir sıkıntı vardı.. 

Anlayamadığımız kimselere anlatamadığımız, tanımlayamadığımız, ama hissettiğimiz tanımlanamayan bir sıkıntı.. 

Bir şeyler olacağını hissediyorduk ama nelerin olacağını bir türlü kestiremiyorduk.. 

Gece oldu. Sıcaklık, etkisini hiç azaltmamış, hatta güneş batınca daha da bunaltıcı ve çekilmez bir hale gelmişti.. 

Gökteki yıldızlar, sanki aşağılara doğru iyice yaklaşmış, her zamankinden daha bir parlamıştı.. 

Yattık, uyuyamayacağımızı, terden sırılsıklam olacağımızı bilerek, ama mecburiyetten yattık.. 

Belki kimilerimiz, birbirimize kırgın ya da dargındık.. 

Belki, eşler birbirinin kalbini kırmış, belki çocuklardan biri büyüklerine saygısızlık yapmış, kim bilir, belki birimiz aile büyüklerinden birinin kalbini kırmış, ya da o kabus gibi havanın yüreğimize verdiği sıkıntı ile, içimizden bazıları o gece basit bir nedenle çocuğumuzun kulağını çekip, yanağına bir tokat bile atmıştı.. 

Belki aslında birbirini çok seven, aşık olan çiftler, o kabus gibi havanın ve insanlar üzerindeki tarifsiz baskının etkisiyle, birbirlerine kötü sözler söylemişti.. 

14 yıl önce, tam bu geceydi. 16 Ağustos Pazartesi’ yi, 17 Ağustos Salı’ ya bağlayan gece..

Sabaha karşı. Saat: 03:02 gibiydi.. 

Yaşayanlara, “ tamam dünyanın sonu geldi ” dedirten bir afet, uzmanlara göre ise, 7,4 büyüklüğünde, 11 şiddetinde bir felaketti.. 

Önce bir patlama sesi geldi, ortalık gündüz gibi aydınlandı, sonra çağlayandan akan suyun çıkarttığı suyun binlerce misli gürültü çıkartan bir uğultu geldi..

Bizi adeta bir çamaşır makinasının içindeki çarşafmışız gibi her yöne doğru çalkalayan, 45 saniye süren o korkunç sallantı daha sonra başladı.. 

Yerin altından akıp gelen Dünya` nın en çirkin sesini işittik..

Kolonların içindeki inşaat demirlerinin birbirlerine sürtünmesinden çıkan gıcırtı seslerini duyduk..

İnsanların feryatlarını işittik..

Sonra aniden bir sessizlik oldu..

Sonradan öğrendik ki, Kuzey Anadolu Fayı’ nın Sakarya ile Yalova arasında kalan bölümü, arka arkaya tam 4 yerinden birden kırılmıştı.. 

9-10 saniyelik aralıklarla birbirinin içine geçmiş 4 korkunç deprem olmuştu..

Bekleniyordu aslında… Biliniyordu, buralarda böyle bir şeyin olacağı.. 

Hani derler ya depremin “ eli kulağında ” idi.. 

Ama bir türlü konduramıyorduk. Umursamıyorduk.. 

Çok katlı, çürük-çarık, kiminin aman altına araba sığsın diye kolonları kesilmiş, kimi üflesen yıkılacak bir hale gelmiş, kimi dere yatağına, kimi denizden doldurulan alanlar üzerinde yapılmış, kimi deniz kumundan, kimi ucuz çimentodan imal edilmiş, kiminin demiri eksik yapılarda, adeta doğaya kafa tutar gibi yaşamaya devam ediyorduk.. 

Sonunda korkulan oldu. Hem de en kötüsü oldu. 17 Ağustos 1999 günü sabaha karşı, 16 Ağustos 1999 gününün bitiminden 3 saat 2 dakika sonra oldu.. 

Hayatta kalıp da kendilerini sokağa atanlarımız, birdenbire o kabus gibi havanın dağıldığını fark ettiler.. 

Daha yarım saat önce, bunaltan sıcaktan uyumak mümkün değildi ama, şimdi, atletle, donla, gecelikle, hatta kimileri çıplak halde kendini sokağa atmış insanlar rahatlamış bir serinliğin tadını bedenlerinde hissediyorlardı.. 

Hava rahatlamıştı… Kediler, köpekler, birkaç gündür saklandıkları yerlerden yavaş yavaş çıkmaya başlamıştı. Bilemiyorduk ne olduğunu ? 

Yoksa kıyamet buydu da, biz şimdilik hayatta kalmıştık, birkaç saat sonra yer yarılıp da yerin altına mı girecektik? 

İstanbul mu yıkılmıştı? Adapazarı yerin dibine mi batmıştı? Gölcük, Değirmendere, Karamürsel mi yok olmuştu? 

Rivayetler dolaşıyordu. Herkes, devletin valisi, komutanı, belediye başkanı, muhtarı, herkes sıradan bir insandı. Herkes korkmuştu. Herkes şaşkındı.. 

Büyük felaketin resmi kayıtlarına göre, deprem bölgesinde toplam 17.480 kişi hayatını kaybetmişti. 

Yaşlısı genci çoluğu çocuğu ayırd etmeden depremin yıktığı binalarda yaşayanların çoğu ölmüştü, nineler ölmüştü, dedeler ölmüştü, kızlar gelinler, torunlar ölmüştü.. 

Beşikteki bebeler ölmüştü.. 
Ölenlerin kimi anne, kimi babaydı. 

Sevgililer, sevenler, sevilenler, sevilmeyenler... yeğenler, kuzenler enkazın altında kalmıştı. 

Kimi binalar, daha büyük sarsıntının ilk saniyelerinde dayanamayıp çökmüştü. 

Kimi insan, bir dakika öncesinde her nedense, bir adım öne çıkmış, kimi tam bir dakika önce takdir-i ilahinin bir sonucu olarak, az sonra yıkılacak binanın içine doğru bir adım atmıştı. 

Denize gitti binaların bir kısmı. Un ufak oldu, çöktü bir kısmı. 

Sevenler öldü, sevilenler öldü. 

Belki kızılanlar da vardı içlerinde. Ama felaket o kadar büyüktü ki, birdenbire bütün kızgınlıkları silip, attı, unutturdu. 

Ölenler de kardeşti o gece, kalanlar da.. 

Çoğu kişi, vedalaşma imkanı bile bulamamıştı birbiriyle. Çok sevdikleri insanlar, yarın sabah kucaklaşacaklardı belki de. 

Ama artık ömür bitmişti.. 

Bağçeşme mezarlığına her çıktığımda, üzerinde “ Ölüm tarihi 17 Ağustos 1999 ” yazılı mezar taşlarına bakar, orada yatanların isimlerini okurum. 

6-7 yaşında çocuklar, 17-18 yaşında gençler, 45-55’ lik olgun insanlar, 60’ ını, 70’ ini aşmış yaşlı insanlar vardır.

O gece, belki de en sevdikleri insanla kavgalı yatmışlardı. Çünkü, insanın sinir kimyasını bozan çok ağır bir hava vardı.. 

14 yıl önce, tam bu gece.. 16 Ağustos Pazartesi’ yi, 17 Ağustos Salı’ ya bağlayan gece.. 

İbrettir, unutmayın… bu hayat, kavgaya, kalp kırmaya, büyükleri, küçükleri, yaşıtları üzmeye değmez.. 

Bu gece ve her gece, yatmadan önce, en sevdiklerinizle öpüşün, koklaşın… 

Yarın hava nasıl olacak bunu bilebilmek mümkün.. 

Ama hayatta yarın sabah ne olacak, bunu kestirebilmek insanoğlunun elinde değil..

Onun için siz her gece yine de yatmadan önce sevdiklerinizle öpüşüp vedalaşın..

Bu da, bedavadan yaşayan bir garip "depremzede” olarak bendenizden sizlere naçizane bir dost tavsiyesi olsun..
 

 
Anahtar Kelimeler: Bedava, yaşayan, bir, depremzedenin, tavsiyesi
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
KUNDUZ AGA (27 Haziran 2018 - Çarşamba)
BOLU DEPREMİ İSTANBUL İÇİN SON UYARI! (09 Nisan 2018 - Pazartesi)
MARMARA FAYLARI KANSER HASTASI (29 Ekim 2017 - Pazar)
HAARP KOMPLO TEORİSİ Mİ? (03 Haziran 2017 - Cumartesi)
MARMARA´ NIN 2017 YILI SİSMİK FALI : (02 Ocak 2017 - Pazartesi)
SÜPER FAY SÜPER AY´ A KARŞI. (14 Kasım 2016 - Pazartesi)
GÜVENLİ ÜLKE TÜRKİYE! (12 Kasım 2016 - Cumartesi)
ÖNCÜ DEPREMLER HAYAT KURTARIR. (31 Ekim 2016 - Pazartesi)
SİNEK KÜÇÜKTÜR AMA MİDE BULANDIRIR ! (12 Ekim 2016 - Çarşamba)
ETRAK-I Bİ İDRAK BİR TOPLUM MU OLDUK? (10 Ekim 2016 - Pazartesi)
( MARMARA´ DA HER ŞEY YOLUNDA MI? ) (06 Ekim 2016 - Perşembe)
DEPREM İSTANBUL´ A YAKLAŞIYOR MU? (12 Eylül 2016 - Pazartesi)
17 AĞUSTOS´ UN 18. YIL DÖNÜMÜ OLMAYABİLİR. (20 Ağustos 2016 - Cumartesi)
SİS, PUS OLAYININ OLASI DOĞAL NEDENLERİ. (06 Ağustos 2016 - Cumartesi)
SAVAŞ TAHMİNİ ( WAR PREDICTION ) (18 Temmuz 2016 - Pazartesi)
YALOVA AÇIKLARINDAKİ SARI SİS (25 Haziran 2016 - Cumartesi)
KANDİLLİ KENDİ İŞİNE BAKSIN (25 Haziran 2016 - Cumartesi)
BANDIRMA ve ERDEK´ İ TEHDİT EDEN FAY HATTI (08 Haziran 2016 - Çarşamba)
BANDIRMA CİVARINA DEPREM Mİ GELİYOR? (24 Mayıs 2016 - Salı)
Sayın Uğur, "Biraz edep" yahu.. (13 Nisan 2016 - Çarşamba)
MARMARA DEPREMİ´ ne HAZIR MIYIZ? (07 Nisan 2016 - Perşembe)
NCİRLİKTEN PİS KOKULAR GELİYOR : (30 Mart 2016 - Çarşamba)
MARMARA FAYI OSİLASYON YAPMAYA BAŞLADI (11 Şubat 2016 - Perşembe)
Neyin habercisi (25 Ocak 2016 - Pazartesi)
SİMAV-İNLİCE´ DE 3,9 BÜYÜKLÜĞÜNDE DEPREM (30 Aralık 2015 - Çarşamba)
DİKKAT : GANOS FAYI HER AN KIRILABİLİR ! (05 Eylül 2015 - Cumartesi)
MARMARA BÖLGESİNDE KURBAĞA ANOMALİSİ (13 Ağustos 2015 - Perşembe)
KÜRT KORİDORU (30 Haziran 2015 - Salı)
İSTANBUL DEPREMİ NEDEN OLMADI? (14 Nisan 2015 - Salı)
TÜRKİYE` DE DEPREM PANİĞİ ! (17 Mart 2015 - Salı)
İSTANBUL DEPREM RAPORU` NUN ELEŞTİRİSİ (28 Ocak 2015 - Çarşamba)
İZMİR`DE DEPREM - 10 Ocak 2015 (10 Ocak 2015 - Cumartesi)
DEPREM GÜNDEMDE SIRA NEREDE ? (14 Kasım 2014 - Cuma)
MUĞLA` DA 4,7 BÜYÜKLÜĞÜNDE DEPREM (10 Kasım 2014 - Pazartesi)
MARMARA` DAKİ PULL-APART YAPI. (02 Kasım 2014 - Pazar)
İSTANBUL DEPREMİ ADALAR AÇIKLARINDA OLACAK ! (17 Eylül 2014 - Çarşamba)
GÜNEŞ` TE ÇOK BÜYÜK PATLAMA (12 Eylül 2014 - Cuma)
BARTIN` DA 4,1 BÜYÜKLÜĞÜNDE DEPREM (04 Eylül 2014 - Perşembe)
ISPARTA` DA 5,1 BÜYÜKLÜĞÜNDE DEPREM (!) (25 Ağustos 2014 - Pazartesi)
YALOVA` YA DEPREM UYARISI (!) (05 Ağustos 2014 - Salı)
FAY GACİRDADİ (27 Haziran 2014 - Cuma)
GÖKÇEADA DEPREMİ ARTÇILARI SÖNÜMLENDİ (02 Haziran 2014 - Pazartesi)
DEPREM SÖYLENTİSİNE NEDEN OLAN ANOMALİ (29 Mayıs 2014 - Perşembe)
SOMA MİLAT OLACAK (!) (20 Mayıs 2014 - Salı)
Büyük bir depremin habercisi (27 Kasım 2013 - Çarşamba)
ALASKA` DA 7 BÜYÜKLÜĞÜNDE DEPREM.. (02 Eylül 2013 - Pazartesi)
GÜNEY MARMARA` DA SON DURUM.. (01 Eylül 2013 - Pazar)
17 Ağustos (17 Ağustos 2013 - Cumartesi)
BANDIRMA İÇİN DEPREM UYARISI (!) (27 Mayıs 2013 - Pazartesi)
İSTANBUL’ U BEKLEYEN ÂKİBET : DEPREM (04 Şubat 2013 - Pazartesi)
BANDIRMA DEPREME HAZIR MI? (23 Ocak 2013 - Çarşamba)
EGE DEPREMLERİ KORKUTUYOR (!) (15 Ocak 2013 - Salı)
BOZCAADA DEPREMİNİ UCUZ ATLATTIK (!) (09 Ocak 2013 - Çarşamba)
HELEN YAYI` NI MARMARA FAYI GERER (!) (18 Aralık 2012 - Salı)
TÜRKİYE’ NİN NERESİNDE DEPREM OLABİLİR? (19 Kasım 2012 - Pazartesi)
Kandilli`den yalanlama (12 Ekim 2012 - Cuma)
BURSA` DA DEPREME SIKI TAKİP (!) (27 Eylül 2012 - Perşembe)
Pazarcık depremi (21 Eylül 2012 - Cuma)
DÜNYA ŞOKTA (12 Eylül 2012 - Çarşamba)
MARMARA FAYLARINDA KUZEY-GÜNEY REKABETİ (29 Şubat 2012 - Çarşamba)
BANDIRMA` DAN GEÇEN HAYALET FAY HATTI.. (30 Ocak 2012 - Pazartesi)
DEPREMLER ve 2011 YILI (03 Ocak 2012 - Salı)
İŞTE DÜNYA` YI BEKLEYEN FELAKETLER.. (17 Kasım 2011 - Perşembe)
AHMET METE IŞIKARA` DAN KORKUTAN AÇIKLAMA.. (16 Kasım 2011 - Çarşamba)
ZORUNLU TEKTONİK AÇIKLAMA : (27 Ekim 2011 - Perşembe)
Deprem anında (24 Ekim 2011 - Pazartesi)
TAKSİTLİ ÖDEME BİZİM FAYLARA UYMAZ.. (17 Ekim 2011 - Pazartesi)
Sayfa:
DOLAR
6.3635
EURO
7.4387
Reklamlar

 

/resimler/2018-6/14/1717156314892.gif

/resimler/2018-6/14/1724418446949.gif

 

Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Balikesir Hava Durumu
Bugün
Güneşli
26°
17°
Çarşamba
Güneşli
27°
16°
Perşembe
Güneşli
27°
15°
Cuma
Parçalı bulutlu
27°
17°
Balikesir için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:37 08:20 13:21 15:46 18:04 19:35
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Hakkın dile getirilmesi gereken yerde susan, dilsiz şeytandır.

Hz. Muhammed
1922 Erdek,Biga Yenice ve Mahmudiye`nin kurtuluşu.
2006 Bu akşam BERAAT GECESİ`dir. Kandiliniz Mübarek olsun!
-Kelebekler ayaklarıyla tat alırlar. -Kadınlar erkeklere oranla 2 kat fazla göz kırpar.(Çok yalan söyledikleri için olmasın) -İnsan vücudundaki en güçlü kas dildir. -Gözleri açık tutarak hapşırmak imkansızdır. (Bir rivayete görede gözleri açık hapşırı

İlginç Bilgiler 2
deneme deneme

deneme 4