Murat SERT


BES Tezgâhı ve EYT Sorunu

BES Tezgâhı ve EYT Sorunu


Çoğumuzun hayali çalıştığımız işten 50’li 55’li yaşlarda emekli olmak ve hala gücümüz kuvvetimiz yerindeyken, sağlığımız el veriyorken, hayatımızın geri kalanında çalışırken yapamadıklarımızı yapmak ve kalan ömrümüzü rahat yaşamaktır. Hepimiz elimize geçecek toplu paranın hayalini kurar kimseye muhtaç olmayacak kadar bir emeklilik geliriyle hayatımızı sürdürmek isteriz.  Bir kez bu hayatı yaşayacağız, bir kez dünyaya geleceğiz kim ister ki ömür boyu bordro mahkûmu olmayı, yaş ilerledikçe sabahın köründe kalkıp işe gitmeyi. Emeklilik çoğumuzun geleceğidir bu bir Türkiye gerçeğidir.

Gelin görün ki geçmişte geleceğimiz çalınırken, milyonlarca çalışanın SSK’da biriken emekleri talan edilirken sessiz kalanlar bugün EYT mağduriyetini yarattı. EYT’lilerin sayısı hiç te azımsanamaz, parti kursalar ciddi oy alırlar. EYT mağduriyetinin temelleri 20 yıl önceki hükümet dönemlerinde üç beş kuruş kredi için IMF’ye yalvar yakar olunan dönemlerde atıldı. EYT süreci bundan 20 yıl önce kademeli emeklilik olarak IMF baskısıyla başlamıştı. Devletin sosyal güvenlik kurumunu çökertmeyi planlayan odakların amacı bugünkü adı SGK olan SSK’nın özelleştirilmesiydi. Dönemin hükümeti sadece kademeli emeklilik ve emeklilik yaşının uzatılmasına okey vermişti.

1990’larda sosyal güvenlik alanında devlet varlığını ortadan kaldırmak, özel sektörün bu pazara girmesini sağlamak için Milli Reasürans T.A.Ş.’nin tekeli ve sigorta aracılarının Türk olma zorunluluğu kaldırıldı. Sigorta sektörünün gelişmesi için tarife sistemi değiştirildi, özel sigorta şirketlerinin faaliyet alanını genişletildi, yabancı sigorta ve reasürans şirketlerine, serbestçe kurulma imkânı sağlandı, devlet teşvikleri ve güvenceleri getirildi. Bu kolaylıklar karşısında Türkiye’ye giren yabancı sigorta şirketleri kısa sürede pazar paylarını yükselttiler.

2001 yılında “Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu” çıkarıldı. Bu yasa ile emeklilik sisteminde yabancılara gün doğmuştu. Devletin sosyal güvenlik sistemini çökertip ele geçirmeye çalışan odaklara, 200 milyar dolarlık emekli pazarından pay verilmişti. BAĞ-KUR, Emekli Sandığı ve SSK, SGK adıyla birleştirildi. Bu birleşmede alacaklar toplanamadı ve prim affı getirildi, bu nedenle SGK ciddi açıklar vermeye başladı. Havuzdaki paralar emeklileri destekleyemeyeceği için emeklilik yaşı 2008’de 65’e çıkarıldı, artık mezarda emeklilik garanti olmuştu.

Yabancı sigorta şirketleri mezarda emekliliği sevinçle karşılarken çalışan kesimin kendilerini tercih etmemesinden muzdariptiler. Sosyal güvenlik sisteminin özelleştirilme süreci sağlıklı işlemiyordu. Bu sefer emeklilik maaşlarını yarı yarıya düşüren katsayı yasası gündeme geldi. Emeklilik pazarından pay kapmak isteyen sigorta şirketleri, emeklilik maaşlarının düşürülmesiyle çalışan kesimin kendilerini tercih edeceğinden emindiler, ama yine olmadı.

Türk halkı ödediği SGK primleri ile emekli olma konusunda ısrarcıydı, bu sefer BES dayatması geldi. Üstüne üstlük bir de devlet bu yabancı şirketlere BES teşviki adı altında milyarlarca dolar ödedi. Otomatik katılım ile pek çok çalışan BES sistemine geçirilmişti. Ancak kısa süre sonra çalışanlar bu yabancı şirketlerin emeklilik sistemlerinden çıkmaya başladı. SGK’yı bypas edip yok etme süreci işlemiyordu. Yapılacak tek şey kalmıştı o da zorla BES, yakında gündemimize girecek. Milyonlarca çalışan tamamlayıcı sigorta adı altında yabancı sigorta şirketlerinin ağına düşürülecek.

Artık devlet emeklileri sırtından atmak istiyor durum kısaca bu, ama ortada bir sorun var emeklilerin ve emekli adaylarının alacakları ne olacak. Hükümet bu parayı ödemek istemiyor, çünkü artan kamu harcamaları ve savunma harcamaları söz konusu. IMF baskısıyla başlatılan emeklilik reformu Türkiye’nin sosyal güvenlik sisteminin altını oyarken, kademeli emeklilik süreci bugünkü EYT mağduriyetinin temelini oluşturdu.

EYT bugün Türkiye’nin önemli bir sorunu, bunun için tartışılan birkaç çözüm önerisi var. Birincisi 4447 sayılı kanun öncesi işe başlayanlarla sınırlı olarak bütün yaşa takılanlara koşulsuz ve hemen emeklilik. Bu öneri için 750 milyar TL gibi bir maliyetten söz edilse de doğru bir iddia değildir. SGK’nın 12 miyon emekliye yaptığı aylık ödemeler aylık 20 milyar TL civarındadır. Buna 700 bin EYT’li yi eklerseniz EYT sorunun çözümünün yıllık maliyetinin toplam 26 milyar TL olacağı iktidar yetkilileri tarafından belirtiliyor.  

Bir diğer çözüm önerisi de 4447 sayılı yasadan önce çalışanlar için kademeli yaş koşulunun yumuşatılması.  Öngörülen yaşlar kademeli olarak aşağıya çekilebilir, bu sayede bir anda emeklilikte yığılma olmaz ve mağduriyet önemli ölçüde azaltılabilir.  Hükümetin önemli bir iddiası kaynak yok varsayımı. Oysa ki var, tahsil edilmeyen SGK primleri, kayıt dışı sigortalıların sigortalı yapılması, vergi ve sigorta primi afları, sigorta teşvikleri sadece bunlar bile EYT mağduriyetini çözmek için yetip te artıyor bile. Bakınız bütçeden işveren SGK primi 5 puan indirimi için ayrılan pay 2017’de 28 milyar TL, 2018 ilk 9 ay için 19,5 milyar TL’dir.  Sadece iş veren indirimi payı bile EYT’lilerin sorununu çözmeye yetiyor. Mesele sadece burada bu sorunu çözmeyi isteyecek iradeyi ortaya koymakta.



  • Cumartesi 14 ° / 2 ° Parçalı bulutlu
  • Pazar 14 ° / 3 ° Fırtına
  • Pazartesi 16 ° / 6 ° Bulutlu

Balıkesir

07.12.2019

  • İMSAK 06:39
  • GÜNEŞ 08:08
  • ÖĞLE 13:05
  • İKİNDİ 15:30
  • AKŞAM 17:51
  • YATSI 19:15
  • BIST 100

    108.869%0,19
  • DOLAR

    5,7886% 0,66
  • EURO

    6,4034% 0,20
  • GRAM ALTIN

    271,56% -0,49
  • ÇEYREK ALTIN

    448,074% -0,49