Mustafa KOÇAL (BALIKESİR RÜZGARI)


BESLE KARGAYI OYSUN GÖZÜNÜ

BESLE KARGAYI OYSUN GÖZÜNÜ


Bu çok söylenen bir atasözüdür. Birisine birçok iyilik yapıp da sonra kötülük gördüğünde, bu atasözünü söylerler. İlk zamanlar Barzani ile iktidarın arası iyi değildi. PKK ile girilen bir çatışmadan sonra. PKK militanları kuzey Irak´a kaçtılar. İktidar bu PKK militanlarını verin diye Barzani ye müracaat ettiler. Barzani ? bırakın bir PKK militanını vermeyi. Türkiye ye bir Kürt kedisi bile vermem? dedi. İktidar Barzani muhatabımız değil. Muhatabımız merkezi hükümettir" dedi.

Sonra petrol boru hattı meselesi ile Barzani ile anlaşıldı. Kerkük petrolü bizim sınırlarımız içinden geçirilen boru hattı ile dış ülkelere satılmaya başlandı. İktidarın bakanları sık sık Barzani´yi ziyarete gidiyordu. Bir defasında Hüseyin Çelik gitti. Karşılamada Hüseyin Çelik ?Osmanlı zamanında buraya Kürdistan diyorlardı. Benimde Kürdistan dememde bir mahzur yok dedi?. Ve Kürdistan kelimesi ile konuşmaya başladı. Karşılamaya gelenlerle toka yapmadılar. Şak yaptılar. Bu bir sevinç işaretidir. AKP kongre yaptı. Barzani şeref konuğu olarak davet edildi. O kongrede Barzani´yi konuşturdular. Konuşmak için sahneye çıkarken. Salonda ?Türkiye seninle gurur duyuyor sloganı atılıyordu?.

İşte Türkiye´nin gurur duyduğu Barzani şimdi Türkiye ye meydan okuyor. İktidar başkalarına ey Almanla, ey Fransa diyor. Fakat ey Barzani diyemiyor. Neden acaba? Dahası var. Diyarbakır da yapılan şova Barzani çağrılmıştı. Dönemin başbakanı konuşmasına başlarken, Kürdistan da ki Kürt kardeşlerime buradan selam gönderiyorum diyerek başlamıştı. Sanki o zamanlar Barzani ile Kürdistan´ın kurulması için anlaşma yapılmış gibi idi. Ve başbakan ilk defa Kürdistan kelimesini telaffuz etmişti. Referandumda Barzani Türkiye ye geldi.

İstanbul ve Ankara hava limanlarına Kürdistan bayrağı astırıldı. Barzani Kürdistan´ın devlet başkanı gibi karşılandı. Kürdistan bayrağının asılmasını eleştirenlere başbakan Binali Yıldırım ? tutturdular bir bayrak meselesi. Ne var bunda? diye. Cevap verdi. Alın şimdi bayrak meselesinin nerelere geldiğini görün. Adam referandumu yapacağım diye diretiyor. ABD ise tavşana kaç tazıya tut politikası izliyor. Bu referandumu yapmayacaksın diyemiyor. Ertele diyor. Belki de ben ertele diyorum. Amma sen bildiğin gibi yap da demiş olabilir. İsrail Kürdistan´ı kendi jandarması olarak görüyor. Onun için Kürdistan´ın kurulmasından yana.

Türkiye bu konuda net bir tavır koyamıyor. Barzani Türkiye ye sert tavırlar koyuyor. Sınırımız kadar geliyor. Orada tavrını sert bir şekilde dile getiriyor. Türkiye sonucuna katlanır demekle yetiniyor. Nedir bu sonucuna katlanırın anlamı? Biz bu kelimeyi çok duyduk. Fakat olacak olan şey oldu. Devlet bahçeli ?bu bir harp nedeni sayılmalıdır? diyor. Başbakan Binali Yıldırım Devlet Bahçeliye ?savaş devletlerarasında yapılır? diye cevap veriyor. Bu söylemde tezat yok mu? Allah aşkına. Siz iktidar olarak bu adamı bir devlet başkanı gibi karşıladınız mı? Hava limanlarına Kürdistan bayrağı çekmekle, Barzani´yi Kürdistan´ın devlet başkanı olarak karşılamadınız mı?

O zaman Kürdistan devletinin varlığını kabul edilmiş olunmuyor mu? O zaman devlet olarak görülüyor da. Bahçeliye cevap verirken devlet olarak görülmüyor mu? Bu iki söylemeden birisi yanlış değil mi? O zaman Barzani sayesinde doğudan evet oyu alma hesapları içerisinde oldukları için yapıldığı meydan dadır. ABD Kürdistan´ın kurulmasını istiyor. Ne için istiyor? İsrail´i Kürdistan´ın jandarması yapacakları için istiyorlar. ABD´nin Ortadoğu projesinin içeriği bu olayla ilgilidir.

İsrail de kendi menfaatleri söz konusu olduğu için. Kürdistan´ın kurulmasını istiyor. Türkiye işte bunun için. Sert bir tavır ortaya koyamıyor. Çünkü karşısında hem ABD hem de İsrail var. Yukarı tükürse bıyık, aşağı tükürse sakal onun için net tavır konulmuyor. İşte buda dış politikanın dibe vurduğunun bir göstergesidir. Bu şekilde yorumluyoruz da. Acaba Barzani ile iktidar arsında yapılmış bir anlaşma mı var? Geriye doğru bir defa daha dönelim. Bir devletin sınırları içersinde başka bir ülkenin silahlı kuvvetleri silahları ile geçemez. Barzani´n Peşmergeleri bizim topraklarımız içerisinden geçerek kuzey Suriye ye geçip. PYD ye desteğe gitmedi mi? Korunmalarını da Türk ordusu sağlamadı mı? Birde Kerkük petrollerinin dış ülkelere satışının gerçekleşmesini sağlayan petrol boru hattı var. Bu taşına petrolden bizde Türkiye olarak faydalanıyoruz. İşte bu petrol boru hattı anlaşması nasıl yapıldı. Birde bu olay var. Bu kozu Türkiye kullanabilir. Acaba neden kullanmıyor?

Şimdi 25 Eylülde Barzani bu referandumu yapacak mı yapmayacak mı? Bekleyip göreceğiz. Ülkemiz için hayırlı olanı hangisi ise ol olsun. İnşallah iyi bir yol bulunur. Çükü artık ordumuzu daha fazla savaşa sokmak yıpratıcı olur. En hayırlısı ne ise onun olmasını temenni ediyorum. Allah hakkımızda hayırlı olanını versin. Saygılarımla.

Türkiye laiktir, laik kalacaktır. Ne mutlu Atatürkçüyüm diyenlere! Ne mutlu cumhuriyetçiyim diyenlere? Ne mutlu laikim diyenlere!

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE! 16- 09-2017 Mustafa KOÇAL



  • Pazartesi 16 ° / 7 ° Bulutlu
  • Salı 17 ° / 10 ° Parçalı bulutlu
  • Çarşamba 15 ° / 6 ° Parçalı bulutlu

Balıkesir

18.11.2019

  • İMSAK 06:22
  • GÜNEŞ 07:48
  • ÖĞLE 12:59
  • İKİNDİ 15:35
  • AKŞAM 17:59
  • YATSI 19:20
  • BIST 100

    105.380%1,54
  • DOLAR

    5,7491% 0,11
  • EURO

    6,3580% 0,12
  • GRAM ALTIN

    270,98% -0,31
  • ÇEYREK ALTIN

    447,117% -0,31