Mustafa KOÇAL (BALIKESİR RÜZGARI)


BU ÜLKEYE YAZIK OLUYOR

BU ÜLKEYE YAZIK OLUYOR


  26 Şubat günü haberlerde üç tablo dikkatimi çekti. İki şehidimizin cenaze törenine katılan bilerce kişinin yüreklerinin acısı yüzlerine yansımış. Gözleri yaşlı binlerin yanında, ayakta durmakta güçlük çeken şehit ailelerinin feryatlarına yürek dayanacak gibi değildi. Şehitlerimize Allah rahmet eylesin.

Ailelerin ve sevenlerine sabırlar versin.  Bu birinci tablo, ikinci tablo gazeteci Can Dündar ve Erdem Gülün 90 gün sonra anayasa mahkemesinin kararı ile tutukluluklarının kaldırılması. Anayasa mahkemesi hak mahrumiyeti olduğunu ve suçlandıkları konuların haber niteliği taşıdığı şeklindeki kararı ile tutukluluklarının kaldırılmış olmasına sevinen aileleri, meslektaşları ve arkadaşları, bazılarının sevinçten ağlamasıdır. Bunun yanında cumhurbaşkanının basın sözcüsünün açıklaması. ?Bu bir berat kararı değildir.

Mahkeme devam ediyor? demesi. Bir taraf sevinirken bir tarafı da bu haberin üzüldüğü şeklinde yorumlana bilinir. Üçüncü tablo ise İzmir de görülen casusluk mahkemesinde bütün sanıkların berat etmesi. Burada da ailelerin sevinç gözyaşları vardı. Gerçi bu tabloları geçmişte defalarca yaşamıştık. Ergenekon ve balyoz davalarında yüzlerce generalin ve ordu personelinin tutuklanma olaylarında. Ve ömür boyu mahkûmiyet aldıklarında üzülenler olmuştu. Gerçi milletçe üzülmüştük. Üzüntüden gözyaşı dökenler. Sonra anayasa mahkemesinin kararı ile cezalarının kaldırılması neticesinde. Bu seferde sevinç gözyaşı dökenleri görmüştük.

Allah garip kulunu sevindireceği vakit, önce eşeğini kaybettirirmiş. Sonra buldurup sevindirirmiş. Senelerdir bu milletin doğru dürüst yüzü gülmedi. Bu ülkeye yazık oluyor. Hem manevi yönden hem de maddi yönden yazık oluyor. Manevi yönden yazık oluyor. Bu olaylarda milyonlarca kişi kâh üzüntüden gözyaşı döktü. Kâh sevinç gözyaşı döktü. Hayatlarını kaybedenler oldu. Maddi zarara uğrayanlar oldu. Mesleğini kaybedenler oldu. Ailelerin ve çocukların yaşadığı üzüntü kelimelerle anlatılamaz. Onurları, gururları kırılanların bu onurlarının kırıklığını hiçbir şeyle telafisi mümkün olmaz. Onu ancak yaşayanlar bilir. Ordudan zamansız ayrılanlar oldu. Birde bu olayların maddi boyutu var. Ergenekon ve balyoz davalarından başlayalım bakalım neler olmuş. Ergenekon ve balyoz davalarında iktidar bu mahkemeleri o kadar benimsedi ki. Sanki bu mahkemelerde yargılananlar çok gizli işler yapmışlar. Ülkeye çok büyük zararlar vermiş gibi. Bu mahkemelerin üzeride durdu.

İktidar PKK´lı itirafçıları gizli tanın yaptı. Bu gizli Tanıllara oğlan üstü imkânlar verildi. Ailelerine bakma garantisi verildi. Kimliklerinin değiştirilmesi, tanınmamaları için estetik ameliyatı yaptırılması. Yurt dışında yaşamını sürdürmek isteyenlere bu garanti dahi verildi. Bunlara harcanan paralar devletin kasasından çıktı. Ne uğruna orduyu yıpratma uğruna değil mi? Dönemin başbakanı ?ben bu mahkemelerin savcısıyım? dahi dedi. İktidara göre bu sanıkların hepsi ceza alacaklardı.  Mahkeme öyle yanlı bir şekilde yürütüldü ki. Sanıkların getirdiği tanıklar dahi dinlenilmedi. Alileri ve çocukları ile görüştürülmediler. Ergenekon ve balyoz davalarında yargılananlara yapılan muamele bebek katili Öcalan´a yapılmadı. Sonuç ne oldu?  Mahkeme hepsine bol keseden cezalar verdi. Anayasa mahkemesi savcılık tarafında mahkemeye sunulan CD´lerin düzmece olduğunu belirledi. Ve sanıkların ömür boyu hapisliklerini kaldırıldı. Yani berat ettiler. Şimdi bu berat edenler. Tazminat davası açtılar. Bildiğim kadarı ile 10-12 kişi tazminat aldı. En düşüğü 500 bin TL aldı. 1.250 TL alan oldu. Daha geride bir sürü görülen tazminat davaları var. Şimdi cansusluk davasından yargılananlar berat etti. Bunlarda tazminat davası açacaklar.

Bir konuyu aydınlatalım Ergenekon ve balyoz davalarında sanıkların lehine kara veren hâkimler hemen görevden alındı. Yerlerine başkaları atatandı. İktidar o zaman bir kanun değişikliği yaptı. Haksız yere ceza veren hâkimler hakkında tazminat davası açıldığında. Mahkeme tazminat ödenmesine karar verdiğinde. Bu tazminatı kararı verenler ödüyordu. Yani hâkimler. İktidar bu kanunu değiştirdi. Haksız karar verenlerin ödemesi gereken tazminatları. Devletin ödemesi şeklinde kanunda değişiklik yaptılar. Bunun tek bir anlamı vardır. Hâkimlere kararınızı bizim istediğimiz yönde vereceksiniz demektir. Şimdi Bülent Arınçın sözünü hatırlayalım. 

Ne dedi Bülent Bey? Hâkimler baskı altında, talimatla karar veriyorlar?  demedi mi? İşte bu kanun bunun için değiştirilmiştir. Tazminat davası açanlara paralar nereden ödeniyor? Devletin kasasından! Ne için ödeniyor? Kurulan kumpaslardan dolayı değil mi? Pekiyi bu kumpası kim kurdu? Paralelciler! Bu kumpasın kurulduğundan iktidarın haberi yok muydu?  Bence bu kumpası cemaat ile iktidar birlikte yürüttüler. Böyle olmamış olsaydı? İktidar kendi ordusunun zayıflatılmasına göz yumar mıydı? 17- 25 Aralık operasyonundan sonra bu kumpasın kurulduğunu iktidarın kendisi açıkladı. Orduya kumpas kurdular diyerek kendisini kumpasın dışına attılar. Bu kumpası kuranların bulunup yargılanması için.  O davalardan yargılanalar mahkemeye başvurdular. Bu mahkemelerde gerçekler ortaya çıkacaktır. İktidar kendi menfaatine olacağını düşündüğü mahkemelerden beklentisini bulamadı. Olan ülkeye oldu. Bu ödenecek tazminatlar ile çok şey yapılabilinirdi. İşte bu kumpaslar yüzünden ülke hem maddi. Hem de manevi zarara uğratılmıştır. Bir gün bunlarında hesabı mutlaka sorulacaktır. Saygılarımla.

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE! 28 ? 02 ? 2016 Mustafa KOÇAL 



  • Cuma 18 ° / 6 ° Bulutlu
  • Cumartesi 18 ° / 6 ° Bulutlu
  • Pazar 18 ° / 6 ° Bulutlu

Balıkesir

22.11.2019

  • İMSAK 06:26
  • GÜNEŞ 07:53
  • ÖĞLE 12:59
  • İKİNDİ 15:33
  • AKŞAM 17:56
  • YATSI 19:18
  • BIST 100

    106.588%-0,20
  • DOLAR

    5,7138% 0,25
  • EURO

    6,2975% -0,16
  • GRAM ALTIN

    268,73% 0,08
  • ÇEYREK ALTIN

    443,4045% 0,08