Mustafa KOÇAL (BALIKESİR RÜZGARI)


BU NASIL DEMOKRASİ

BU NASIL DEMOKRASİ


Türküm, doğruyum, çalışkanım.

İlkem, küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.

Ülküm, yükselmek, ileri gitmektir. Ey büyük Atatürk! Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım Türk varlığına armağan olsun.

Demokrasilerde yolsuzluğun üzeri kapatılmaz. Yolsuzluğa karışanlar korunmaya ve kollanmaya çalışılmaz. Yolsuzluk meşru hale getirmek için mücadele edilmez. İstanbul AKP milletvekili Mehmet Külünk “ 17 Aralık operasyonu bireylerin günah işleme özgürlüğüne darbedir” diyor. Meşhur olma sevdasında olanlara doğruluk nasip olmaz. Bu beyefendide meşhur olma sevdası ile sözde yolsuzlukla suçlananların kanun önünde suçlu olmadığını ileri sürüyor. Bu söylemin İslamiyet’le uzaktan yakından bir ilgisi olduğunu düşünmüyorum. Günah işlemek kişilere Allahın verdiği bir özgürlükmüş gibi lanse edilerek bir yerlere varılmak isteniyor. Allah kulunu günaha teşvik ediyormuş. Ondan sonrada kulu af dileyince af ediyormuş. Bu söyleme göre bu yolsuzluğa karışanlar günah işleme özgürlüklerini kullanmışlar. O zaman hırsızlık yapanları nasıl yargılayacağız. Hırsız ben günah işleme özgürlüğümü kullandım. Benim bu günahımın cezasını Allah verebilir. Derse hâkim de diyecek. Bu beyefendi birde diyanet işlerini göreve çağırıyor. Bu hususta fetva vermelerini talep ediyor. Böyle bir yolsuzluk olayında birilerinin hakkı yenmiştir. Bir ulama bu hususta şöyle diyor. “Bir kişi bütün peygamberlerin ibadetlerini yapsa üzerinde en ufak bir hak varsa. O hakkı ödemeden cennete giremez” diyor. Bu şaşkın çak şakçı milletvekili de birilerine yaranmak için. Ve meşhur olma sevdası ile böyle bir beyanda bulunmuş. Allah kullarım tövbe ettikleri müddetçe bütün günahlarını af ederim. Kul ve hayvan hakkı olanlar helallik almadıkları müddetçe af etmem buyurmuştur. Birde şeriat kanunlarına göre hızsız hangi eli ile hırsızlık yaptı ise o eli kesilir. Bu söylemin tek bir amacı vardır. İnançlı kişilerin kafasını karıştırarak bu yolsuzluğu meşru göstermeye çalışmaktır. Yukarıda açıkladığım bu konuları Müslümanlıktan bahseden birisinin bilmemesi mümkün değildir. Bu konuşmanın ne kanunlarla nede İslamiyet’le bağdaşan hiçbir yanı yoktur. Konuştukça batmak diye işte buna derler.

GELELİM SARAY MESELESİNE

Atatürk orman çiftliğine iktidar başbakanlık sarayı yaptırıyordu. Bu konu basında günlerce yer aldı. Yandaş basın bunun için hiç sesini çıkarmadı. Yandaş olmayan basın neden burası seçiliyor? Başka yer mi yok? Diye günlerce yazdı. Buradaki binlerce ağaç kesilecek. Atatürk’ün ismini taşıyan bu çiftliğin yok edilmesinin sebebi nedir? Diye sordular! Yapılan eleştirilere iktidar hiç kulak asmadı. İnşaata başlandı. Halen inşaat hızlı bir şekilde yürüyor.

Ankara 11. İdari mahkemesi sit alanı olduğu için bu Atatürk orman çiftliği içersine yapılan başbakanlık sarayının yıkılmasına karar verdi. Başbakan “hukuksuz olarak yaptığımız bir şey yok. Güçleri yetiyorsa yıksınlar da görelim. Nisan Mayıs aylarında açılışını yapacağım. Girip oturacağım” diye yargıya meydan okudu.

Adalet bakanı bu aralık ayı operasyonu ile tutuklananların serbest bırakılması konusunda. “Hâkimin takdiri! Biliyorsunuz bizde yargı bağımsızdır” demişti. Nasıl bırakıldıklarını biliyoruz. 4 defa taliye talepleri ret ediliyor. Bu mahkemeye bakan hâkim izinli iken yerine bakan nöbetçi hâkim tahliyelerine karar veriyor. Amma da bağımsız yargıymış. Şimdide başbakanlık sarayının yıkılmasına mahkeme karar veriyor. Sit alanı olduğu için. Vatandaşın sit alanında ki iki odalı evini hiç acımadan yıkıyorlar. Kendi başbakanlık sarayının yıkımına gelince bağımsız dedikleri yargının kararına uymuyorlar. “Güçleri yetiyorsa yıksınlar da görelim. Açılışını da yapacağım. Girip oturacağım” diye yargıya meydan okuyorlar. Mahkeme kararlarının bu iktidar için hiç önemi yok. Yargı ancak güçsüzlere işliyor. Balıkesir SEKA kâğıt fabrikası bu iktidar tarafından Erdoğan’ın dünürüne satıldı. Mahkeme satışı iptal etti. Fabrikanın geri iade edilmesine karar verdi. Bu kararda senlerdir uygulanmadı. Seydişehir alüminyum tesisleri de hani şu milletin a…. Küfür eden iş adamı Mehmet Cengiz’e satıldı. Hem de bu alüminyum tesislerine ait mülklerle birlikte. Mahkeme bu tesislerinde satışını iptal ettiği gibi tesislerin iadesine karar verdi. İktidar bu karaları da uygulamadı.  Ülkede demokrasiden bahsediliyor. O zaman sormak gerek. Bu nasıl demokrasi diye. Saygılarımla.

Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti! Yaşasın Atatürk milliyetçiliği! Yaşasın Türk milleti! Yaşasın Atatürk’ün askerleri! Yaşasın Atatürk sevdalıları!

Ülkenin ve çocuklarınızın geleceğini düşünerek oyunuzu kullanın.

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!

07 – 03 – 2014 Mustafa KOÇAL 

 

 



  • Çarşamba 15 ° / 5 ° Parçalı bulutlu
  • Perşembe 11 ° / 0 ° Parçalı bulutlu
  • Cuma 13 ° / 0 ° Parçalı bulutlu

Balıkesir

29.01.2020

  • İMSAK 06:47
  • GÜNEŞ 08:13
  • ÖĞLE 13:26
  • İKİNDİ 16:06
  • AKŞAM 18:30
  • YATSI 19:51
  • BIST 100

    120.592%0,66
  • DOLAR

    5,9524% 0,19
  • EURO

    6,5480% -0,03
  • GRAM ALTIN

    300,64% 0,28
  • ÇEYREK ALTIN

    496,056% 0,28