Orhan ORGARUN (Uzaktan Gelen yakın Sesler)


BUGÜNÜ ANALIM.

DEVLET ADAMI VE ASKER OLARAK GAZİ ATATÜRK…


                BUGÜNÜ ANALIM.

                Gazi Atatürk’ün vefâtı ölüm günü (10 Kasım 1938) ve Atatürk Haftası.

Atatürk’ün vefâtı, 1881’de Selânik’te doğan Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanıdır. I. Cihan Harbi’nin ardından ordu müfettişi vazîfesiyle Samsun’a çıkıp, Milli Mücâdele’nin başına geçmştir. 1923’den 1938’e kadar bir dizi inkılâbı gerçekleştirdi.

                İstanbul Dolmabahçe Sarayı’nda, 10 Kasım 1938’de vefât eden Atatürk, Ankara’ya, daha sonra da Anıtkabir’e nakledildi.

                             DEVLET ADAMI VE ASKER OLARAK GAZİ ATATÜRK…

                “ Türkiye Cumhuriyeti demokrasi ilkesine dayanan bir devlettir.

                Demokrasiyse aslı bakımından siyasal bir niteliktir.

                Düşünseldir; bireyseldir; eşit severdir.

                Demokrasinin temel noktalarına göre devletin görevi, yurttaşın siyasal özgürlük ve çalışmasını tatmin etmek, yurttaşın bilimsel, toplumsal, sanat, ahlak gibi düşünce akımlarında gelişmesini sağlamakla, ilgilenmek ve yurttaşın, ulusal egemenliğe yöntemi çerçevesinde katılım hakkını taşıması ve yurttaşlarında aynı siyasal hakları taşımasıdır.”

                                                                                                   Gazi Mustafa Kemâl Atatürk

                DEVLET ADAMI OLARAK GAZİ ATATÜRK..

                Gazi Atatürk, Milli Mücaledele’de de Millî Birliği temin eden eşsiz bir lider, muharebe meydanlarında efsanevî değerli bir kumandan, devlet kuran çok büyük bir siyaset adamı, milletin çehresini değiştiren kudretli bir inkılâpçıdır. Bu vasıflarıyla insanlık tarihinin tanıdığı en değerli büyük adamlardan biri olduğuna hiç şüphe yoktur.

                Kahramanlık ve yüksek insanlık meziyetlerini en yüksek seviyede taşıdığında dünya tarihçileri ve fikir adamları tereddütsüz birleşmektedir. Tarihin büyük tanıdığı şahsiyetlerle mukayesesi yapıldığı zaman türlü bakımlardan bariz üstünlükleri hemen göze çarpmaktadır. Bir kere bütün bu dehalara üstün tarafı, hem fikir hem hareket adamı oluşudur.

                O, fikri ve hareketi kişiliğinde birleştirmiş bir lider idi. Fikir ve düşüncelerinin özünü oluşturan Atatürkçülük, her türlü doğmatik unsurlardan sıyrılmış akılcı bir dünya görüşüdür. Memleketin tüm gerçeklerinden kaynaklanan, problemler karşısında aklın ve ilmin rehberliğini kabul eden bu gerçekçi görüş, gerek Türk Bağımsızlık Savaşı’nın gerekse onu izleyen Türk Çağdaşlaşma Hareketinin esasını oluşturmaktadır.

                Gazi Atatürk tam bir gerçeğin adamıdır;

Sağduyunun ve ince görüşün adamıdır. Nerede ne yaptı, neye karar verdiyse daima en iyisi en doğrusunu yapmış en hayırlısına karar vermiştir. Halkın eğilimlerini çok iyi sezen ve ruhlara sızmasını çok iyi bilen usta inkılâpçılığı sayesindedir ki, müşterek arzu ve eğilimler kolayca millî ülkü haline gelebilmiştir.

                Giriştiği tüm mücadelelerin başından sonuna kadar Türk Milletinin yüksek vasıflarına güvenmiş kazanılan her türlü zaferin milletin eseri olduğunu söylemiştir. Bütün teşebbüslerinde millet sevgisine dayanmış, kudretli kişiliği ve gerçeği sezişe dayanan ikna kuvvetiyle kitleleri sürükleyen eşsiz bir lider olduğunu daima göstermiştir.

                Millî Kurtuluşa Bayrak olan fikirleri, görüşleri ve ölmez eserleriyle tesirleri memleket sınırlarını aşmış, MAZLUM MİLLETLERİN BAĞIMSIZLIK VE HÜRRİYET MÜCADELESİNDE MANEVÎ KUVVET OLMUŞTUR.

                Gazi Atatürk yaratıcısı yapıcısı olduğu “TÜRK İNKILÂBI”’nı ifade ederken: “Bu inkılâp, yüksek bir insani ülkü ile birleştirmiş vatanseverlik eseridir. Çocuklarına bütün güzellikleri ve bütün büyüklükleri görmek ve aynı zamanda bütün sefaletlere acımak sanatını öğretmektir” diyordu. Kendisi de yarattığı inkılâbın imanlı bir yapıcısı sıfatıyla bütün dünyaya açık yürekle, samimiyetle ve dostlukla bakıyordu. Gerçekten, “NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!” vecizesiyle kalplere Milli İman perçinleyen Atatürk, aynı zamanda insanlık idealinin ve insan sevgisinin de sembolü idi. Yabancıların “DÜŞMANLARINIZ KİMLERDİR?” sorusuna, “BİZ KİMSE’NİN DÜŞMANI DEĞİLİZ; YALNIZ İNSANLIĞIN DÜŞMANI OLANLARIN DÜŞMANIYIZ!” cevabını veriyordu. İşte bu insancıl yönü iledir ki tamamen Millî Nitelik taşıyan “ATATÜRK İNKILÂBI” aynı zamanda bütün insanlığın hayranlığını da üzerinde toplamaktadır.

                 ASKER ADAMI OLARAK GAZİ ATATÜRK..

                Atatürk, milletin tarihî seyrini değiştirebilecek üstün meziyetleri sayesinde memlekete askerî ve siyasî zaferlerle uçurumun kenarından kurtarmıştır. Dünya tarihinde, her türlü imkânsızlığa rağmen inandığı fikri tatbik sahasına dökmüş “YA İSTİKLÂL, YA ÖLÜM!” parolası ile MİLLÎ MÜCADELEYİ KAZANMIŞ, arkasından yepyeni hüviyetle bir çağdaş millet ve devlet yaratmış bir insandır.

                İçinde bulunduğu şartları değerlendirmede, engelleri ortadan kaldırmada gösterdiği büyük başarı Atatürk’ün ayrı bir özelliğini teşkil etmektedir. Diyebiliriz ki Atatürk, Türk toplumunda sadece çağdaşlaşma gereğini gördüğü için değil, bu çağdaşlaşmayı en kısa zamanda gerçekleştirecek yolu gösterdiği için ve nihayet çağdaşlaşmaya engel olan etkenleri cesaretle bertaraf ettiği için büyüktür. Esasen “MODERN TÜRKİYE’NİN KURUCUSU” sıfatını da işte bu büyüklüğünden almaktadır.

                Büyük Nutkun sonlarında Türk gençliğine hitaben çizdiği tablo, aslında kendisi mücadeleye atıldığı zaman, memleketin içinde bulunduğu tablodur. Gazi Atatürk, en güç şartlar altında bile, her şeyin bitti zannedildiği bir zamanda bile, Türk milletine güven hissinin kaybolmaması gerektiğini gerçeğini, eseriyle ispatlamış bir MİLLÎ KAHRAMANDIR; Onun için SEBOL olmuştur, Onun için BAYRAK olmuştur!

                  Atatürk,

                - Muzaffer Başkomutan olarak İzmir’e girdiği gün, önüne serilen düşman bayrağını, “BAYRAK BİR MİLLETİN BAĞIMSIZLIK ALÂMETİDİR; DÜŞMANIN DA OLSA SAYGI GÖSTERMEK GEREKİR!” diyen,              - Çanakkale’de kendisine karşı savaşırken bir kolunu kaybeden ünlü Fransız Generali Gouraud’ya, yıllar sonra Ankara’da karşılaştıkları zaman, -Generalin boş kulunu işaret ederek;

“TÜRK TOPRAKLARINDA YATAN ŞEREFLİ KOLUNUZ, MEMLEKETLERİMİZ ARASINDA SON DERECE KIYMETLİ BİR BAĞDIR!” diyen,

                - Çanakkale Şehitleri Törenine konuşma yapmak üzere giden bir Bakanına, harpte ölen diğer millet askerleri için de:

“BU MEMLEKETİN TOPRAKLARI ÜZERİNDE KANLARINI DÖKEN KAHRAMANLAR!

                BURADA BİR DOST VATANIN TOPRAĞINDASINIZ.

                HUZUR İÇİNDE UYUYUNUZ!” diye not yazdıran,

                Çok büyük bir şahsiyet ve eşsiz bir askerdir.

                Asker-devlet adamı, çağımızın en büyük liderlerinden biri idi. Kendisi, Türkiye’nin, dünyanın en ileri memleketleri arasında hak ettiği yeri almasını sağlamıştır. Keza O, Türklere bir milletin büyüklüğünün temel taşını teşkil eden kendisine güvenme ve dayanma duygusunu vermiştir.

                                                                              General Mc Arthur



  • Cumartesi 14 ° / 2 ° Parçalı bulutlu
  • Pazar 14 ° / 3 ° Fırtına
  • Pazartesi 16 ° / 6 ° Bulutlu

Balıkesir

07.12.2019

  • İMSAK 06:39
  • GÜNEŞ 08:08
  • ÖĞLE 13:05
  • İKİNDİ 15:30
  • AKŞAM 17:51
  • YATSI 19:15
  • BIST 100

    108.869%0,19
  • DOLAR

    5,7886% 0,66
  • EURO

    6,4034% 0,20
  • GRAM ALTIN

    271,56% -0,49
  • ÇEYREK ALTIN

    448,074% -0,49