ÇİNKO ÇOCUKLAR BİR “SÖZLÜ TARİH DENEMESİ”
ÇİNKO ÇOCUKLAR BİR “SÖZLÜ TARİH DENEMESİ”
Tarih: 12.2.2019 10:42:53
Ulaş Töre SİVRİOĞLU

Çinko Çocuklar kitabı Nobel ödüllü Belarusyalı yazar Svetlana Aleksiyeviç´in Afganistan´da savaşan Sovyet askerleri ve onların aileleriyle yaptığı röportajlardan oluşuyor. Afganistan tarihiyle ilgilendiğim için bu kitabı hızlı biçimde okudum. Türkçede benzeri olmadığı için Sovyet askerleri ve aileleriyle yapılan röportajlar değerli. Bir edebiyat eseri olarak da kitap hem etkileyici ve sürükleyici… Ancak kitabın tanıtımında yapılan “sözlü tarih” betimlemesinin doğru olmadığını belirteyim. Açıkçası kitap bir “sözlü tarih” çalışması değil.  Her şeyden önce röportajların hangi tarihte yapıldığı belirtilmiyor. Röportajlarda tarihi belirtilmemesi nedeniyle askerlerin cepheden hemen dönüşte mi; yoksa yıllar sonra yaşanan hayal kırıklığıyla mı konuştukları anlaşılamıyor. Yazarın görüştüğü kişilerin isimlerini saklaması veya değiştirmesi kitabın yazıldığı 1988-1989 dönemi için gerekli olabilir. Neticede Glasnost siyasetine rağmen 1980´ler Afganistan konusunda konuşmak için henüz erken olduğu yıllardı.

/resimler/2019-2/12/1045292071364.jpg

 Kitabın tarihsel ve belgesel açıdan en zayıf noktası ise kendisiyle konuşulan kişilerin genellikle baştan seçilmesi… Kendisiyle görüşülen 100´e yakın insandan pişmanlık belirtmeyen sadece iki kişiye rastlıyoruz. Bu durum okuyucuya görüşmelerin sanki seçilmiş kişilerle yapıldığı izlenimi uyandırıyor. Üstelik bazı görüşmelerde görüşülen kişi sürekli içki içiyor ve yazar da bu duruma –adamın sarhoş olmaya başlamasına rağmen röportaja devam ediyor. Doğrusu bu röportaj yöntemi “sözlü tarih” alnında çalışan biri olarak beni şaşırttı. Bilindiği üzere hukukta bile sarhoş ifadeleri geçersizdir. Nitekim yazarın konuştuğu askerin aşırı biçimde içip duygusallaşması ve sonunda Kremlin´e (yani devlete küfretmeye başlaması) yazarın kitabı için heyecan verici bir malzeme sağlıyor. Ancak yıllar sonra kitap yayınlandığında içkinin etkisinde mülakat veren bu asker yazarı mahkemeye veriyor. Tecrübeli bir yazarın sarhoşluk derecesinde bir askerle niye röportaj yapmaya devam ettiğine anlam veremedim. Ayrıca yazarın röportajda neler sorduğunu öğrenemiyoruz sadece cevapları okuyoruz. Bu sebeple sorularıyla karşı tarafı nasıl yönlendirdiğini anlayamıyoruz. Bu tür bir sözlü tarih çalışması olamaz okur sorulan soruları net biçimde görmelidir.

S. Aleksiyeviç kitabında Afganistan´da mücahitlere silah dağıtan Amerikalılara, olayları kışkırtan Pakistan, Suudi Arabistan ve İsrail gibi ülkelere tek bir söz etmiyor. Bu da tüm ömrünü anti-Sovyet propagandaya ayıran Aleksiyeviç için tuhaf değil. Ama okura saygı adına en azından savaşı kışkırtanların sadece Sovyetlerin sorumlu olmadığını söylemek ve o günün dünyasının şartlarını da yansıtmak gerekirdi. Bu durumda kitap standart anti Sovyet propagandası kalıplarını aşarak gerçekten evrensel bir barış çağrısına dönüşebilirdi. İşin ilginci yazarın konuştuğu –bir subay hariç- kimse de bu savaştan Amerika ve diğer güçleri suçlamıyor. Tüm konuşmacılar ağız birliği etmişçesine sadece Sovyet hükümetini suçluyorlar. Böyle bir durum, biz de Kızılordu askerleriyle çok sayıda röportaj yaptığımız için bana hiç de inandırıcı gelmedi. Bizim sorularımıza verilen cevaplarda Sovyetleri suçlayan cevaplar da vardı Amerikalıları suçlayan da. Sonuç olarak Aleksiyeviç´in kitabında okuyucu, “Afganistan Savaşı´nın tamamen boşuna verildiği” şeklindeki yazarın kendi görüşüne ikna olacak şekilde şartlandırılıyor. Hâlbuki bugün Rus toplumunda Afgan savaşının boşuna verildiğini düşünenler olduğu gibi, tam aksine bu savaşa katıldığı için gurur duyanlar da var. Bunlar bu gün de törenler düzenliyorlar, madalyalarını gururla taşıyorlar. Yazar belli bir görüşün ispatına uğraşacağı yerde her fikirden insanı kitabında yansıtsaydı biz buna “sözlü tarih çalışması” veya bir “belgesel yapıt” diyebilirdik. Ancak bu “ayrımcı” tavrıyla Aleksiyeviç´in eseri daha çok edebi bir kurgu görünümünde.

Kitabın bir diğer sorunu da yayınevinin (Kafka) kapağına “2015 Nobel Ödülü” yazılması. Bu nedenle kitabın 2015´te Nobel Ödülü´nü aldığını sanabilirsiniz. Ama değil. Yayınevi yazarın tüm kitaplarına bu “2015 Nobel Ödülü” damgasını basmış. Bu da doğru bir tavır mıdır bilemiyorum.

Çinko Çocuklar, S. Aleksiyeviç. Çevirenler: Fatma-Serdar Arıkan, Kafka Yayınları, İstanbul, 2018,392 sayfa.

/resimler/2019-2/12/1046577073096.jpg

/resimler/2019-2/12/1047191604793.jpg

Anahtar Kelimeler: ÇİNKO, ÇOCUKLAR, SÖZLÜ, TARİH, DENEMESİ
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa:
DOLAR
5.6889
EURO
6.2847
Reklamlar

 /resimler/2019-8/30/0133327978785.gif

/resimler/2018-9/30/1528469501556.jpg

Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Balikesir için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:37 08:20 13:21 15:46 18:04 19:35
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Alim ölse de yaşar, cahil ise yaşarken de ölüdür.

HZ.ALİ (R.A)
1520 Yavuz Sultan Selim Hanı`ın vefatı
1922 Emirdağ ve Ezine`nin kurtuluşu.
1980 İran-Irak savaşı başladı
-Global ısınma yükselen deniz seviyesi 2050 yılında shangai ve deniz kıyısındaki Çin şehirlerinde büyük sellere neden olacak.bu sellerde 76 milyon kişi evsiz kalacak. -Üzerinde barkodu olan ilk ürün Wringleys marka sakızdır. -Kereviz yerken harcanan ka

İlginç Bilgiler 3