Tahsin KAVAK (KAVAK YELLERİ)


Çirkinçavuş Köyü´nden Şirinçavuş´a (devam)

Çirkinçavuş Köyü´nden Şirinçavuş´a (devam)


Memuriyetim gereği değişik ortamlarda bulundum, yaşadım. Köyümün adı yüzünden hiçbir zaman sıkılmadım, utanmadım. Aksine, realist bir isim olarak yorumlayıp çok beğenenler bile olduğu gibi bu isimde çarpıcı bir espri bulup, beni Çirkinçavuş köylülüğümle hatırlayanlar da çok oldu.

         Bu anılar yolculuğumda anlatılacak ufak-tefek ilginç olaylar bile oldu. Bu anılarda yolculuğumdaki bir küçük anımı anlatmak okuyucumu bir kahve içimi dinlendirmek isterim:

           Ankara-Etimesgut ta Şeker Enstitüsünde muhasebe ve ticari işler uzmanı olarak çalıştığım yıllarda pazar günüydü. Oğlum İlker, akşam lojmanın kapısının önüne bıraktığı bisikletinin yerinde olmadığını söyledi. Fabrika Güvenlik Teşkilatının bekçi başını da yanıma alarak Etimesgut sokaklarında bisikleti aramaya çıktık. Belki bir evin önünde bisikleti görür ve tanırım diye düşünüyordum. Bekçi başını yanıma alışım da, işe daha inzibati ve resmi bir hava vermek içindi. Düşündüğüm gibi çıktı.

Bir evin bahçesinde bisikleti gördüm ve tanıdım. Bisikleti arka çamurluğundan boyamaya başlamışlar ve bırakmışlardı. Bekçi başı hemen karakola giderek polis alıp geldi. Polis duruma el koydu ve bizi Yenimahalle Nöbetçi Mahkemesine sevk etti.

Hırsızlığı yapan fabrikadan emekli bir işçi çocuğuydu. Bu sebeple mahkemede davacı olmadım, bisikleti alıp geldim. Aradan 3-5 ay kadar bir zaman geçti. Ben olayı unutmuştum.

               Bu arada Eskişehir Makina Fabrikası´na muhasebe ve ticari İşler uzmanı olarak tayinim çıkmıştı. Derken, bir gün polis karakolundan bir celp pusulası geldi. Öngörülen saatte, az da olsa bir tedirginlik içinde karakola gittim. Görevli polis. Üstünde daktilo bulunan bir masada oturuyordu. Celp pusulasını verdim. Pusulaya şöyle bir göz attı. Başını birkaç kez "tamam" dercesine öne salladıktan sonra karşısındaki iskemleyi göstererek oturmamı işaret etti. İki esercedit kâğıdının arasına kopya kâğıdı taktıktan sonra daktilosunu hazırladı ve:

     -Etimesgut ta bir bisiklet hırsızlığı olmuş dedi. Oğlunuzun bisikleti çalınmış. Siz davacı olmamışsınız ama mahkeme bir kere daha ifadenizi almamızı istemiş. Ve peş peşe sorular sormaya başladı. Ben sorulara cevap veriyorum, memur da daktilosunu tıkırdatıyor:

       - Adınız ?

        - Tahsin

         - Soyadınız ?

          - Kavak

           - Doğum yeriniz ?

            - Çirkinçavuşköyü

             - !!!!..

Polis memuru birden daktilo yazmayı bıraktı, sert bir tavırla:

              - Bana bak arkadaş dedi. Vazife yapıyoruz burada. Dalga geçmenin manası yok.

  Ben de şaşırmıştım. İlk önce polisin ne demek istediğini anlayamadım. Köyümün adı söylendikten sonra polisin tepki verdiğini görünce:

                - Estağfurullah memur bey dedim. Dalga geçmek haddimize mi? Buyurun bakın, doğum yerim Çirkinçavuş Köyüdür.

Uzattığım nüfus kâğıdına baktı ve "Bu nasıl iş" dercesine dudaklarını bükerek:

                  - Allah Allah ! Böyle de doğum yeri mi olurmuş yahu, dedi .

      Sonradan öğrendiğime göre, nerdeyse polis karakolunda benim başımı derde sokacak köyümün bu çarpıcı, kimilerine orijinal gelen ismi, Bandırma kaymakamlarından biri tarafından ŞİRİNÇAVUŞ KÖYÜ olarak değiştirilmiş. Böylece köye adını veren çavuşun çirkinliği, sayın kaymakam tarafından şirinleştirilmiş! Öbür dünyada çavuşun işine mi yarar, yoksa bir isim kargaşası mı yaratır bilmem!

          Ben, yarım asır önce güzel köyümün güzel insanlarına yazdığım şiirimle sözü noktalamaktan gurur duyacağım...

Ben, Çirkinçavuş köylü

Hacı Ahmet oğlu Tahsin Kavak

Hemşehrinim senin

Bir evleği de benimdir

Kertil´deki ekinin

Sağdıçlarım vardı birçok

Unuttular mı?

Yavuklum vardı beşikten

Beni sorar mı?

Tepede ahlat ağaçları vardı bilirsin

Geçerken bir bakıver

Uslandılar mı?

Çirkinçavuş Köyü´nde bir tepe vardır

Bir yamacı Kocadere´ye iner

Bir yamacına evler tırmanmış soluklanır

Soluklar saadete yönelmiş umutlarda dinlenir

Her sancılı gecenin sabahında

Bir gayret filizlenir

Hazırla gücünü hemşerim

Elbet hakkını verecek toprak

Terindeki hakka inan

Toprağa düşen yağmur

Bereketi düşünür bak Hani gücün? Davran

Senindir gayri kucakla şafakları

Sabahlar kendiliğinden durulur

Tepedeki ahlat ağacının altına otur da hemşerim

Bir türkü tuttur Bandırma´ya uzansın

O beni bulur



  • Cuma 16 °C / 10 °C Güneşli
  • Cumartesi 15 °C / 6 °C Güneşli
  • Pazar 15 °C / 7 °C Parçalı bulutlu

Balıkesir

15.11.2019

  • İMSAK 06:19
  • GÜNEŞ 07:45
  • ÖĞLE 12:58
  • İKİNDİ 15:37
  • AKŞAM 18:01
  • YATSI 19:22
  • BIST 100

    104.604%0,79
  • DOLAR

    5,7699% 0,36
  • EURO

    6,3607% 0,31
  • GRAM ALTIN

    271,61% -0,07
  • ÇEYREK ALTIN

    448,1565% -0,07