Mustafa KOÇAL (BALIKESİR RÜZGARI)


CUMHURİYETLER NASIL YIKILIR

CUMHURİYETLER NASIL YIKILIR


Türküm, doğruyum, çalışkanım.

İlkem, küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.

Ülküm, yükselmek, ileri gitmektir. Ey büyük Atatürk! Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım Türk varlığına armağan olsun.

Cumhuriyetler lüks, saltanat idareleri ile fakirlik yüzünden yıkılırlar. Bu cumhuriyetlerin yıkılma nedenleri bu gün ülkede yaşanmakta dadır. Bu nedenleri biraz irdeleyelim. Ülkemizde öyle bir tabaka var ki. Lüks içersinde yaşıyor. Bazı üst düzey yaşama sahip olanların hanelerinde kaç kişi varsa o kadar son model arabaları var. Lüks içersinde yaşayanların bir günde harcadığı para bir emeklinin bir senelik maaşına tekabül ediyor. Paris’e kıyafet almaya gidenler mi ararsınız. Ailecek hafta tatilini geçirmek için gidenler mi ararsınız. Bunları ülkenin hiçbir sorunu bunları ilgilendirmez. Onlar için varsa yoksa lüks yaşamak vardır. Çocuklarını askere göndermezler. Bir zamanlar bastırıyorlardı parayı çocuklarına askerlik yapmaya elverişli değildir diye rapor alıyorlardı. Bir zamanlar başbakan paralı askerliğe karşı çıkanlardan birisi idi. Bu lüks yaşayanların bakanlara baskısı neticesinde başbakan da paralı askerliğe karşı çıkmaktan vazgeçti. Kendisinin girişimi ile paralı askerlik kanununu çıkardılar. Hem de bir defa değil iki defa paralık askerliği gündeme getirdiler. Paranın gücü her zaman geçerli oluyor.

İkinci neden! Saltanat idareleri! Saltanat: bir ülkede

Hükümdarın, Padişahın, Sultanın egemen olmasına dayalı yönetimdir. Bolluk ve zenginlik, gösterişli yaşayıştır. Birinin bir işte, bir yerde bulunan kimseler üzerindeki egemenliği. Saltanat kelimesinin anlamını geniş bir şekilde anlattım. Şimdi ülkemizi yönetenlere bakalım. İktidar bazı kurumları vesayet altına aldı mı? Aldı! Meclisin sözü geçmez. İktidar partisi gurubunun sözü geçmez. Bir bakan kendi inisiyatifi ile karar veremez. Kim karar verir? Başbakan! Başbakan bir ülkeye giderken aile efratları ile gider. Bir ordu tarafından korunur. Bir ülkeye giderken kendilerine yakınlığı ile bilinen gazetecileri götürür. Yine kendilerine yakın olan iş adamlarını götürür. Yani kendi çevresindekilerle hareket ederse bunun adına tek adamlık denir. İktidar partisi yeni yapılmak için çalışılan anayasa komisyonundan masadan neden kaçtı. Başkanlık sisteminin anayasa komisyonunda kabul edilmemesinden dolayı masadan kalkmışlardır. Amaç ülkenin tek hâkimi olmaktır. Ülkeyi yönetenler zevki sefa içersin delerdir.

Üçüncü etken fakirliktir. Ülkemizde fakirlik sayısı her gün artmakta dadır. Bunu anlamak için âlim olmaya gerek yoktur. Bir çöp bidonunu günde kaç kişi karıştırıyor. Bunu gözlemliye bilirseniz fakirliğin ne boyutlara geldiğini görürsünüz. Bir ülkede asgari ücret açlık sınırının altındaysa o ülkede fakirliğin artması doğaldır. İktidar fakirlere balığı tutmasını öğretmeyip de balığı yemesini öğretirse açlık kaçınılmaz olur. İktidar sırf kendi menfaati için kömür, gıda maddesi, giyiş eşyası ve kullanacağı eşyayı dağıtırsa. Buları da partiye kayıtlı olanlara verirse fakirlik kaçınılmaz olur. Biz memurumuzu, emeklimizi enflasyona ezdirmedik derken. Bunların nasıl geçindiğini bilmezse, memurunu emeklisini borç batağına sürüklediğini göremezse fakirliğin kaynağını göremez. Bir ülkede herkesi kapsayan dolaylı vergiler. Devamlı artırılırsa vergi adaletsizliği yüzünden fakir biraz daha fakirleşir. Zenginle fakir arasındaki makasın devamlı arttığını göremeyenler fakirliğin arttığını da göremez. Orta sınıf diye bir sınıf kalmamıştır.

 Yoksulluk sınırı 2000 TL’nin üzerindedir. Emeklilerin % 80’ni yoksulluk sınırının altında maaş almaktadır. Her sene vergilere yapılan zam. Hükümetin memura emekliye verdiği zammın üzerindedir. Böyle olunca da her sene fakirliğe doğru inmektedir. Hep karşılaştırmaları 2002 senesine göre yapan iktidar. Günümüzdeki olayları hiç görmüyor. 2002 senesinde milletin bankalara olan ihtiyaç kredisi ve kredi kartlarına olan borcu 5 milyar TL idi. Bu rakam 165 milyar TL’yi geçmiştir.

Bir ülkede yolsuzluğun üzeri kapatılmaya çalışılırsa yolsuzluk önlenemez. Fakir yolsuzluk yapamayacağına göre. Yolsuzluğu kim yapacaktır? İktidara yakın olanlar ve parası olanlar yolsuzluk yapacaktır. Bu şu demektir fakir ne olursa olsun bizi ilgilendirmezdir. Yolsuzluğa gelince önce şuna bakarlar yolsuzluğu yapan bizden midir? Şayet kedilerinden ise hemen olayın üzerini örtmeye gayret gösterirler. Deniz feneri olayında olduğu gibi dosyanın zaman aşınımına uğramasını sağlamak için üzerine gitmezler. Şayet kendilerinden değilse maden bulmuş gibi bütün güçleri ile olayın üzerine giderler. Meydanlarda halka şikâyet ederler. Cumhuriyetler yukarıda açıklamasını yaptığım nedenlerden dolayı yıkılırlar. Topla tüfekle cumhuriyeti yıkmak zordur. En kolay yol lüks yaşam, saltanatlı yaşam özlemi ve milleti fakirleştirmektir. Saygılarımla

Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti!  Yaşasın Atatürk milliyetçiliği! Yaşasın Türk milleti! Yaşasın Atatürk sevdalıları!

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!

20 – 12 – 2013 Mustafa KOÇAL

 

 




  • Cuma 16 °C / 10 °C Güneşli
  • Cumartesi 15 °C / 6 °C Güneşli
  • Pazar 15 °C / 7 °C Parçalı bulutlu

Balıkesir

15.11.2019

  • İMSAK 06:19
  • GÜNEŞ 07:45
  • ÖĞLE 12:58
  • İKİNDİ 15:37
  • AKŞAM 18:01
  • YATSI 19:22
  • BIST 100

    103.781%-1,00
  • DOLAR

    5,7539% 0,08
  • EURO

    6,3440% 0,04
  • GRAM ALTIN

    271,86% 0,65
  • ÇEYREK ALTIN

    448,569% 0,65