Mustafa KOÇAL (BALIKESİR RÜZGARI)


DAHA BU ACILARA NE KADAR KATLANACAĞIZ

DAHA BU ACILARA NE KADAR KATLANACAĞIZ


Bu millet bu acılara daha ne kadar katlanacak. İstanbul´un göbeğinde yine patlama 11 şehit ve bir sürü yaralı. Şehitlere allatan rahmet ailelerine ve sevenlerine sabırlar diliyorum. Milletimizin başı sağ olsun. Şimdilik bu patlamayı hangi örgütün yaptığı açıklanmadı. PKK´mı? PYD´mi? IŞİD mı? Yoksa başka bir terör örgütü mü? Bilmiyoruz iktidar bakalım hangi örgütün yaptığını açıklayacak. Artık bu işler bir muammaya döndü. Bir örgütün ismini açılıyorlar. Sonra başka bir örgüt çıkıyor karşımıza. Bakalım şimdi hangi örgüt çıkacak. Ramazan günde böyle bir şerefsizliği yapan elbette inancı, imanı olan bir örgüt olamaz. Ey Allahtan korkmaz kuldan utanmazlar. Sizde toplu iğne kadar bir inanç olsaydı. Şu en mübarek ayda bu olayı gerçekleştirmezdiniz? Bu acıları bu millet hak etmiyor. Amma hak ettirenler var. Hadi PKK´yı anladık! Ya diğer terör örgütlerini bu ülkeye neden soktunuz? Daha çok değil. 2 ay önce Ankara da ismi yeni duyulan dinci bir terör örgütüne kapalı spor salonunu tahsis eden Ankara büyük şehir belediye başkanı Melih Gökçek değil miydi? Bu örgüt Atatürk´e cumhuriyete küfürler yağdırmadı mı?   Suriye´nin iç işlerine karışarak. Esat´ın muhaliflerine destek vermek için. Terör örgütlerine sınırlarımızı açmadık mı? IŞİD ve PYD´ye yardım etmedik mi? Hep terör örgütlerinden Esat´ın gitmesi için. Bir şeyler beklemedik mi? Önce hepsi ile işbirliği yaptık. Bu terör örgütleri palazlanınca kedilerine yer edindiler. Ondan sonrada Türkiye ye kafa tutmaya başladılar.

Fransa da patlama olduğunda. Ey Fransa senin istihbarat örgütlerin ne yapıyor. Diye böbürlendik.  Şimdi ayni soruyu bize sorarlarsa ne diyeceğiz. Sahi bizim istihbarat örgütleri ne yapıyor. Bizim bu olaylardan kurtulmamız için. Önce sınırlarımızı kontrol altına almamız gerekiyor. Bahçe kapısını kontrol altına alamdan, oda kapılarını kontrol altına alamazsın. Onun için önce sınırları kontrol altına almamız gerekiyor. Terörü artık dışarıda aramaya gerek yok. Terör örgütleri de, teröristlerde ülkede cirit atıyor.

1 Kasım seçiminde milletten istikrar için oy istendi. İstikrar anaları ağlamaması şehitler gelmemesi idi. Ne oldu? İstikrar sağlandı mı? Ülkeye daha da istikrarsızlık geldi. Her gün 3-4 şehit geldi. Anaların ağlamaktan göz pınarları kurudu. Ocaklar söndü. Çocuklar yetim kaldı. Genç eşler dul kaldı. Babasının yüzünü göremeye çocuklar oldu. Ülke kan gölüne döndü. Ne uğruna istikrar uğruna değil mi? Böyle istikrar olmaz olsun. Ülkede böyle büyük bir sorun varken. Bu sorun hiç önemsenmedi. Sanki bu sorun hiç yokmuş gibi. İktidar kendisi için bir şeyler yapmayı daha uygun gördü. Başkanlık olsunda ne olursa olsun havasına girdiler. Başkanlık sistemi geldi diyelim. Bu patlatma olayları bitecek mi? PKK olayı bitecek mi? Suriye sınırında ki sorun bitecek mi? Şayet başkanlık sistemi geldiğinde bu olaylar bitecekse. Zaten tek başınıza iktidarsınız. Neden bu millete bu acıları yaşattınız diye sorulmaz mı? Şu an zaten fiili olarak başkanlık sistemi uygulanıyor. Neden o zaman bu sorunlar bitmiyor?

Karşımızda savaşan bir ordu yok. Savaşan bir ordu olsa, ordular savaş kurlarına göre hareket ederler. Dini, imanı olmayan insanlıktan nasibini almamış terör örgütleri var. Terör örgütlerinde kural falan yoktur. İşte yapılan olaylar bunu açıkça gösteriyor. Rast gele yerlerde bomba patlatıyorlar. Çocuklar varmış, kadınlar varmış, yaşlılar varmış hiç umurlarında olmaz. Hastane imiş, okulmuş, ibadethane imiş onlar için hiç fark etmez. Onlar için öldürsün de kim olursa olsun. Fark etmez yeter ki öldürsün. Amma savaşan ordularda savaş kuralları vardır. Bizim ordumuz da bu savaş kurallarına sadık kalarak mücadele ediyor. Önce teslim ol diye ikaz ediyor. Teslim olana da yardı ediyor. Teröriste teslim ol dahi denmemesi gerekir. Kafasını gördüğüne sıkacaksın mermiyi. Dinsizin hakkından imansız gelir derler. Bu laf boşuna söylenmemiştir.  4-5 ilçede bir sürü şehit verdik. Şimdi bu ilçelerin yerini değiştiriyorlar. İş işten geçtikten sonra bu yolu tercih ettiler. Bunun zamanın da yapılması gerekirdi. Vatandaşlar dışarıya çıkarılacaktı. Ondan sonra o ilçeler yerle bir edilecekti. Bu kadarda şehit verilmeyecekti. Biz bu cahil halimizle bunu defalarca dile getirdik. Nihayet bizim dediğimize geldiler. Ne imiş hukuk kuralları içersinde mücadele edilecekmiş. Hangi hukuktan bahsediyorsunuz. Terörün hukukumu olur? Bu acıları bu iktidarın basiretsizliği yüzünde yaşadık ve yaşıyoruz. Neyinize gerekiyordu barış süreci. Barış süreci diye diye ülkeyi bu duruma getirdiler. Al sana barış süreci. 500´ün üzerinde şehitle barış sürecinin ceremesini garibanlar ödedi. Ülkenin vatansever evlatları hayatlarının baharında şehit oldular. Artık bu sorunun üzerine de durulmalıdır.  Başkanlık sistemi ve yeni anayasa bu sorundan sonra düşünülmelidir. Saygılarımla.

Türkiye laiktir, laik kalacaktır. Ne mutlu Atatürkçüyüm diyenlere! Ne mutlu cumhuriyetçiyim diyenlere! Ne mutlu laikim diyenlere!

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!  08 ? 06 ? 2016 Mustafa KOÇAL

 



  • Pazartesi 16 ° / 7 ° Bulutlu
  • Salı 17 ° / 10 ° Parçalı bulutlu
  • Çarşamba 15 ° / 6 ° Parçalı bulutlu

Balıkesir

18.11.2019

  • İMSAK 06:22
  • GÜNEŞ 07:48
  • ÖĞLE 12:59
  • İKİNDİ 15:35
  • AKŞAM 17:59
  • YATSI 19:20
  • BIST 100

    105.380%0,00
  • DOLAR

    5,7490% 0,11
  • EURO

    6,3589% 0,14
  • GRAM ALTIN

    270,98% -0,31
  • ÇEYREK ALTIN

    447,117% -0,31