Aran KARAN


DAHA ADİL BİR DÜNYA MÜMKÜNSELÜTFEN BUNA ÜLKEMİZDEN BAŞLAYIN

DAHA ADİL BİR DÜNYA MÜMKÜNSELÜTFEN BUNA ÜLKEMİZDEN BAŞLAYIN


Eylül ayının ilk haftasında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yazdığı“DAHA ADİL BİR DÜNYA MÜMKÜN “ isimli kitap okuyucu ile buluştu. Roman türünde 216 sayfadan oluşan kitap, yazan kişinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olması sebebiyle daha raflara konmadan tartışmaları da beraberinde getirdi. Bir yandan kitabı beğenenlerin, diğer yandan kitabı eleştirenlerin açıklamaları gündem olurken, Aşı olanlara kitabı hediye edeceklerini açıklayan AKP Pülümür İlçe Başkanlığı’nın hamlesi kitabın üzerindeki dikkatleri bambaşka bir yöne taşıdı.

Ben kitabı okumadım ama internet ve sosyal medyada üzerinden yazılanlara şöyle bir baktığımda; “İNSANLIĞIN KADERİ SINIRLI SAYIDAKİ ÜLKELERE BIRAKILAMAZ” görüşüyle;

 Sadece beş ülkenin bütün dünyanın kaderini etkileyecek konularda karar vermesi ne ahlaki ne adildir. Dünya beş ülkeden büyüktür. Adil ve daha sürdürülebilir bir küresel barışın temini için çok kültürlülüğü ve çok kutupluluğu yansıtan bir BM'ye ihtiyaç vardır. Sloganıyla "Çocukların öldüğü ve öldürüldüğü bir dünyada hiç kimse masum değildir" diyen Erdoğan'ın  "Merhametini yitirmiş bir çağda bizlere adaletin temsilcisi, vicdanların sesi olma sorumluluğu düşüyor." Cümlesi gerçekten çok anlamlı ve özlemini duyduğumuz gerçekleşmesini arzuladığımız ADİL Dünya’nın özeti niteliğinde.

Peki, Erdoğan’ın dünyaya verdiği bu mesajlar ve söylemleriyle, uygulamaları ne kadar bir biriyle uyuşuyor.

Hatırlayacaksınız bir zamanlar Fazilet Partisi kapatılıp yerine Saadet Partisi kurulmuştu. Sayın Erdoğan bu partide siyaset yapmak yerine rahmetli Necmettin ERBAKAN’ı ve eski dava arkadaşlarını yarı yolda bırakıp AK Partiyi kurarak yeni partinin başına geçti. Parti programında yer alan;

”Özgürlükler demokrasinin temelini oluşturur.” ilkesi ile yıllardır, Temel Hak ve Özgürlüklere dikkat çekerek milli iradenin önemine vurgu yapan Sayın Erdoğan bu düşünce ve söylemleriyle karşıdan bakıldığında adeta bir demokrasi abidesi gibi görünüyor. Ama uygulamaya geçildiğinde Kazın ayağının hiçte göründüğü gibi olmadığı görülüyor. Demokrasinin önemine dikkat çeken Erdoğan parti kurup siyaset yaptığında kendisini bir kahraman gibi görürken, kendi partisinden ayrılıp yeni parti kurarak siyasete devam eden dava arkadaşları Ahmet DAVUTOĞLU ve Ali BABACAN söz konusu olduğunda onları hainlikle suçluyor.

 Sık sık Özgür düşünceden ve milli iraden bahseden Erdoğan Kendisi gibi düşünmeyen insanlara taraf olmayan bertaraf olur diyerek şantaj dili uyguluyor. Muhalefet görevi yürüten CHP lideri Kemal KILIÇDAROĞLU’na ve İYİ Parti lideri Meral AKŞENER’e ağır hakaretlerde bulunuyor. Maalesef bununla da kalmıyor bu iki lidere yapılan fiili saldırıları adeta sahiplenerek bunlar daha iyi günleriniz diyerek ABA ALTINDAN SOPA göstererek tehdit e devam ediyor.

1994 yılındaki İstanbul Belediye başkanlığı seçimlerinde Refah partisinden adaylığı sırasında “İşte bütün servetim bu yüzük. İstanbul’a hizmete hazırım.”  Diyerek oylarımıza talip olan Sayın Erdoğan ve etrafındaki arkadaşları çok hızlı bir şekilde zenginleşirken maalesef halkımız gittikçe daha da fakirleşti.Memuru, Emekliyi, asgari ücretliyi ezdirmeyeceklerinin taahhüdünü verenler, bir eli yağda bir eli balda yaşarken; EYT mağdurlarını,3600 ek gösterge mağdurlarını görmezden geldiler.Türkiye ekonomisi sancılar içinde kıvranırken;Limak Holding, Cengiz Holding, Kolin, Kalyon gibi şirketlerkamudan aldıkları ihalelerle daha da büyüdüler. Bugün ülkemizde Torpil ve adam kayırmahiç bir dönemde olmadığı kadar artarken, Dalkavukluk ve Yalakalık konusunda özellikle iktidardan beklentisi olan kişiler adeta birbirleriyle yarışıyorlar.

Laikliği, demokrasinin teminatı olarak gören, demokratik anayasal hak ve özgürlükleri savunan, Evrensel değerler içerisinde Adil yönetim vaat eden, diyaloğa açık uzlaşmacı siyaset anlayışı maalesef çökmüş durumda; Temel hak ve özgürlük vaatlerinden, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı eleştirmenin yasak olduğu günlere geldik. Tweet atmak yasak, İstanbul sözleşmesi yasak, protesto yasak, yürüyüş yasak, Millet ittifakının belediyelerinin yardım yapması yasak, rektörü eleştirmek yasak, ulusal bayramlar yasak.

Gelinen tabloda HAK-HUKUK ve ADALET gibi kavramlar yerle yeksan olurken Sayın Cumhurbaşkanımızdan ricamdır. Bulunduğunuz konum itibarıyla herkesin Cumhurbaşkanı olduğunuzu unutmayın, Lütfen artık sadece söylemde değil uygulamada da Adil ve Uzlaşmacı olun. Ayrıştırıcı, ötekileştirici bir dilin sadece bu ülkenin düşmanlarına yararı olur. Kutuplaşmış, hak ve hukukun olmadığı bir ortamda yaşamak hiçbir ülkeye fayda sağlamaz  “DAHA ADİL BİR DÜNYA MÜMKÜNSELÜTFEN BUNA ÜLKEMİZDEN BAŞLAYIN.”

arnkrn1907@gmail.com               ARAN KARAN / 16.09.2021    



  • Cumartesi 22.5 ° / 10.9 ° Bulutlar
  • Pazar 18.7 ° / 11 ° kırık bulutlar
  • Pazartesi 15.9 ° / 6 ° kırık bulutlar

Balıkesir

23.10.2021

  • İMSAK
  • GÜNEŞ
  • ÖĞLE
  • İKİNDİ
  • AKŞAM
  • YATSI
  • BIST 100

    1.480%1,68
  • DOLAR

    9,6155% 1,21
  • EURO

    11,2278% 1,34
  • GRAM ALTIN

    552,90% 1,41
  • Ç. ALTIN

    912,285% 1,41