DAR BÖLGE İKİ TÜRLÜ SEÇİM: DOĞRU OLAN BİR UYGULAMA AYNI ZAMANDA DEMOKRATİK OLANIDIR...
DAR BÖLGE İKİ TÜRLÜ SEÇİM: DOĞRU OLAN BİR UYGULAMA AYNI ZAMANDA DEMOKRATİK OLANIDIR...
Tarih: 12.1.2017 14:15:47
Orhan ORGARUN (Uzaklardan Gelen Yakın Sesler)

Dar Bölge İki Türlü Seçim:

         Doğru olan bir uygulama aynı zamanda demokratik olanıdır. Oda seçim bölgelerini tek milletvekili çıkartacak şekilde daraltılıp millet vekillerinin belirlenmesinde seçmeni egemen kılmaktır. Bu durumda partiler adaylarını belirlerken halkın en çok beğeneceği kimseleri öne çıkartmaya mecbur olurlar.Seçimin iki  turlu olması için seçilenlerin marjinal değil seçmen eğilimlerine en iyi cevap veren kimseler olmasını sağlar.Sistem böyle kurulursa milletvekilleri kendilerini seçen gücün parti hiyerarşisi değil seçmenler olduğunun şuur ve gerçeğine varırlar. Seçende, hesap verirken de ve kendisinden güç ve istikamet alınan seçmen yani millet olur.O zaman demokrasi biçimsellikten çıkar fiilen çalışmaya başlar.

Milletvekillerinin Bakan Olamaması:

         Yönetimin temiz olması konusunda böyledir.Halen uygulanan sistemde milletvekilleri aynı zamanda bakan çıkmaktadırlar. Hükümeti kurma ve ayakta tutmak için milletvekillerinin hükümete güven oyu vermeleri gerekmektedir. Hükümet başı başbakanla böylesine bir ilişki milletvekillerinin asli görevlerini en başında gelen yürütmeyi denetleme görev ve sorumlulukları ile tamamen ters düşer.

Çıkar Çatışması:

         Denetlemenin gereken yürütme ile menfaat birleşmesi yaparak bütün demokratik ülkelerin ticaret kanunları çıkar çatışması diye yasaklanan, duruma düşerler. Parti dayanışma ve disiplini yanında partisinin hükümetini düşürmüş duruma düşme endişesi çoğu zaman milletvekilinin oyunu etkileyebilir. TBMM de soruşturma önergelerinin oylanmasında görülen manzaralar bu isabetli tespitimizin canlı göstergesidir. Sayısız örneği ile sabit olduğu gibi böyle bir durumda milletvekillerinin hükümeti etkin bir çerçevede denetlemeleri fiilen mümkün değildir. Denetleme çalışmaları bir yerde iktidar - muhalefet kavgasının ateşini yakacak sağlar.
         Yapıldığı sabit olan pek çok yolsuzlukta bu gümbürtü içinde sadece meclis kulislerinin dedikodularına malzeme olur .

Yetersiz Yönetim:

         Milletvekillerinin bakan yapılmasının başka problemlerde doğurduğu pek iyi şekilde bilinmektedir. Çoğu konuları bilmeden ve gerekli yönetici formasyonuna sahip olmadan göreve gelen bakanların önemli bir kısmı ya siyasetin bürokrasinin güdümüne vermekte ve yahut bürokrasiyi by-pass ile yönetimi politize ederek kamu hizmetlerini etkisiz kılmaktadır.

Politik Babalarının Çiftlikleri:   

         Eğer bugün ülkedeki kamu işletmelerinin hemen hepsi yatırımlarına negatif gelir getiriyorlarsa, eğer bunlar bugün bütün pazar ve ekonomiyi olumsuz etkileyen gayri iktisadi dinozorlar haline gelmişlerse bunu en büyük nedeni kamu işletmelerinin politik çıkarlara, böylesine hesapsız ve denetimsiz, her türlü insaf ölçülerinin üstünde hoyratça kullanılmalarına imkân verecek bir başıboşlukla teslim edilmiş olmalarıdır. Geride kalan yürükler acısı politika çiftlikleridir. Ülkenin yerinde sayarak ziyan ettiği yılları ve kara deliklerden kaybolmuş muazzam kaynakları da bunun çabasıdır. Sırf bir örnek için şunu hemen söyleyebiliriz. 1988-1996 dönemi eğer 1983-1987 dönemindeki gibi götürülebilse idi 4-5 milyon işsize iş bulmuş ve 120-150 milyar dolar ilave yatırım yapmış olacaktı. Milletvekillerinin bakan olmamasının siyasi yapımızda mevcut çarpıklıkların pek çoğu ortadan kaldıracağı muhakkaktır. Önerilen yeniden yapılanmanın ikinci ayağı hükümet (veya devlet) başkanın parlamentodaki nazik dengeler arasında değil bizzat millet tarafından iki turlu bir seçimle belirlenmesidir. Bu belirleme mevcut problemlerin çoğunu çözecek bir dinamik oluşturur. Bunları şöyle bir hatırlayalım hükümet başının seçimle belirlenmesi yürütmenin istikrarına önemli bir katkı yapar. Hükümet ülkenin uzan vadede çözebilecek sorunlara eğilebilme fırsatı ve icraatının meyveleri toplamaya yeterli siyasi bir ömre sahip olur. Bir siyasi partinin başı olmak hükümet başkanı, seçilebilmek için şart değil avantajdır. Her halükarda iktidar kavgası seçimlerle biter parti başkanlığı kurumu demoktarikleşir mevcut sulta kaybolur, lider değil koordinatör tipi başkanlar devri başlar. Milletvekilleri seçildikleri dar bölgelerin tek ve yetkili temsilcilikleri olarak parlamento faaliyetlerinde hükümeti denetler. Kanunların yapılmasında partilerin çizgilerinden çok temsil edilen bölgelerin talep ve beklentileri öne çıkar. Parlamento zeminlerinde bunları en iyi bir şekilde gündeme, yasalara ve uygulamaya yansıtabilenler başarılı olurlar icraatların değerlendirilmesinde lafların yerine fiilen elde edilen neticeler alınır.
         Bakanların dışarıdan olması idare ehliyet, ciddiyet, devamlılık ve etkinlik ve de sonucunda güç getirir devlet hizmetlerinde politizasyon asgariye iner.
         Başkanın seçimle gelmesi her yönden güçlü ve etkin kılar. Bakanları ve sivil olsun asgari olsun üst bürokrasiyi başkan tayin eder ve istediği zamanda görevden alabilir. Başkan egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu gerçeğini temsil eder.
         Milli iradenin yürütme kanadı böylesine güçlü bir şekilde temsil eden başkan diktatör olması hali hazır parlamenter sisteme göre çok daha zordur. Hali hazır sistemde hükümet başkanı hem hükümeti, hem parlamentoyu hem de partiyi sultası altında tutar ve hepsine hükmeder başkanlık sisteminde ise başkanın partide resmi bir görevi kalmaz parlamento ile ilişkileri grup lideri aracılığı ile olur yönetim yerelleştiği için başkanın çalışma ve etki alanı makro mesele ve politikalara inhizar, ( yalnızca bir şeye veya şahsa ait olma başkasıyla alakalı olmama) eder.
         Kaynakların tahsisinde politikaların belirlenmesinde ana belirleyici dolayısıyla bunların kullanılmalarında halkın iradesinin yansıma yeri yürütme değil parlamentodur. Ancak yürütme ve yasaların birbirlerini karşılıklı olarak dengeleyecek yetkileri vardır. Başbakan parlamentonun çıkardığı kanunları veto edebilir. Vetonun kaldırılması ise parlamentoda daha yüksek bir karar ekseriyetini zorlar bakanların ve bazı önemli kamu görevlerini atanmasında parlamentonun uygun görmesi yönetime milletin bir güven oyu gibidir. Bakan olmak isteyen bir parlamenter milletvekili görevinden istifa etmek zorundadır. Parlamentoda milletvekillerinin parti disiplini ile hareket etmeleri bir kural değil istisnadır çünkü milletvekillerinin referansı başkan değil millettir.
 Devlet yönetiminde başkan ve parlamento arasında her zaman farklılıklar olabilir tarafların yetileri ile farklılıklar dayatma ve disiplin ile değil diyalog ve uzlaşma ile giderilir ihtilafın devamı halinde en son söz yürütmenin değil parlamentonundur. Yürütme ile yasama arasındaki ihtilafların zannedildiği kadar yürütme esnekliği sağlar her şeyi şeffaf olan bu işlemler milletçe değerlendirilir ve herkes karnesini ve notu devamlı olara alır.
         Pratik olarak ne başkanın parlamentoyu nede parlamentonun başkanı seçime götürmesi mümkün değildir dolayısı ile seçim ekonomisin diye bir etken yoktur. Ekonomiye etkileyen merkez bankası ise tamamen bağımsız ve piyasa tanzim kurumudur. Başbakanlık sisteminin iki uygulaması vardır başbakanlık diye bir makam olmayıp bütün yetkileri başkanda ise sistem tam bir başkanlık sistemidir başkanın mevcut olduğu bir başkanlık sistemi ise yarı başkanlık sistemidir bu konuda en iyi yaklaşım bunların çeşitli yönlerden ve muhtelif yönlerden ön yargılı olarak çıkarılacak tespit ve değerlere göre neticeye varılmasıdır.

*" Allahın (celle celalühü) izni ile yeni bir seneye daha girdik nasıl olduğunu anla-madan dakikalar, saatler, günler, seneler geçiyor zamanın su gibi olup gidiyor peygamberimiz (sallahü aleyhüvesellem) insanların çoğunun kıymetini bilmediği iki nimet vardır bunlardan sıhhat ve boş zamandır. Buyuruyor. Ömrün kıymetini bilmek bizlere verilmiş bir görevdir yaşadığımız her anın her günün sayılarla birimlerle değil; öğrendiklerimizde yaptıklarımızda okuduklarımızda bilinir. " iki günü eşit olan zarardadır" buyuran resullulah efendimiz buna dikkat çekmektedir. Her anın kıymetini bilerek yaşamak her günü bildiğimiz bilgimizin üstünde yenilerini eklemek için kendimizi çok iyi yetiştirmek zorundayız.
    2017 senesinin bütün insanlık için hayırlara vesile olmasını temenni ediyoruz.

* "aşırı fakirlik gibi büyük zenginlikte güzel duyguların gelişmesine engel olur."

*" Her ilerleme adımı milyonlarca adam ezer tarihin kanunu budur."

*" gariptir, yükü çeken manda çıkarmaz da kahnı inler."

*" Ey iman edenler size verdiğimiz rızıkların temiz olanlarından yiyin şayet sadece Allaha ibadet ediyorsanız ona şükredin (Bakara suresi 2, ayet 72)"

*" Kuvvetli kimse rakibini yenen değildir hakiki kuvvet öfkelenince nefsini yenedir." (Hadisi Şerif)

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
BU HESABI YAPMAK ZORUNDAYIZ (06 Ocak 2017 - Cuma)
BU YURDUMU YİYENLER VAR… (02 Ocak 2017 - Pazartesi)
DEVLETİ ELE GEÇİRME PLANININ DETAYLARI (29 Aralık 2016 - Perşembe)
VATAN HAİNLİĞİNDEN VAZGEÇİN… (27 Aralık 2016 - Salı)
KİMİ KİMDEN AYIRIRSIN… (24 Aralık 2016 - Cumartesi)
NE OLDUĞUNU DÜŞÜNÜRSEN O OLURSUN… (17 Aralık 2016 - Cumartesi)
NİYE?! NİYE?! NİYE?! (14 Aralık 2016 - Çarşamba)
DOLAR GELİR… (10 Aralık 2016 - Cumartesi)
DÖVİZ İLE CENNET ARAMAK… (09 Aralık 2016 - Cuma)
HABERİN VAR MI? (07 Aralık 2016 - Çarşamba)
BU KADAR KARAMSAR OLMAMAK LAZIM… (01 Aralık 2016 - Perşembe)
TERÖRÜN ESAS ADI SEVR´DİR, MONDROS´TUR… (28 Kasım 2016 - Pazartesi)
MİLLET OLMANIN GEREKLERİ VARDIR... (23 Kasım 2016 - Çarşamba)
Hal ve gidiş umut verici değil (27 Ekim 2016 - Perşembe)
YENİ BİR ATATÜRK BULAMAYIZ... (01 Ekim 2016 - Cumartesi)
´DEVLET MALI DENİZ (07 Haziran 2016 - Salı)
MİLLİ GÜÇLERLE ATATÜRK´TE BULUŞALIM… (02 Haziran 2016 - Perşembe)
Emaneti Ehline Vermek (2) (28 Mayıs 2016 - Cumartesi)
Emaneti Ehline Vermek (1) (27 Mayıs 2016 - Cuma)
AYAĞINIZI DENK ALIN, BURASI KİMİN ÜLKESİ? (19 Mayıs 2016 - Perşembe)
KARAKARDANADAM, E.. Rİ.. YE.. CEK.. SİN. (16 Mayıs 2016 - Pazartesi)
Sen ey! (05 Mayıs 2016 - Perşembe)
1 MAYIS EMEK VE DAYANIŞMA GÜNÜ… (01 Mayıs 2016 - Pazar)
DEMOKRASİ İLE BASIN.. (30 Nisan 2016 - Cumartesi)
AVRUPANIN TARİH AMACI (23 Nisan 2016 - Cumartesi)
KORKMA, ÇÖZÜM VAR! (22 Nisan 2016 - Cuma)
Şehit.. (20 Şubat 2016 - Cumartesi)
Vatanımıza Sahip Çıkalım… (19 Şubat 2016 - Cuma)
EDEB YA SÖZÜM ONA ÜSDATLAR… (05 Şubat 2016 - Cuma)
ZULÜM, ZALİM… (09 Ocak 2016 - Cumartesi)
İŞTE EY MİLLET ve İDARECİLER! (05 Ocak 2016 - Salı)
TÜRKİYENİN SİYASİ SİTEMİ TIKANMIŞTIR… (17 Aralık 2015 - Perşembe)
RUSYANIN ÖZEL POLİTİKASI (15 Aralık 2015 - Salı)
SICAK PARA… (14 Aralık 2015 - Pazartesi)
CHP´YE NASIL SAHİP ÇIKABİLİRİZ? (10 Aralık 2015 - Perşembe)
YAŞAMIN ANLAMI… (12 Kasım 2015 - Perşembe)
HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ DIŞLANIRSA… (09 Kasım 2015 - Pazartesi)
HALKIN EKMEĞİ (15 Ekim 2015 - Perşembe)
BANDIRMANIN KALBİ, SON KURŞUN ANITI… (17 Eylül 2015 - Perşembe)
TARİHİN OBJESİNE UYGUNLUK DERECESİ (14 Eylül 2015 - Pazartesi)
TERÖRÜ LANETLİYORUZ (11 Eylül 2015 - Cuma)
23 NİSAN 1923 CUMA GÜNÜ (10 Eylül 2015 - Perşembe)
ŞEHİTLERİMİZE SAHİP ÇIKALIM. (07 Eylül 2015 - Pazartesi)
ASKER KOMUTANI GÖRECEK BAŞINDA… (03 Eylül 2015 - Perşembe)
30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI VE İMAN… (30 Ağustos 2015 - Pazar)
YENİDEN MANEVİYATA DÖNÜŞ… (21 Ağustos 2015 - Cuma)
VATANDAŞIN DEVLETE HİTABESİ … (13 Ağustos 2015 - Perşembe)
RAMAZANIN ARDINDAN… (04 Ağustos 2015 - Salı)
RAMAZAN BAYRAMI… (17 Temmuz 2015 - Cuma)
BAYRAM SEVİNÇ GÜNÜ DEMEKTİR… (16 Temmuz 2015 - Perşembe)
KADİR GECESİ VE FAZİLETİ (13 Temmuz 2015 - Pazartesi)
DOLU DOLU GEÇEN 99 YILDAN ARTA 9 ŞEY. (10 Temmuz 2015 - Cuma)
ZAMAN VE ZAMANIN DEĞERİ… (09 Temmuz 2015 - Perşembe)
TARİH: 4 TEMMUZ, 2003 (ÇUVAL OLAYI)… (26 Haziran 2015 - Cuma)
İSLAMIN UYUŞTURUCUYA BAKIŞI… (21 Haziran 2015 - Pazar)
MÜSLÜMANLARIN BAYRAMI OLAN CUMA GÜNÜ… (18 Haziran 2015 - Perşembe)
VERGİ (16 Haziran 2015 - Salı)
MİLLİ İRADE… (10 Haziran 2015 - Çarşamba)
ADAMCIKLAŞMAYANLARA ÇOK ÇOK SELAM OLSUN!.. (08 Haziran 2015 - Pazartesi)
TÜRKİYE HARİTASINDA HATAY VE İSKENDERUN!.. (06 Haziran 2015 - Cumartesi)
FAŞİZM BARIŞI DÜŞÜNMEZ, SAVAŞÇIDIR!... (03 Haziran 2015 - Çarşamba)
İLK PUTA TAPAN KAVİM! (02 Haziran 2015 - Salı)
HER ÜLKENİN BİR SEMBOLÜ VARDIR… (21 Mayıs 2015 - Perşembe)
TARAFINI BELLİ ETMEK (18 Mayıs 2015 - Pazartesi)
Peygamber Ocağı. (15 Mayıs 2015 - Cuma)
TÜRKLÜK ve VATANDAŞLIK… (14 Mayıs 2015 - Perşembe)
VATAN-BAYRAK-İSTİKLAL VE MEHMETÇİK… (13 Mayıs 2015 - Çarşamba)
VATANDAŞ OLARAK İNSAN… (12 Mayıs 2015 - Salı)
Trafik Kuralları… (02 Mayıs 2015 - Cumartesi)
DÖVİZ İLE CENNET ARAMAK… (01 Ocak 0001 - Pazartesi)
Sayfa:
DOLAR
3.7826
EURO
4.0374
ALTIN
0
BIST
0
 
Reklam

/resimler/2017-1/5/1837547287956.jpg

/resimler/2016-12/29/1449350602861.gif

kutlu creative

/resimler/2016-6/10/1711117476528.gif

/resimler/2016-6/13/1904120021641.jpg

Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Balikesir için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:36 08:18 13:29 16:03 18:23 19:52
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Kuvvetli insan, kendi kendini yenen insandır

Hz. Muhammed
1406 Çandarlı Ali Paşa`nın vefatı
1910  Çırağan Sarayı Yangını.
1993  ABD Uçakları, Kuzey Irak`taki Askeri Hedefleri Bombaladı.İncirlik Üssü`nden Kalkan ABD Uçaklarının Kuzey Irak`ta Son İki Günde İki Savaş Uçağını Düşürmesinin, İki Füze Radar İstasyonu İle,Bir Uçaksavar Bataryasını Bombalaması.
2006 Fırtına
FACEBOOK`TA BİZ
deneme deneme

deneme 4