DEMOKRASİ İLE BASIN..
BASIN SORUNU İLE DEMOKRASİ SORUNUN AYIRMAK ASLA MÜMKÜN DEĞİLDİR…
Tarih: 30.4.2016 18:30:00
Orhan ORGARUN (Uzaklardan Gelen Yakın Sesler)

 Bir ülkenin sadece düşüncelerini yazan olumsuzlukları eleştiren gazetecinin kafasına yumruğu indirdikleri zaman bu toplumda kendini aydın zannedenler kıyamet koparmıyorsa ya da kafasına yumruk inen benim düşünceden ce ya karşı taraftan diye ayırıp buna göre tepkisini ortaya koyuyorsa o ülkenin vah haline!

            Demokrasime ve çağdaşlaşmakta çok yürümesi çok da yok alması gerekir.

            Basın sorunu ile demokrasi sorununu ayırmak asla ve asla da mümkün değildir.

            İdeal olması gereken gerçek demokrasi muayyen aralıklarla seçim sandığının ortaya konması değildir. Basın özgürlüğünün olmadığı tayin ve tesis olunmuş aralıklarla ortaya seçim sandığının konduğu ama maalesef ki demokrasi bahis edilemeyecek o kadar çok ülke var ki!

            Bunlardan biri de ne acıdır ki, kızsak da üzülsek de  bizim ülkemizdir.

            Bir ülkede basın ister yasal düzenlemelerle ister iktidar hükümetlerinin yaptığı acımasız ekonomik, psikolojik vb. basın tekbirleriyle susturulsun, artık ortada gerçek demokrasinin varlığından asla söz edilemez.

            Meclis´teki iktidar çoğunluğunun oylarıyla Meclis iç tüzüğünde yapılarak ufacık bir değişiklikle muhalefetin zaten cılız çıkan sesi artık Meclis´te de iyice kasılacak ve istenen böylece Meclis dikensiz gül bahçesine dönecektir.

            Bu operasyon da tamamlanınca özgür basına her zamankinden çok daha fazla ihtiyacımız olacağı muhakkaktır.

            Gazetecilik, Kutsal bir şekilde Yapıldığı Takdirde, Kamu Görevidir..

            Yasama ve yargıda iktidarın kontrolünde olduğundan artık onu dizginleyebilecek, yapılan yanlışları ortaya koyacak halkın gerçekleri öğrenmesini sağlayacak tek yegâne güç sadece basındır.

            Despotlaşma eğiliminde olan hükümetler, halkın çevrelerinde ve dünya da olup bitenlerden habersiz olmalarını istedikleri için de; basın aynen Türkiye´de olduğu gibi susturmaya çalışırlar, bunda da oldukça büyük ölçüde başarılı olurlar.

            Mevcut On dört yıllık hali hazırdaki iktidar, önce televizyonları bitirdi; sonra gazetelerle oynadı ve birçok değerli kalem ya kırıldı ya da onlara biat etti teslim oldu!..

            Gazeteci demokrasilerde, yapılan haksızlıkları, namussuzlukları, hırsızlıkları, yandaş kayırmalarını korkmadan yazmak kamuoyunu aydınlatmak zorundadır. Bu onun yaptığı görevinin ve meslek etiğinin gereğidir.

            Eğer gazeteci bunları yazmıyorsa, muayyen aralıklarla oraya konan sandıkta oy kullanan seçmenin de tercihini doğru yapılmasını asla bekleyemezsiniz.

            Bu nedenlerdir ki gazeteci kamu görevlisidir. Zira halkın ülkede görevi olarak yapılan gazetecilik mesleğinin gereği gibi yapılmasına bağlıdır.

            Sağlıklı demokratik rejimler, iktidarı elinde bulunduranlara, işlem ve eylemlerinde kamu yararını gözetlemesi zorunluluğunu getirir. Bunun denetlenmesi işlevini de yasama ve yargının yanında dördüncü kuvvet olarak nitelenen özgür basın bir basın görür!..

            İleriyi çok iyi gören akıllı iktidarlar, her an denetim altında olmanın kendileri için adeta sibop ve büyük bir güvence olduğunu çok mu çok iyi bilirler…

            Biran için yasama denetiminin en tesirli şekilde yapıldığını kabul dahi etsek, bunların denetimi tam ve eksiksiz yapabilirsek çok çok etkilidir; ancak zaman alır.

            Kamuoyunca Beklenen Yürekli Habercilik..

            Demokrasilerde dördüncü kuvvet olarak nitelenen basının toplum adına yaptığı denetim ani ve devamlıdır. 1969 yılında başladığım kırk yedi yıllık mesleğim olan hali hazırda devam ettiğim Serbest Muhasebecilik Mali Müşavirlik yaşamının 1993 yılında başlamak üzere en az yirmi üç yılını köşe yazarı olarak geçirmiş bir kişi olarak, askeri rejim dönemlerinde bile basının bu kadar köşeye sıkıştırıldığına asla tanık olmadım.

            Bu gün Aydınlık, Ulusal Kanal ve Sözcü gibi iktidarın ve küçük işletmecilik yapmaları nedeni ile değer güç odaklarının boşluklarına direnebilen medya kuruluşları, halkın gerçekleri öğrenme hakkı adına kurumları ve şahısları adına tehlikesi ´de göze alarak dürüst ve yürekli habercilik yaptıkları için günden güne tirajları ve reytingleri artmaktadır.

            Aydınlık, Ulusal Kanal ve Sözcü gibi medya kuruluşları aslında demokrasinin gelecek açısından da iktidar baskısının basın ve medya üstünde bu kadar yoğunlaştığı 2016 yıllarının başlarındaki dönemde de çok önemlidir.

            Demokrasi basın ilişkileri üzerinde kafa yoranlar, düşünenler, basının görevini tam eksiksiz olarak yerine getirmediği ülkelerde, demokrasinin iyi işleyemeyeceğini ve hatta ağır aksak yürütülmeye çalışılan demokrasinin bile tehlikeye gireceğini söylerler.

"Dünyada taklit edilemeyen tek şey cesarettir."                                  

                                                                       Mustafa Kemal ATATÜRK

        Kur´an Ne Diyor?

 "O öyle bir Allah´tır ki, O´ndan başka hiçbir ilah Yoktur."(Haşir Suresi.Ayetin:22)

Anahtar Kelimeler: DEMOKRASİ, BASIN
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
HANİ DİLE KOLAY 94 YIL DENİR YA (08 Nisan 2017 - Cumartesi)
TÜRKİYE NASIL GÜÇLÜ OLUR! (03 Nisan 2017 - Pazartesi)
AKP HÜKUMETİ NE YAPMAK İSTİYOR… (21 Ocak 2017 - Cumartesi)
ORHAN UMUTLUDUR YARININDAN… (18 Ocak 2017 - Çarşamba)
BU HESABI YAPMAK ZORUNDAYIZ (06 Ocak 2017 - Cuma)
BU YURDUMU YİYENLER VAR… (02 Ocak 2017 - Pazartesi)
DEVLETİ ELE GEÇİRME PLANININ DETAYLARI (29 Aralık 2016 - Perşembe)
VATAN HAİNLİĞİNDEN VAZGEÇİN… (27 Aralık 2016 - Salı)
KİMİ KİMDEN AYIRIRSIN… (24 Aralık 2016 - Cumartesi)
NE OLDUĞUNU DÜŞÜNÜRSEN O OLURSUN… (17 Aralık 2016 - Cumartesi)
NİYE?! NİYE?! NİYE?! (14 Aralık 2016 - Çarşamba)
DOLAR GELİR… (10 Aralık 2016 - Cumartesi)
DÖVİZ İLE CENNET ARAMAK… (09 Aralık 2016 - Cuma)
HABERİN VAR MI? (07 Aralık 2016 - Çarşamba)
BU KADAR KARAMSAR OLMAMAK LAZIM… (01 Aralık 2016 - Perşembe)
TERÖRÜN ESAS ADI SEVR´DİR, MONDROS´TUR… (28 Kasım 2016 - Pazartesi)
MİLLET OLMANIN GEREKLERİ VARDIR... (23 Kasım 2016 - Çarşamba)
Hal ve gidiş umut verici değil (27 Ekim 2016 - Perşembe)
YENİ BİR ATATÜRK BULAMAYIZ... (01 Ekim 2016 - Cumartesi)
´DEVLET MALI DENİZ (07 Haziran 2016 - Salı)
MİLLİ GÜÇLERLE ATATÜRK´TE BULUŞALIM… (02 Haziran 2016 - Perşembe)
Emaneti Ehline Vermek (2) (28 Mayıs 2016 - Cumartesi)
Emaneti Ehline Vermek (1) (27 Mayıs 2016 - Cuma)
AYAĞINIZI DENK ALIN, BURASI KİMİN ÜLKESİ? (19 Mayıs 2016 - Perşembe)
KARAKARDANADAM, E.. Rİ.. YE.. CEK.. SİN. (16 Mayıs 2016 - Pazartesi)
Sen ey! (05 Mayıs 2016 - Perşembe)
1 MAYIS EMEK VE DAYANIŞMA GÜNÜ… (01 Mayıs 2016 - Pazar)
AVRUPANIN TARİH AMACI (23 Nisan 2016 - Cumartesi)
KORKMA, ÇÖZÜM VAR! (22 Nisan 2016 - Cuma)
Şehit.. (20 Şubat 2016 - Cumartesi)
Vatanımıza Sahip Çıkalım… (19 Şubat 2016 - Cuma)
EDEB YA SÖZÜM ONA ÜSDATLAR… (05 Şubat 2016 - Cuma)
ZULÜM, ZALİM… (09 Ocak 2016 - Cumartesi)
İŞTE EY MİLLET ve İDARECİLER! (05 Ocak 2016 - Salı)
TÜRKİYENİN SİYASİ SİTEMİ TIKANMIŞTIR… (17 Aralık 2015 - Perşembe)
RUSYANIN ÖZEL POLİTİKASI (15 Aralık 2015 - Salı)
SICAK PARA… (14 Aralık 2015 - Pazartesi)
CHP´YE NASIL SAHİP ÇIKABİLİRİZ? (10 Aralık 2015 - Perşembe)
YAŞAMIN ANLAMI… (12 Kasım 2015 - Perşembe)
HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ DIŞLANIRSA… (09 Kasım 2015 - Pazartesi)
HALKIN EKMEĞİ (15 Ekim 2015 - Perşembe)
BANDIRMANIN KALBİ, SON KURŞUN ANITI… (17 Eylül 2015 - Perşembe)
TARİHİN OBJESİNE UYGUNLUK DERECESİ (14 Eylül 2015 - Pazartesi)
TERÖRÜ LANETLİYORUZ (11 Eylül 2015 - Cuma)
23 NİSAN 1923 CUMA GÜNÜ (10 Eylül 2015 - Perşembe)
ŞEHİTLERİMİZE SAHİP ÇIKALIM. (07 Eylül 2015 - Pazartesi)
ASKER KOMUTANI GÖRECEK BAŞINDA… (03 Eylül 2015 - Perşembe)
30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI VE İMAN… (30 Ağustos 2015 - Pazar)
YENİDEN MANEVİYATA DÖNÜŞ… (21 Ağustos 2015 - Cuma)
VATANDAŞIN DEVLETE HİTABESİ … (13 Ağustos 2015 - Perşembe)
RAMAZANIN ARDINDAN… (04 Ağustos 2015 - Salı)
RAMAZAN BAYRAMI… (17 Temmuz 2015 - Cuma)
BAYRAM SEVİNÇ GÜNÜ DEMEKTİR… (16 Temmuz 2015 - Perşembe)
KADİR GECESİ VE FAZİLETİ (13 Temmuz 2015 - Pazartesi)
DOLU DOLU GEÇEN 99 YILDAN ARTA 9 ŞEY. (10 Temmuz 2015 - Cuma)
ZAMAN VE ZAMANIN DEĞERİ… (09 Temmuz 2015 - Perşembe)
TARİH: 4 TEMMUZ, 2003 (ÇUVAL OLAYI)… (26 Haziran 2015 - Cuma)
İSLAMIN UYUŞTURUCUYA BAKIŞI… (21 Haziran 2015 - Pazar)
MÜSLÜMANLARIN BAYRAMI OLAN CUMA GÜNÜ… (18 Haziran 2015 - Perşembe)
VERGİ (16 Haziran 2015 - Salı)
MİLLİ İRADE… (10 Haziran 2015 - Çarşamba)
ADAMCIKLAŞMAYANLARA ÇOK ÇOK SELAM OLSUN!.. (08 Haziran 2015 - Pazartesi)
TÜRKİYE HARİTASINDA HATAY VE İSKENDERUN!.. (06 Haziran 2015 - Cumartesi)
FAŞİZM BARIŞI DÜŞÜNMEZ, SAVAŞÇIDIR!... (03 Haziran 2015 - Çarşamba)
İLK PUTA TAPAN KAVİM! (02 Haziran 2015 - Salı)
HER ÜLKENİN BİR SEMBOLÜ VARDIR… (21 Mayıs 2015 - Perşembe)
TARAFINI BELLİ ETMEK (18 Mayıs 2015 - Pazartesi)
Peygamber Ocağı. (15 Mayıs 2015 - Cuma)
TÜRKLÜK ve VATANDAŞLIK… (14 Mayıs 2015 - Perşembe)
VATAN-BAYRAK-İSTİKLAL VE MEHMETÇİK… (13 Mayıs 2015 - Çarşamba)
VATANDAŞ OLARAK İNSAN… (12 Mayıs 2015 - Salı)
Trafik Kuralları… (02 Mayıs 2015 - Cumartesi)
DÖVİZ İLE CENNET ARAMAK… (01 Ocak 0001 - Pazartesi)
Sayfa:
DOLAR
3.5180
EURO
3.9283
Reklam

kutlu creative

/resimler/2017-6/23/0959233995416.gif

/resimler/2017-1/24/1114325571192.jpg

/resimler/2016-6/13/1904120021641.jpg

Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Balikesir için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
03:19 05:33 13:21 17:19 20:51 22:45
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Alim ölse de yaşar, cahil ise yaşarken de ölüdür.

HZ.ALİ (R.A)
Taze deniz ürünlerini hava geçirmez ve kapaklı bir kap içinde buzdolabında saklayın. En fazla iki gün içinde tüketin. Dondurulmuş deniz ürünlerini alışveriş sonrasında orijinal ambalajında derin dondurucuya koyun.

Deniz Ürünleri Tarifleri İle İlgili Püf Noktaları